Escalations türkçesi Escalations nedir

Escalations ingilizcede ne demek, Escalations nerede nasıl kullanılır?

Escalation of violence : Savaş veya düşmanlığın şiddetlenmesi. Kuvvet kullanımının artması. Şiddetin çoğalması. Şiddetin artması.

Escalation price : Fiyat yükselmesi. Sözleşmeye konan şartlı fiyat. Mukaveleye konan şartlı fiyat.

Escalation : Artma. Eskalasyon. Yükseltme. Artırma. Artış. Tırmanma. Pahalanma. Kızışma. Yükselme. Gerginlik.

Escalating : Artma. Kötüleştirici. Çoğalan. Artan. Ağırlaştırıcı.

Deescalating : Azalmak.

Escalator clause : Bir s konu olan faktör, mal ve hizmet fiyatının enflasyondaki değişimleri yansıtacak biçimde değiştirilebilmesini öngören koşul. krş. dizinleme. Enflasyon ayarlama klozu. Eskalasyon şartı. Sözleşmeye konan şart. Enflasyona göre maaş artışı maddesi. Ayarlama koşulu. Fiyat yükseltme koşulu.

Escalates : Kızıştırmak (savaş veya anlaşmazlık vb). Çoğalmak. Kızışmak. Tırmanmak. Kızıştırmak. Yükseltmek (fiyat vb'ni). Fiyatı yükseltmek. Tırmandırmak. Yükselmek. Artırmak.

Escalate violence : Şiddeti artırmak.

Escalator : Yürüyen merdiven. Merdiven. Eskalasyon şartı. Ayarlama. Enflasyona uyumlu maaş artışı maddesi. Hareketli merdiven. İngiliz hükümetinin petrol, tütün gibi ürünlerden aldığı vergileri her yıl düzenli olarak gerçekleşen enflasyon oranının üzerinde artırması biçiminde uyguladığı politika. krş. ayarlama koşulu.

 

Escalators : Yürüyen merdiven. Enflasyona uyumlu maaş artışı maddesi. Eskalasyon şartı.

İngilizce Escalations Türkçe anlamı, Escalations eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Escalations ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Aggrandizements : Büyütme. Çoğaltma. Abartma. Agrandisman.

Updraft : Yukarı çekiş. Havanın yükselmesi. Havanın yukarı yükselişi. Yukarı yönlü hava akımı.

Updraught : Yukarı çekiş. Yukarı yönlü hava akımı. Havanın yükselmesi.

Exaltation : Aşırı heyecan. Büyük sevinç ya da heyecan. Yüceltme. Büyük sevinç. Övme. Aşka gelme. Büyük heyecan. Coşkunluk. Heyecan. Yükseklik.

Enhancing : Arttırma. İyileşme. Gelişme. Koyulaşma. Yoğunlaşma. Şiddetlenme. -'ın değerini veya miktarını artırma eylemi.

Oestrus : Tüm memelilerde cinsel isteklilik dönemi (insanlar hariç). Kızışma (zooloji).

Entrainment : Katılım. Karıştırma. Katılma. Sürüklenme. Kenetlenme. Sürükleme.

Step up : Yükselmek. Artırmak. Yükseltmek. Hızlandırmak. (süreci) hızlandırmak. Yürümek. Gücünü artırmak. Çıkmak. Hızlanmak. Pekiştirmek.

Jumps : Sinirlilik. Asabiyet. Vesvese.

Increment : Artım. Çoğalma. Zam. Artış aralığı. Arttırma. Kazanç. Artış. Kar.

Escalations synonyms : updrafts, distinctions, scramble, becoming hot, diminution, climbs, elevation, brought up, ennobling, elevations, accessions, advancements, came up, stretches, agitation, ascension, agitations, amplifications, frayed temper, clinging, ascent, ascensions, augmentations, boost, flux, hiking, economising, reduction, distinction, climbing, broadening, heating, rutting.

 

Escalations zıt anlamlı kelimeler, Escalations kelime anlamı

Decrease : Küçültmek. Küçülmek. Azalmak. Eksilme. Eksilmek. İnişe geçmek. Eksiltmek. Azaltmak. Düşüş. Azalma.

Increase : Çoğalmak. Yükseklik, herhangi bir mal ya da nesneye ilişkin değerin arttırılması. Artış. Artışa geçmek. Artmak. Zam yapmak. Yükseltmek. Yükselmek. Eder artırımı.