Lodge türkçesi Lodge nedir
- Bodrum kat.
- Saplanmak.
- Resmi demeç vermek.
- Kapıcı evi.
- Kiracı olarak kalmak.
- Yerleştirmek.
- Yatıya kalmak.
- Oturmak.
- Beyanatta bulunmak.
- Para yatırmak.
- Pansiyonda kalmak.
- Misafir olmak.
- Arzetmek.
- Takılmak.
- Kısa süreli kirada oturmak.
- Konaklamak.
- Kulübe.
- Takılıp kalmak.
- Saplamak.
- Vurmak.
- Sunmak.
- Bildirmek.
- Misafir etmek.
Lodge ile ilgili cümleler
English: What is the Kingdom of God like? To what shall I compare it? It is like a grain of mustard seed, which a man took, and put in his own garden. It grew, and became a large tree, and the birds of the sky lodged in its branches.
Turkish: Tanrı'nın alemi nasıl bir yer? Neyle kıyaslayacağım onu? Bir adamın alıp bahçesine ektiği hardal tohumu tanecikleri gibi. Büyüyüp kocaman bir ağaç oldu, ve sonra göğün kuşları dallarına misafir oldu.
English: There's a fishing lodge near Boston that I often go to.
Turkish: Boston yakınında sık sık gittiğim bir balıkçı kulübesi var.
English: The bullet lodged in his chest.
Turkish: Kurşun onun göğsüne saplandı.
English: I want to lodge a formal complaint.
Turkish: Ben resmi bir şikayette bulunmak istiyorum.
Lodge ingilizcede ne demek, Lodge nerede nasıl kullanılır?
Lodge with : Evinde kalmak (pansiyoner veya kiracı).
Econo lodge : Amerika birleşik devletleri ve kanada'da ucuz moteller zinciri.
Lodgeable : İbraz edilebilir. İletilebilir (şikayet gibi).
Lodged : Arzetmek. Misafir etmek. Konaklamak. Sunmak. Misafir olmak. Yatıya kalmak. Para yatırmak. Vurmak. Resmi demeç vermek. Takılmak.
Lodgement : Verme. Yerleşme. Para yatırma. Emaneten verme. Bildirme. İkamet etme. Arzetme. Sunma. Emaneten teslim etme.
Lodger : Misafir. Pansiyoner. İkinci müstecir. Kiracı. Kiracının kiracısı.
Lodgements : Sunma. Para yatırma. Emaneten verme. Bildirme. İkamet etme. Emaneten teslim etme. Arzetme. Yerleşme. Verme.
Subsidiary lodger : Yardımcı yazılık. Çeşitli sayışım dallarındaki değerlerin gidişi izlenilmek üzere tutulan yardımcı yazılık.
Lodges : Bildirmek. Yatıya kalmak. Arzetmek. Para yatırmak. Misafir etmek. Sunmak. Kiracı olarak kalmak. Saplamak. Oturmak. Misafir olmak.
Stock lodger : Hisse senedi defteri.
İngilizce Lodge Türkçe anlamı, Lodge eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Lodge ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Chanties : Baraka. Külübe. Denizci şarkısı. Denizcilerin çalışırken söylediği şarkı. Denizcilerin iş yaparken söylediği ritmik şarkı. Gecekondu mahallesi. Gecekondu. Heyamola.
Secure : Sağlama almak. Korumak. Sağlamak. Sıkı sıkı kapamak. Sağlam. Garantili. Sağlama bağlamak. Güvenli. Kuşkusuz. Sigortalamak.
Pinker : Teklemek. Pembe. Delmek (süngü ile). Süngü ile delmek. Ilımlı komünist. Tavşanağzı. Bıçaklamak. Kenarını zikzaklı kesmek. Kenarını oyalamak.
Camped : Kamp yapmak. Kampa yerleştirmek. İlgi çekmek için dikkat çekici giyinmek. Kamp. Bayağılaştırmak. Kamp kurmak. Konmak. Düşerge (azerice). Ortak bir çıkar veya hedef paylaşan küçük grup. Adileştirmek.
Catch : Ansızın bulmak. Tokat atmak. Yanmaya başlamak. Çekmek. Aldatmaca. Gafil avlamak. Basmak. Tutmak. Yakalamak.
Cabins : Kabin. Uçakta öndeki özel bölüm. Hücre. Kamara.
Jabbing : Dürtmek. Ucu keskin bir şeyle dürtme. İtme. Batırmak. Dürtme.
Invests : Yetki vermek. Birini makamına oturtmak. Yatırmak. Yatırım yapmak. Giydirmek. Bağlamak. Donatmak. Kuşatmak. Birine yetki vermek.
Entertained : Meşgul edilmiş. Eğlendirilmiş. Avutulmuş. Eğlendirmek. Oyalamak. Ağırlamak. Aklında bulundurmak. Misafir edilmiş. Ağırlanmış.
Harbour : Korumak. Liman. Gütmek. Barınmak. Yataklık etmek. Sığınak. Saklamak. Kıyıda, doğal olarak ya da mendirek ve dalgakıranlarla fırtınalara karşı korunmuş yer ve böyle yerlerde deniz ulaştırmacılığının giriş ve çıkış kapısı olarak gelişmiş kent. Barınak.
Lodge synonyms : become established, fix, dishing, biffing, chaffs, catches, fasten, sank, acquaints, boff, bank, birches, chip, stay overnight, fasten upon, stuck, bestowing, fasten on, entertain, redeposit, gear, cabanas, propounding, advertises, be billeted, wedge, pink, dig in, stay over, put into, jabbed, bowering, dish up.
Lodge zıt anlamlı kelimeler, Lodge kelime anlamı
Dislodge : Yerinden atmak. Evi boşalttırmak. Yerinden oynatmak. Yerinden çıkartmak. Çıkarmak. Yerinden çıkarmak. Kovmak.
Unfasten : Çözmek. Açılmak. Açmak. Koyuvermek. Gevşetmek. Gevşemek. Çözülmek.
Lodge ingilizce tanımı, definition of Lodge
Lodge kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To rest. Esp., to sleep at night. To shelter. As, to lodge in York Street. Hence, to receive. To harbor. Especially, to furnish a sleeping place for. A shelter in which one may rest. . To hold. To stay. To give shelter or rest to. To rest or remain a lodge house, or other shelter. To abide.

Bu kısımda Lodge kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Lodge ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Lodge anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Lodge ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.