Jumps türkçesi Jumps nedir

Jumps ile ilgili cümleler

English: If jumps too high the rat - it's captured by the cat.
Turkish: Fare çok yükseğe sıçrasa da, kedi tarafından yakalanır.

English: He frequently jumps from one topic to another while he is talking.
Turkish: O konuşurken çoğunlukla bir konudan diğerine atlar.

English: The kangaroo jumps very high.
Turkish: Kangurular çok yüksek sıçrarlar.

English: An old pond. A frog jumps in. The sound of water.
Turkish: Eski bir havuz var. Kurbağa içine atlar ve sudan ses çıkar.

English: The quick brown fox jumps over the lazy dog.
Turkish: Hızlı kahverengi tilki tembel köpeğin üzerine atlar.

Jumps ingilizcede ne demek, Jumps nerede nasıl kullanılır?

Arm jumps with body swinging : Asılmada, çift kolla hız alarak yer değiştirme. Asılı sıçramalı ilerleme.

Give someone the jumps : Gıcık etmek. Sinirden delirtmek.

See how the cat jumps : Ne olacağını görmek için beklemek. Kedinin nasıl sıçradığını görmek. Sonucu bekleyip görmek.

Jumpstart : Aküşarj. Hızlı başlangıç. Hızlı başlatma. Aküsü bitmiş bir aracı başka bir aracın aküsü yardımıyla çalıştırma. Hızlı başlatmak. Aküsü bitmiş aracın motorunu takviye kablosuyla ya da vurdurmak suretiyle çalıştırmak.

 

Jumpstarting : Aküsü bitmiş aracın motorunu takviye kablosuyla ya da vurdurmak suretiyle çalıştırmak. Aküsü bitmiş bir aracı başka bir aracın aküsü yardımıyla çalıştırma. Aküşarj. Hızlı başlangıç. Hızlı başlatmak. Hızlı başlatma.

Jumpsuit : Tulum. Kadın tulumu. Paraşütçü tulumu. Paraşütçüler tarafından giyilen bütün streç giysi (paraşütle atlama sırasında giyilen).

Jump a hurdle : Engelden atlamak.

Jump a claim : Başka birine ait olan araziyi almak. Haksız olarak toprak parçası almak.

Jump all over : Birini ciddi bir şekilde paylamak (örn.: raporu zamanında hazırlamayı unuttuğum için patronum beni azarladı). Birini azarlamak.

Jump around : Hoplayıp zıplamak. Oradan oraya zıplamak.

İngilizce Jumps Türkçe anlamı, Jumps eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Jumps ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Nervosity : Huzursuzluk. Ürkeklik. Nervozite.

Anxiety : Düşünce. Kaygılılık. Can atma. Heves. Sosyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Canlının içinde bulunduğu sıkıntılı duruma bağlı olarak gelişen psikonöretik bozukluk. Bunaltı. Şiddetli istek. Gaile.

Biliousness : Çabuk öfkelenme. Asabilik. Huysuzluk. Aksilik. Safra ile ilgililik. Terslik. Safra ile ilgili olma. Dargınlık.

Partialities : Kısmilik. Tarafgirlikten ileri gelen haksızlık. Yeğleme. Yan tutma. Yanlılık. Kısmiyet. Düşkünlük. Özel sevgi. Beğenme.

Misgiving : Kuruntu. Kuşku. Şüphe. Kaygı. Vehim. Korku. Endişe.

Cholers : Antik fizyolojiye göre aşırı sinir ve asabiyete neden olduğu düşünülen dört etkenden biri. Kızgınlık. Öd. Öfke. Safra.

 

Ricochet : Sekerek gitmek. Sekmek. Sekme (mermide). Çekirdeğin sekmesi. Sekmek (kurşun veya taş). Sekerek gitme. Sekerek sıçrama. Sekerek sıçramak. Sekme. Zıplamak.

Fevers : Ateş. Humma. Yanıp tutuşmak. Duygu yoğunluğu belirtir. Hararet. Yangın. Heyecan. Sıcaklık. Ateşlenmek.

Pepperiness : Baharatlılık. Acılık. Asabilik.

Shy : Fırlatmak. Ürkmek (at). İrkilmek. Çekinmek. Sakınmak. Atmak. Çekingen. Utangaç. Ürkmek. Korkmak.

Jumps synonyms : take a hop, saltate, rear back, pronk, hop skip, skip, bad temper, escalation, irritability, burst, angriness, irritabilities, distempered, caper, strain, nervousness, anxieties, hop, biles, edginess, feistiness, apprehensive, all overs, short fuse, boggle, crustiness, frayed temper, jitters, stretch, ski jump, stress, distempers, reverberate.

Jumps zıt anlamlı kelimeler, Jumps kelime anlamı

Stand still : Hareketsiz durmak. Kımıldamadan durmak. Kıpırdamamak. Hareket etmemek. Kımıldamamak. Hareketsiz kalmak.