Oyalamak nedir, Oyalamak ne demek

"Oyalamak" ile ilgili cümle

  • "Gazino varmış / Denize karşı / Beni oyalarmış / Dükkânlarıyla çarşı" - B. Necatigil
  • "Yâr mendilin oyaladım / Baş harfini koyamadım" - Halk türküsü
  • "Biz onu eğlendirdiğimiz kadar o da bizi oyalamıştı." - F. R. Atay

Oyalamak anlamı, kısaca tanımı:

Oyalama : Oyalamak işi.

Dikkat : "Dikkat ediniz!" anlamında kullanılan bir uyarma sözü. Duygularla düşünceyi bir şey üzerinde toplama, uyanıklık. İlgi, özen.

Çekmek : Şans denemek amacıyla hazırlanmış kâğıtlardan birini almak. Herhangi bir anlama almak. Hamur vb. iyice pişmiş duruma gelmek. Atmak, vurmak. Bir kimseyi veya bir şeyi geri almak. Taşıtı bir yere bırakmak, koymak. Asmak. Örtmek, giymek. Aynısını yazmak veya çizmek. Görüntüyü bir aletle özel bir nesne üzerine kaydetmek. İçine almak, emmek. Herhangi bir engel kurmak. Bir duyguyu içinde yaşatmak. Bir cisim, belli bir yakınlıktaki başka bir cismi kendisine yaklaşmaya zorlamak, itmek karşıtı. Yollamak. Bir şeyi emip dışarıya çıkarmak. Bir yerden bir şeyi yukarı doğru almak. Boya, badana vb. sürmek. Bir şeyi tutup kendine veya başka bir yöne doğru yürütmek. Güç durumlara dayanmak, katlanmak. Dişi hayvanı çiftleşmek için erkeğin yanına götürmek. Üzerinde bulunan bir silahla saldırmak için davranmak. Germek. Döşemek. Bir yerden başka bir yere taşımak. Tedavi amacıyla şişe, vantuz, sülük vb.ni uygulamak. Yol, ay sürmek. Çizgi durumunda uzatmak. Kaçan ilmeği örmek. Bir kimse ailesinden birine herhangi bir bakımdan benzemek. Protesto, poliçe, çek vb. düzenleyip yürürlüğe koymak. Vericiden gelen dalgaları algılayarak televizyon, radyo, telefon vb. aygıtlarla bağlantı kurmak. Taşıma gücü olmak. Tartıda ağırlığı olmak. Öğütmek. İmbik yardımı ile elde etmek. Masrafını karşılamak, ikramda bulunmak. Hoşa gitmek, sarmak. Daralıp kısalmak. Bir şeyin içyüzünü anlamak amacıyla bir kimseyi sıkıştırmak. Yürütmek, sürmek. Bir amaçla ortadan kaldırmak. İçki içmek.

 

Meşgul : Bir işle uğraşan, iş görmekte olan. Çalışır, kullanılır durumda olan, dolu.

Vakit : Çağ. Belirlenmiş olan zaman. Bir işe ayrılmış veya bir iş için alışılmış saatler. Geçim, para bakımından elverişli durum. Zaman anlatan kelimelere belirtilen durumunda geldiğinde "iken" anlamı veren bir söz. Zaman.

Kazanmak : Kendinden yana çekmek. Tutulmak, yakalanmak. Kazanç sağlamak. Edinmek, sahip olmak. Çıkmak, isabet etmek. Olumlu, iyi bir sonuç elde etmek. Ele geçirmek, fethetmek, kazanç sağlamak. Yenmek, galip gelmek.

Aldatmak : Oyalamak, avutmak. Ayartmak, kötü yola sürüklemek, baştan çıkarmak, iğfal etmek. Beklenmedik bir davranışla yanıltmak. Karşısındakinin dikkatsizliğinden, ilgisizliğinden yararlanarak onun üzerinden kazanç sağlamak. Karı ve kocadan biri eşine sadakatsizlik etmek, ihanet etmek. Birine verilen sözü tutmamak. Bir şeyin görünürdeki durumu, o şeyin niteliği bakımından yanlış bir kanı vermek. Yalan söylemek.

 

Eğlendirmek : Eğlenmesini sağlamak, eğlenmesine yol açmak.

İçin : Düşüncesince, kendince, göre. Uğruna, yoluna. Oranla, göz önünde tutulursa. Ant deyimleri yapan bir söz. Neden ve sonuç belirten bir söz. Süre belirten bir söz. Karşılığında, karşılık olarak. Hakkında. Amacıyla, maksadıyla. Özgü, ayrılmış. -den dolayı, -den ötürü.

Hoşça : Hoş bir biçimde olan. (ho'şça) Hoş olarak, iyice, güzelce.

Geçirtmek : Geçirme işini yaptırmak.

Bekletmek : Oyalamak. Bekleme işini birine yaptırmak.

Oya : Genellikle ipek ibrişim kullanarak iğne, mekik, tığ veya firkete ile yapılmış olan ince dantel.

İle : Kelimenin sonuna geldiğinde birliktelik, beraberlik, araç, neden veya durum anlatan cümleler yapmaya yarayan bir söz. Cümle içinde aynı görevde bulunan iki ögeyi birbirine bağlamaya yarayan bir söz. Bazı soyut adlara getirildiğinde "... olarak, ... bir biçimde" anlamında durum zarfları oluşturan bir söz.

Süslemek : Birinin kusurlarını uzun uzun yüzüne vurmak. Birtakım katkılarla bir şeyin daha güzel, daha göz alıcı olmasını, daha hoş görünmesini sağlamak, bezemek, bezeklemek, donatmak, tezyin etmek. Söz oyunlarıyla güzelleştirmek.

Diğer dillerde Oyalamak anlamı nedir?

İngilizce'de Oyalamak ne demek? : v. put off, divert, string along, waste smb.'s time, delay, temporize, entertain, amuse, stall, stall off, embroider

Fransızca'da Oyalamak : distraire, amuser, caresser, lanterner, recréer, tromper

Almanca'da Oyalamak : v. ablenken, ergötzen, vertrösten

Rusça'da Oyalamak : v. забавлять, занимать, тешить, занять

id. нос: водить за нос, голова: морочить голову