Dig into türkçesi Dig into nedir

Dig into ingilizcede ne demek, Dig into nerede nasıl kullanılır?

Dig : Lojman. Dürtme. Taş. Kazmak. Deşmek. Kazı yapmak. Kazı. Araştırmak. Kazı yeri. İğneli laf.

Into : Şekline. E. -a. -e. -in içine. Haline. Biçimine. İçine. İçeriye. Ye.

Dig a hole : Çukur kazmak. Çukur açmak. Delik açmak.

Dig a pit : Kuyu açmak. Çukur kazmak.

Dig a pit for someone : Kuyusunu kazmak.

Dig a trench : Siper kazmak.

Dig a tunnel : Tünel delmek. Tünel kazmak. Tünel açmak.

İngilizce Dig into Türkçe anlamı, Dig into eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Dig into ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Decried : Zemmetmek. Kınamak. Azarlamak. Kötülemek. Rezil etmek. Yermek.

Embeds : Yerleştirmek. Gömülmek. Gömmek. Kakmak. Kafasına sokmak. İyice yerleştirmek. İçine katmak. İçine oturtmak. Oturtmak.

Breaks : Çiğnemek. Koparmak. Kopmak. Kesmek. İhlal etmek. Ara vermek. Kırmak. Kaçmak. Bozdurmak.

Foiling : Folyo. Önlemek. Engellemek. Meç. Folyo ile sarmak. Set çekmek. Folyo döşemek. Bozmak. Sır.

Dig through : Kazıp delmek.

Bollixes : Yok etmek. Bozmak. Eline yüzüne bulaştırmak. Altüst etmek. İçine etmek. Berbat etmek.

Lodge : Pansiyonda kalmak. Kapıcı evi. Yatıya kalmak. Oturmak. Resmi demeç vermek. Beyanatta bulunmak. Takılmak. Yerleştirmek. Konaklamak. Bodrum kat.

 

Dig in : İrtibatlama. Mevzilenmek. Kürekle toprağa karıştırmak (bir şeyi). Yerleşmek. Sipere girmek. Duldalanmak. Kalmak niyetiyle yerleşmek. Siper kazmak. Kalıcı olarak yerleşmek.

Case : Eğitim, gramer, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Adın cümle içinde bulunduğu dil bilgisi şekli; yalın veya eklerle genişletilmiş olarak aldığı geçici durum. türkçede adlar yalın, yükleme, ilgi, bulunma, yönelme, çıkma ve vasıta durumlarına girerler: || yalın durum kapı (kapı kırıldı). || yükleme durumu kapıyı (kapı+y+ı çaldı). || ilgi durumu kapının (kapı+nın kolu). || yönelme durumu kapıya (kapı+y+a gitti). || bulunma durumu kapıda (kapı+da kaldı). || çıkma durumu kapıdan (kapı+dan döndü). || vasıta durumu kapıyla (kapı+y+la kolu, çocuk+la annesi) vb. || ad durumu ekleri, yukarıda belirtilen temel görevleri dışında daha başka bazı işlevler ile de kullanılır: sen+den küçük, su+dan cevap vb. türkçenin tarihi dönemlerinde eşitlik (equativus: +ça); yön gösterme (direktivus: +garu) ve vasıta (instrumentalis: +(ı)n/+(u)n durumları, belirtilen özel eklerle karşılanırdı. bugün bu durum ekleri türkiye türkçesinde yerlerini edatlara bırakmıştır. eat’de uçın>üçin edatı da sıklıkla ekleşerek + çun/+çün sebep gösterme ekine dönüşmüştür. buna bk. Ciltlemek. Sorun. Ruhsal, toplumsal ve bedensel bakımdan çevresine başarılı bir biçimde uyması için inceleme ve bakım konusu olan kişi (öğrenci) ya da aile (ana-baba). yakınma konusu olan ve çözümü beklenilen sorun. Neden. Hasta. Çanta. Kutu.

 

Goad : Galeyana getirmek. Teşvik. Kışkırtıcı şey. Üvendire ile dürtmek. Gönder. Rahatsız etmek. Teşvik etmek. Dürtmek. Kışkırtmak.

Dig into synonyms : drives, bites, engraft, hustle, bankrupts, flouted, hefted, hustled, pinked, drags, bollixing, engrafts, drag, lodged, bankrupting, bring to ruin, blooped, bite, drills, embed, drill, fustigate, foil, goads, break, boosts, heft, lodges, bankrupt, broaching, jab, jabbing, flouts.