Gerginlik nedir, Gerginlik ne demek

  • Gergin olma durumu

"Gerginlik" ile ilgili cümleler

  • "Sinirlerimin gerginliği, nefesimin tıkanması hâlâ savulmadı." - S. M. Alus

Bir fizik terimi olarak tanımı:

Gerici, çekici, bir kuvvet etkisinin neden olduğu durum.

Kimya'daki anlamı:

Gerilme sonucu şekli değişmiş olan maddedeki uzunluk, alan veya hacmin gerilme öncesi değerine oranı.

Veterinerlik alanındaki anlamları:

Kasların sürekli hafif kasılı kalma durumu.

Bilimsel terim anlamı:

Gerilim altında bulunma durumu.

İngilizce'de Gerginlik ne demek? Gerginlik ingilizcesi nedir?:

tension, strain, tonus

Fransızca'da Gerginlik ne demek?:

tonicité

Gerginlik tanımı, anlamı:

Gerginlik yaratmak : Gergin duruma getirmek.

Gergin : Bozulacak duruma gelmiş olan (ilişki). Buruşuğu, kırışığı olmayan (cilt). Gerilmiş durumda olan. Huzursuz, sinirli.

Gergi : İp, kayış, tel vb.ni gerginleştirme işinde kullanılan araç. Perde.

Durum : Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri. Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl. Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon. Duruş biçimi, konum, tavır.

Olma : Olmak işi.

Gerginlik bölgesi : İki devletin çeşitli ilişkiler açısından üzerinde anlaşamadıkları toprak parçası.

 

Gerginlik gemi : Dolama işleminde kullanılan dolama aygıtının, gerginliği yitirmemeyi sağlayan bölümü.

Gerginlik ile ilgili Cümleler

  • Gerginlikler artıyordu.
  • Kardeşler arasında çok gerginlik var.
  • İkimiz arasında büyüyen bir gerginlik hissettim.
  • Havadaki gerginlik hissediliyordu.
  • Ege'de yeni bir gerginlik sürecine girilecek.
  • Ali gerginlik yarattı.
  • Jale'nin annesinin sürekli karışmasından Mustafa ve Jale'nin evliliğine büyük bir gerginlik konuldu.
  • Kimileri, bir bardak suda fırtına kopararak, yersiz gerginlikler meydana getirir.

Diğer dillerde Gerginlik anlamı nedir?

İngilizce'de Gerginlik ne demek? : n. tension, tenseness, stress, strain, tightness, distemper, escalation, frayed temper, the jitters, jitters, stretch

Fransızca'da Gerginlik : tension [la], raideur [la], tonus [le]

Almanca'da Gerginlik : n. Gespanntheit, Hochspannung, Spannung, Straffheit

Rusça'da Gerginlik : n. натяжение (N), напряжение (N), напряженность (F)