Dig a hole türkçesi Dig a hole nedir

  • Delik açmak.
  • Çukur açmak.
  • Çukur kazmak.

Dig a hole ile ilgili cümleler

English: Dig a hole here and put the gold pieces into it.
Turkish: Burada bir çukur kazın ve içine altın parçaları koyun.

English: I want you to dig a hole.
Turkish: Ben bir çukur kazmanı istiyorum.

Dig a hole ingilizcede ne demek, Dig a hole nerede nasıl kullanılır?

Dig : Kazma. Yemeğe girişmek. Taş. Lojman. Sevmek. İğneli laf. Deşmek. Çukur açmak. Dürtmek. İncelemek.

A : Herhangi bir. En yüksek not. Bir. Pek iyi. Belirli bir tür veya nitelikteki. İngiliz alfabesinin birinci harfi. En iyi kaliteyi simgeleyen harf. Atom ağırlığı. Amperin simgesi. (herhangi) bir.

Hole : Derin yer. Deliğe girmek. Köşesine çekilmek. Kodes. Suyutan. Delik açmak. Coğrafya, fizik alanlarında kullanılır. İn. Hücre. Karst yörelerinde, gölova ve kör koyakların tabanında biriken suları çekerek derine aktaran bir tür doğal kuyulara verilen ad.

Dig a pit : Kuyu açmak. Çukur kazmak.

Dig a pit for someone : Kuyusunu kazmak.

Make a hole : (polis anonsu vs. için) yolu açın!. Delik açmak. Delik delmek.

Dig around : Delik veya tünel açmak.

Make a hole in : Delmek. Gedik açmak. Başarıya atılan ilk adım. Havasını söndürmek. Delik açmak.

In a hole : Sorunlu. Sorun içinde. Darda. Zor bir durumda. Problemli.

 

Dig a tunnel : Tünel kazmak. Tünel açmak. Tünel delmek.

İngilizce Dig a hole Türkçe anlamı, Dig a hole eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Dig a hole ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Dig : Taş. Yemeğe girişmek. Tutmak. Dürtmek. İğneli laf. Ç.pansiyon. İğneleme. İdrak etmek. İncelemek. Lojman.

Scoop out : Kaşıkla çıkarmak. İçini oymak. Oymak. Kepçe ile boşaltmak. Çıkarmak. Çekip çıkarmak. Kepçeyle çıkarmak. Kepçe ile çıkarmak.

Empierce : Sırrını anlamak. İçyüzünü görmek. Etkilemek. İçine işlemek. Delmek. Tesir etmek. Bıçaklamak. Nüfuz etmek. Delip geçmek.

Holing : Deliğe girmek. Kapanmak. Köşesine çekilmek. Delmek. Deliğe sokmak. Yuvasına girmek. Kazmak.

Drill : Alıştırma yapmak. Matkapla delmek. Talim yapmak. Talim yaptırmak. Cerrahi matkap. Açmak. Özellikle dolgu yapmak için diş üzerinde gerekli kanal açma veya bazı diş kırıklarında arzu edilen düzeltmeleri yapma gibi işlemlere yardımcı olan ve değişik uçları bulunan yüksek devirli elektrikle çalışan aygıt. Kuyu açmak. Tohum ekmek.

Broaches : Açmak (bir konuyu). Şiş. Açmak. Çekmek. İleri sürmek. Konuya girmek. Delmek. Del. Şişlemek.

Burrowed : (çukur) kazmak. Tünel kazmak. Oyuk açmak. Saklanmak. Yuva yapmak. Bir oyukta gizlenmek. Bir mağarada gizlenmek. Kazmak.

Excavate : Kazıyıp ortaya çıkarmak. Kazmak. Kazıyla çıkarmak. Kazı yapmak. Hafretmek. Hafriyat yapmak. Oymak.

Hollowing : İçi boş. Oyuk. Oymak. Dere. Çukur. Boşluk. Kazmak. Oyulmak. Ağaç kovuğu.

Saucerize : Kaviteyi açmak için etrafındaki deriyi ve dokuyu oymak. Soslamak. Oymak.

Dig a hole synonyms : dents, hollows, lancinate, dig a pit, broach, honeycombs, dig up, holed, excavates, burrowing, hollow, hole, drills, dent, burrow, honeycomb, bore a hole in.