Devil türkçesi Devil nedir

  • Makinede parçalamak (kağıt vb).
  • İblis.
  • Canlı ve dinamik kimse.
  • Rahatsız etmek.
  • Stajyer avukat.
  • Acı ve baharatlı yemek.
  • Halk efsanelerinde ve goethe'nin "faust" adlı yapıtında "meplins topheles". orta çağ oyunlarında kötülüğün simgesi. bu rolü oynayanlar, her yanında çirkin yüzler bulunan deriden giysiler giyerlerdi.
  • Yazar çırağı olarak çalışmak.
  • Şeytan gibi tip.
  • Halk efsanelerinde ve sonraki büyük dinlerde kötülüğün simgesi. tiyatroda bu roly oynayanlar, bütün yanlarında korkunç yüzler bulunan deriden özel giysiler giyerlerdi.
  • Şeytan.
  • Canını sıkmak.
  • Baharatlı ve acılı pişirmek.
  • Asfalt ısıtıcısı.
  • (avukat stajyeri vb gibi) zor veya angarya dolu bir iş yapmak.
  • Tiyatro alanında kullanılır.
  • Avukat stajeri olarak çalışmak.

Devil ile ilgili cümleler

English: I think the devil doesn't exist, but man has created him, he has created him in his own image and likeness.
Turkish: Şeytanın var olmadığını düşünüyorum, bence insanlık onu yarattı,kendi hayalinde ve tasvirinde

English: In former days, men sold themselves to the Devil to acquire magical powers. Nowadays they acquire those powers from science, and find themselves compelled to become devils.
Turkish: Geçmişte insanlar sihirli güçler kazanmak için kendilerini şeytana satarlardı. Şimdilerde bu güçleri bilimden kazanıyorlar ve kendilerini şeytanlaşmak zorunda buluyorlar.

 

English: A person will have the face of an angel when borrowing something, but the face of the devil when returning it.
Turkish: Bir kişi bir şeyi ödünç alırken bir melek yüzüne sahip olur fakat onu geri getirirken şeytan yüzüne sahip olur.

English: Angels have two wings, the Devil has a tail.
Turkish: Meleklerin iki kanadı, Şeytan'ın bir kuyruğu vardır.

English: Give the devil his due.
Turkish: Sezarın hakkını Sezara verin.

Devil ingilizcede ne demek, Devil nerede nasıl kullanılır?

Devil among the tailors : Dalaşma. Kavga. Takışma. Münakaşa.

Devil dodger : Kilise üyesi dindar kimse. Vaiz.

Devil dog : Bileşik devletler bahriyelisi. American marine corps (amerikan bahriye birliği) üyesi.

Devil fish : Şeytan balığı. Manta. Ahtapot.

Devil food cake : Çikolatalı pasta.

A devil of a fellow : Parlak zekalı kimse. Çabuk ve hünerli kimse. Seçkin kimse.

Devil take the hindmost : Altta kalanın canı çıksın. Her koyun kendi bacağından asılır.

Give the devil his due : Kötü adamın bile hakkını vermek. Sezar'ın hakkı sezar'a. Hakça muamele etmek. Kötü de olsa hakettiğini vermek. İyi davranmak. Sezarın hakkı sezara. Sezar'ın hakkını sezar'a vermek. Yiğidi öldür hakkını yeme.

 

Devil for somebody : Yardımcısı olarak en sıkıntılı işleri yapmak.

A devil incarnate : İnsan kılığındaki şeytan. Şeytanın ta kendisi.

İngilizce Devil Türkçe anlamı, Devil eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Devil ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Daemon : Cin. Kötü ruhlu. Artalan süreci. Zalim. Bekletici program. Hayalet program. Geri plan yordamı.

Absurd theatre : Absürt tiyatro. İnsanın yaşama, doğaya olan uyumsuzluğunu, doğadan kopmuşluğunu sezdirici bir yolla xx. yüzyıl ortasında yeni bir öz ve biçimle veren tiyatro türü. aristocu anlamda usla bağdaşmaz bir öz ve biçim kullanır. örn. samuel beckett ve eugene lonesco'nun ilk oyunları. (us-dışı tiyatro).

Disgruntles : Üzmek.

Demon : Enerjik kimse. Deli. Enerjik kişi. Günahkar tutku. Zalim. Kötü adam. Cin. Uğursuz.

Adversaries : Karşı kimse. Hasım. Düşman. Düşmanlar. Rakip. Muhalif.

Archfiend : İblisin oğlu. Baş düşman.

Acting style : Oyun alanı. Oyunun oynandığı yer, oyunun oynandığı düzeyin tümü.

Depresses : Azaltmak. Durgunlaştırmak. Sıkmak. Alçaltmak. İçini karartmak. Düşürmek. Kısmak. Moralini bozmak. İndirmek.

Adversary : Rakip. Karşı kimse. Aleyhtar. Düşman. Muhalif kişi. Hasım taraf. Muhalif. Hasım.

Analyze : Tahlil yapmak. Psikanaliz tedavisi uygulamak. Çözümleme. Araştırmak. Analiz etmek. Analiz yapmak. Tahlil etmek. İncelemek. Tahlil etime, inceleme.

Devil synonyms : succuba, dibbuk, old nick, annoys, incubus, dybbuk, allegory, alto, abstractionism, after piece, satan, archfiends, bothering, artful, bait, bogey, devils, prince of darkness, arch fiend, amateur theater, daemons, disgruntle, ail, annoy, lucifer, archenemies, act drop, evil person, bogeying, bite, devilling, cacodemoncacodaemon, archenemy.

Devil zıt anlamlı kelimeler, Devil kelime anlamı

Please : Hoşnut etmek. Gönül almak. Hoşuna gitmek. Lütfen. Gönlünü hoş etmek. Gönlünü etmek. Buyurmak. Tenezzül etmek. Sevindirmek. Gönlünü almak.

Responsible : Sorumluluk gerektiren. Emin. Mesuliyetli. Sağlam. Sağduyulu. Yükümlü. Sorumlu. Güvenilir. -den sorumlu. Sorumluluk sahibi.

Devil ingilizce tanımı, definition of Devil

Devil kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Satan, represented as the tempter and spiritual of mankind. To invest with the character of a devil. To make like a devil. The Evil One.