Turbulent türkçesi Turbulent nedir

Turbulent ingilizcede ne demek, Turbulent nerede nasıl kullanılır?

Turbulent flow : Burgaçlı akış. Çalkantılı akım. Çalkantılı akış. Kan akış hızındaki ani değişimler nedeniyle damar içeriğinin birbirine rastgele ve tamamen karışması, çalkantılı akım, türbülanslı akım. katmanlı akıma göre karışık akımda kanın yapışkanlığı daha fazladır. Türbülant akış. Dolaşık akış. Burma akıntı. Karışık akıntı. Fizik, kimya, madencilik, veterinerlik, jeoloji alanlarında kullanılır. Karışık akım.

Turbulently : Karışık veya çalkantılı bir tarzda. Kavgacı bir şekilde. Karışık bir şekilde. Türbülanslı bir şekilde. Büyük bir girdap gibi. Kargaşalı bir şekilde. Vahşice. Şiddetle. Çalkantılı bir biçimde.

Turbulence : Savrulup sarsılma. Çalkantılı hava. Haşinlik. Ters akıntı. Kargaşalık. Sertlik. Çalkantı. Kargaşa. Karışıklık.

Turbulence chamber : Türbülans hücresi. Türbülans odası. Patlamasız motorlarda, havaya dönel devinim vererek karışmayı kolaylaştıran yardımcı yanma odası. Girdap yuvası. Girdap hücresi. Dönel yanma odası.

 

Turbulence chamber engine : Dönel yanma odalı motor. Havaya dönel devinim vererek yakıtla karışmasını kolaylaştıran yanma odasına ek odacıklı patlamasız motor.

Turbulency : Türbülans. Kargaşa. Karışıklık. Bir sıvı içerisindeki değişken ve düzensiz akış.

Turbulation : Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Daha düzgün bir açındırma sağlamak, yönsel açındırma etkisini önlemek amacıyla, açındırılmakta olan filmin yüzüne yakın yerdeki açındırmacın sallanması. Çalkama.

İngilizce Turbulent Türkçe anlamı, Turbulent eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Turbulent ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Agitational : Sallanan. Huzursuz eden. Sallanılın. Dalgalı. Ajitasyon yaratmaya eğilimi olan.

By fits and starts : Nöbet nöbet. Gelişigüzel. Kesilerek. Düzensiz surette. Dura kalka. Düzensiz bir tempo ile. Düzensiz bir şekilde. Gayet düzensiz bir şekilde.

Blends : Karışımlar. Harmanlama. Harman. Karışım.

Desultory : Rasgele. Maymun iştahlı. Bağlantısız. Dağınık. Maymun iştahlı (argo terim). Jüyesiz. Kopuk. İstikrarsız. Gelişigüzel.

Tumultuous : Telaşlı. Coşkun. Gürültülü. Patırtılı.

Asstd : Değişik türlerden oluşan. Türlü. Çeşitli. Çeşidine göre ayarlanmış. Seçilmiş türlerden oluşan.

Brutal : Şiddetli. Acımasız. Hayvanca. Gaddar. Nezaketsiz. Yabani. Yontulmamış. Zalim.

Arguer : Çekişen kimse. Tartışmacı. Tartışan kimse.

Desultorious : Amaçsız. Rasgele. Maymun iştahlı.

Disruptive : Karışıklığa sebebiyet veren. Kargaşaya yol açan. Aksatan. Rahatsız edici. Bölücü. Yıkıcı. Parçalayıcı. İşleri aksatan. Birliği bozan. Bozucu.

 

Turbulent synonyms : problematical, cuffy, unrestrained, blatant, riotous, incendiaries, bitterer, aggressive, angry, barbarian, roisterers, fiercest, unhedged, angrier, agonistical, unwieldly, roiling, beleaguered, gusty, noisiest, adulterates, fluctuant, crustier, beyond control, brawliest, agonistics, bumpy, rioter, blowsed, arrhythmic, calicos, heaviest, blowsier.

Turbulent zıt anlamlı kelimeler, Turbulent kelime anlamı

Quiet : Gizli. Huzurlu. Kandırmak. Yatıştırmak. Susunuz. Bilgisayar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Kuytu. Yatışmak. Susmak. Huzur veren.

Turbulent antonyms : unagitated.

Turbulent ingilizce tanımı, definition of Turbulent

Turbulent kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Roused to violent commotion. Tumultuous. Agitated. As, the turbulent ocean. Disturbed.