Entertained türkçesi Entertained nedir

Entertained ile ilgili cümleler

English: She entertained us with an interesting episode.
Turkish: O, ilginç bir fıkra ile bizi eğlendirdi.

English: The audience was very much entertained by the show.
Turkish: Şov seyircileri çok eğlendirdi.

English: His stories entertained us for hours.
Turkish: Öyküleri saatlerce bizi eğlendirdi.

English: He entertained us with jokes all evening.
Turkish: Bütün akşam şakalarıyla bizi eğlendirdi.

English: They entertained us at dinner last night.
Turkish: Dü akşam yemekte bizi ağırladılar.

Entertained ingilizcede ne demek, Entertained nerede nasıl kullanılır?

Entertained a pleading : Bir iddaayı kabul etme. Bir davayı kabul etme. Bir kanıtı kabul etme. Bir görüşle aynı fikirde olma (hukuk terimi).

Entertained an action : Bir iddaaya dayanan suçu kanıtlanmış (hukuk terimi). Bir suçlamayı kabul etmeye karar vermiş.

Entertainer : Ağırlayan kimse. Gösterici. Eğlendiren kimse.

Entertainers : Gösterici. Ağırlayan kimse. Eğlendiren kimse.

Entertain a great deal : Sık sık konukları ağırlamak.

Entertain a motion : Başkan bir teklifi kabul edip kurula sunmak.

 

Entertainment allowance : Ağırlama gideri. Eğlence ücretlerini (restoranlar, sinemalar, vb.) kapsayan para miktarı. Ağırlama ödeneği. Eğlence ödeneği.

Entertaining : İzaz. Eğlence. İlginç. Ahenkli. Eğlendirme. Eğlendirici. Eğlenceli.

Entertainingly : Eğlenerek. Eğlenceli bir şekilde. Enteresan bir şekilde. Ahenkli bir şekilde. Eğlendirici bir şekilde.

Entertain hopes : Ümide kapılmak.

İngilizce Entertained Türkçe anlamı, Entertained eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Entertained ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Amuses : Avundurmak. Neşelendirmek. Güldürmek. Kırıp geçirmek. Hoşafına gitmek. Eğlendirme. Avutmak.

Diverted : Çevrilen. Yönlendirmek. Bir köşeye koymak. Dağıtmak. Başka yöne çekmek. Ayırmak. Çevrilmiş. Çevirmek.

Hosted : Evsahipliği yapmak. Konuk etmek.

Delay : Askıda bırakma. Süre. Geç kalmak. Alıkoymak. Oyalanmak. Savsaklamak. Tecimsel belgitlerin sayışımlarındaki paraların ödenmeleri için saptanan gün. bir işin yapılması ya da bir borcun ödenmesi için gösterilen süre. Rötar. Ertelemek. Geciktirme.

Realizes : Kazanmak. Uygulamak. Gerçeğe dönüştürmek. Farketmek. Kar etmek. Farkına varmak. İdrak etmek. Farkında olmak. Kavramak. Gerçekleştirmek.

Harbour : Korumak. Gemilerin yolcu indirip-bindirme, yükleme-boşaltma, bağlama ve beklemelerine elverişli yeterli su derinliğine sahip, teknik ve sosyal altyapı tesisleri, yönetim, destek, bakım-onarım ve depolama birimleri bulunan doğal veya yapay olarak rüzgar ve deniz tesirlerinden korunmuş kıyı yapıları. Saklamak. Yataklık etmek. Barınak. Sığınak. Demir atmak. Sığınmak. Barınmak.

 

Put up : Kaldırmak. Konaklamak. Arzetmek. İstif etmek. Kapatmak. Yığmak. Bildirmek. Misafir olmak. Konservesini yapmak. Bir yana bırakmak.

Fetes : Ziyafet. Çit. Şenlik. Bayram. Kutlamak. Yortu. Piknik. Eğlence. Ziyafet vermek.

Humoring : Memnun etmek. Hoşuna gitmek. Huyuna suyuna gitmek. Huyuna gitmek. Suyuna gitmek. Mizah. Alttan almak. Güldürmek. Kaprisine boyun eğmek.

Detains : Gözaltına almak. Geciktirmek. Hapsetmek. Durdurmak. İzinsiz bırakmak. Tutmak. Engellemek. Alıkoymak. Mahrum etmek.

Entertained synonyms : dined, harboured, feted, embroiders, feasts, feast, realize, diverts, fete, feting, amuse, beguile, lodge, feasted, beguiles, dines, dine, realizing, solaced, lodged, break up, realise, realized, entertains, realises, entertain, gain time, embroider, delays, lodges, humor, amused, have someone over.

Entertained zıt anlamlı kelimeler, Entertained kelime anlamı

Displeased : Hoşnutsuz. Gücendirilmiş. Dargın. Memnuniyetsiz. Gücendirilen. Gücenmiş. Kırgın.