In a hole türkçesi In a hole nedir
In a hole ile ilgili cümleler
English: I keep my money in a hole behind a painting in my bedroom.
Turkish: Paramı yatak odamdaki bir tablonun arkasındaki bir delikte saklıyorum.
English: If you find yourself in a hole, stop digging.
Turkish: Kendini bir çukurda bulursan kazmayı bırak.
In a hole ingilizcede ne demek, In a hole nerede nasıl kullanılır?
In : İçinde. Mevsimi gelmiş. İçine. Dahili. İçeri doğru yönelen. İçeriye. İçeri. Gelmiş olan. Çok moda olan. Halinde.
A : En iyi kaliteyi simgeleyen harf. Atom ağırlığı. (herhangi) bir. Amperin simgesi. La (müzik terimi). Argonun simgesi. Bir. Pek iyi. İngiliz alfabesinin birinci harfi. En yüksek not.
Hole : Zor durum. Hücre. Derin yer. İn. Deliğe sokmak. Delik açmak. Yuvasına girmek. Boşluk. Delmek. Karst yörelerinde, gölova ve kör koyakların tabanında biriken suları çekerek derine aktaran bir tür doğal kuyulara verilen ad.
Be in a hole : Sıkıntılı olmak. Zor durumda olmak. Kötü durumda olmak. Çıkmazda olmak. Açmazda olmak. Kapana kısılmak. Boşlukta olmak.
In a bad condition : Kötü durumda.
In a body : Yek vücut. Birleşik. Birleşmiş. Hep birlikte. Tek vücut olarak. Birlikte birleşmiş. Birlikte. Hep beraber.
In a bad way : Tehlikede. Kötü bir şekilde. Çok hasta. Sarhoş. Kötü bir durumda. Kötü durumda.
In a bad light : Kötü bir ışıkta. Kötü bir ışıklı. Kötü bir yolla. Negatif bir yolla.
In a big way : Büyük çapta.
In a bad mood : Aksiliği üzerinde. Kötü bir ruh halinde. Hoş olmayan bir davranış halinde. Aksiliği üstünde. Can sıkıcı bir ruh halinde.
İngilizce In a hole Türkçe anlamı, In a hole eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak In a hole ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Problem : Problem. Bilinmez. Mesele. Çözümü, yaratıcı düşünmeyi gerektiren önemli ve güç durum. bir soru ya da bir dizi soru aracılığıyla kişiyi soruların nedenleri ile sonuçlarını araştırmaya yönelten durum. Sorun. Bilgisayar, eğitim alanlarında kullanılır. Merak konusu. Muamma.
In queer street : Sorun içinde (argo terim). Borç içinde. Başı dertte.
In a bad fix : Zor durumda. Zor bir halde. Sıkıntıda.
Hard up : Meteliksiz. Cep delik cepken delik. Eli dar. Meteliğe kurşun atan. Eli darda. Züğürt. Sıkıntıda. Muhtaç. Cebi delik.
Turbulent : Haşin. Türbülanslı. Karışık. Sert. Gürültülü patırtılı. Düzensiz. Fırtınalı. Vahşi. Kavgacı.
Troubled : Sıkkın. Sorun edilen. Belalı. Üzgün. Dert sahibi. Bulanık. Tedirgin. Tasalı. Rahatsız.
In dire straits : Müthiş sıkıntıda. Güç durumda. Zor durumda. Çıkmazda.
In the cactus : Başı dertte. Zorda.
Problematical : Sorunsal. İhtimalli. Belirsiz. Kuşku uyandıran. Problematik. Şüpheli.
In a hole synonyms : in a flat spin, between wind and water, in a tight spot, problematic, in difficulty, up against a stone wall, has a problem, over a barrel, in distress, beleaguered, in deep waters.

Bu kısımda In a hole kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede In a hole ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce In a hole anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz In a hole ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.