Turbulation türkçesi Turbulation nedir

  • Çalkama.
  • Daha düzgün bir açındırma sağlamak, yönsel açındırma etkisini önlemek amacıyla, açındırılmakta olan filmin yüzüne yakın yerdeki açındırmacın sallanması.
  • Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

İngilizce Turbulation Türkçe anlamı, Turbulation eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Turbulation ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Fire : Ateş almak. Tezkeresini eline vermek. Yakmak. İktisat, kimya, madencilik alanlarında kullanılır. Çalışmak (motor vb.). Yanmak. Alev almak. Kovmak. Odun, kömür, yağ gibi ördeklerin yanması ile ısı ve ışığın birlikte belirmesi. İşten çıkarmak.

Trial : Sınavı. Eğitim ve öğretimle ilgili bir kuramın, bir görüşün, bir yöntemin uygulama olanağını araştırmak, bir öğrenci ya da öğretmen topluluğuyle ilişkili sorunların çözümü için önerilen çözüm yollarının geçerliğini anlamak amacıyla bilimsel ölçüler içinde ortam hazırlama ve tasarlanılan şeyi deneme eylemi. Yargılama. Dert. Deneme yapmak. Bakma. Soruşturma. Son soruşturma. Başbelası. Mahkeme.

Agitation : Madencilik, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Sallama. Gerginlik. Tahrik. Kışkırtma. Çalkantı. Çalkalanma. Çalkalama. Heyecan. Acı.

 

Jigging : Çalkalama. Hoplamak. Şablon çıkarmak. Elekten geçirmek (maden). Kalibre etme. Canlı şekilde dans etme. Sevinçten oynamak. Kılavuz kullanma. Dans etmek. Ayrıştırma.

Info : Bilgi için. Haber. Bilgi.

Tabular matter : İş cetveli.

Affliction : Üzüntü. Sıkıntı. Acı. Üzme. Bela. Dert. Felaket. Ağrı. Keder. Izdırap.

Information : Şikayet. Haber. İstihbarat. Bilgi. Malumat. Bir dizgenin, kendi durumunu bir im aracılığıyla başka bir dizgeye bildirmesinin nitel etkeni. renkli televizyonda, parlaklık ve renkliliği belirleyen radyoelektrik imlerin nitel etkeni. Bilgi edinme. Bilgi işlemde, kullanılan uzlaşımsal kurallardan yararlanarak kişinin veriye yönelttiği anlam. bk. veri. Bildirme. Bilgisayar, bilişim, fizik, sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

Visitation : (tanrıdan gelen) bela veya felaket. Aşırı hayvan göçü. Ziyaret etme. Resmi ziyaret. Ziyaret. Hasta ziyareti. Uzun ziyaret. Teftiş. Felaket. Tanrıdan gelen şey.

Agitations : Endişe. Sallanma. Çalkalanma. Sıkıntı. Kışkırtma. Galeyan. Heyecan. Karıştırma. Kışkırtıcılık.