Put up türkçesi Put up nedir
- Düzenlemek.
- Önceden ayarlamak.
- Açmak (şemsiye).
- Bir yana bırakmak.
- Konservesini yapmak.
- Çıkarmak.
- Artırmak (fiyat).
- Arzetmek.
- Reçelini yapmak.
- Kalmak.
- Adaylığını koymak.
- Vermek.
- Bahis oynamak.
- İstif etmek.
- Havaya kaldırmak.
- Sunmak.
- Yiyeceği korumak.
- Kapatmak.
- Bildirmek.
- Misafir etmek.
- Kaldırmak.
- Yerine koymak.
- Konaklamak.
- Misafir olmak.
- Yığmak.
- Gecelemek.
Put up ile ilgili cümleler
English: Ali can't put up with Mary's carelessness any longer.
Turkish: Ali Mary'nin dikkatsizliğine daha fazla dayanamaz.
English: Ali couldn't put up with Mary any longer.
Turkish: Ali Mary'ye daha fazla katlanamadı.
English: Ali can't put up with Mary's bad manners any longer.
Turkish: Ali Mary'nin kötü davranışlarına daha fazla katlanamaz.
English: Ali can't put up with Mary's whining any longer.
Turkish: Ali Mary'nin sızlanmalarına daha fazla katlanamıyor.
English: Ali can't put up with Mary's behavior any longer.
Turkish: Ali Mary'nin davranışına daha fazla katlanamaz.
Put up ingilizcede ne demek, Put up nerede nasıl kullanılır?
Put : Neşretmek. Bırakmak. Söndürmek. Söylemek. Menetmek. Yatırım yapmak. Para koyma. Atış. Fırlatma. Sormak.
Put up a fight : Mücadele vermek. Mücadele etmek. (kurtulmak için) boğuşmak.
Put up a poor show : Yaptığı iyi olmamak. Başarılı olmamak.
Put up at a hotel : Otelde konaklamak. Konakçıda konaklamak.
Put up for sale : Satışa sunmak. Satışa çıkarmak. Satılığa çıkarmak.
Put up job : Alavere dalavere. Önceden ayarlanmış komplo. Üçkağıt. Danışıklı dövüş. Aldatmak veya yanlış yönlendirmek için planlanmış şey. Şike.
İngilizce Put up Türkçe anlamı, Put up eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Put up ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Be left over : Artakalmak. Artmak. Elde kalmak.
Bare : Tamtakır. Soymak. Açığa çıkartmak. Boş. Açılmak. Açmak. Süssüz. Çıplak. Açığa vurmak. Açık.
Affirm : Söylemek. Olumlamak. Beyan etmek. Tasdik etmek. İleri sürmek. Söz vermek. Onaylamak. Tekrar söylemek. Tekrarlamak.
Levitated : Havada durmak. Beyin gücü ile havaya yükselmek. Havaya kalkmak. Rüyada havaya yükselmek.
Capping : Geçmek. Kapaklama. Demir başlık. Üst limit belirleme. Başlık geçirme. Daha iyisini yapmak. Örtmek. Başlık. Kapak kapatma.
Allows : Koyvermek. İmkan vermek. İndirim yapmak. İtiraf etmek. Göz önüne almak. Hesaba katmak. Fikrinde olmak. Kabul etmek. İzin vermek.
Bear off : Ortadan kaldırmak. Götürmek. Bir yana döndürmek. Kapıp kaçırmak. Yönünü değiştirmek. Kapıp götürmek. Bir yana dönmek. Sapmak. Kapmak.
Preset : Önceden ayarlanmış. Öndeğerli.
Administers : Tedvir etmek. Sağlamak. Tayin etmek. Verdirmek. Müdürlük etmek. Vermek (ilaç veya ceza vb). Ettirmek. Uygulamak. Hizmet etmek.
Affirming : İleri sürmek. Doğrulamak. Onaylamak. Beyan etmek. Söylemek. İddia etmek.
Put up synonyms : array, arrange, camp, collect, abolish, pile up, conserve, bring in, cease, entertains, stay overnight, offers, accord, amass, stop over, agglomerated, blanked, prearrange, annuller, clapped, be left, assigns, preadjust, bruit about, blanker, announce, entertained, preserve, positing, cast off, collocated, blot out, forespeaking.

Bu kısımda Put up kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Put up ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Put up anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Put up ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.