Gergin nedir, Gergin ne demek

Gergin; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de sıfat olarak kullanılır.

  • Gerilmiş durumda olan.
  • Buruşuğu, kırışığı olmayan (cilt).
  • Bozulacak duruma gelmiş olan (ilişki)
  • Huzursuz, sinirli.

"Gergin" ile ilgili cümle

  • "Siyah jarse elbisesi içinde, hâlâ diri, gergin vücuduyla güzel ve ihtişamlıydı." - P. Safa
  • "Arkadaşımın kocasıyla arası gergin."
  • "Her hadisenin rüzgârı onun gergin sinirlerini derin derin sarsmıştır." - İ. A. Gövsa

Yerel Türkçe anlamı:

Gerilmiş

Gergin kısaca anlamı, tanımı:

Gergi : Perde. İp, kayış, tel vb.ni gerginleştirme işinde kullanılan araç.

Gergince : Biraz gergin.

Gerginleşme : Gerginleşmek işi.

Gerginleşmek : Gergin duruma gelmek.

Gerginleştirmek : Gergin duruma getirmek.

Gerginlik : Gergin olma durumu.

Gerginlik yaratmak : Gergin duruma getirmek.

Durum : Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon. Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl. Duruş biçimi, konum, tavır. Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri.

Huzursuz : Tedirgin, rahatsız bir biçimde. Huzuru olmayan, tedirgin, rahatsız.

Sinirli : Sınırı olan, bir sınırla ayrılmış olan, hudutlu. Az sayıda. Sınırlanmış, belirlenmiş, belirli, limitet.

 

Gergin abanık : Eski bir sınıflamaya göre, söylenirken ses yolu kaslarının gerildiği abanık : p,t,h gibi.

Gergin oturuş : Gövdeyi dik tutarak gergin ve açık bacaklarla oturma.

Gergin asılma : Gergin kollarla asılma.

Gergin duruş : Vücudun, ayak uçları üzerinde dayalı ve gerili bulunduğu durum.

Gergin ip : Gergin bir biçimde bağlanmış gergin cambaz ipi.

Gergin ip üzerinde denge : Gerilmiş ip üzerinde dengelenme.

Gergin kanatlı kelebek : Ölçmen kelebekler familyasından olup, kahverengi tırtıllarıyle yaz aylarında meyve bahçelerine zarar veren pulkanatlı böcek.

Gergin oturuş : Gövdeyi dik tutarak, gergin ve kapalı bacaklarla oturma.

Gergin sıçrama : Kolların önden yukarı savrulması, bacakların geriye doğru itilmesiyle vücudun havada yay biçimini almasını sağlayan ve yerden çift ayakla yapılan sıçrama.

Gergin tel : Gergin biçimde bağlanmış cambaz teli.

Gergin ile ilgili Cümleler

  • Gergin olacağımı sandım , ama soğukkanlıydım.
  • Jale gergin biçimde boğazını temizledi.
  • Gergin görünüyorsun.
  • Gergin değilim.
  • Hepimiz senin geri dönüşünden ötürü gergindik.
  • İlk başta gergindim ama yavaş yavaş daha rahatladım.
  • Gergin misin?
  • Mürettebat gergin.
  • Neden bu kadar gerginim?
  • Havadaki gerginlik hissediliyordu.
  • Gergin hissediyorum.
  • İlk başta gergindim.
  • Gergin değildim.
  • "Gergin misin?" "Biraz."

Diğer dillerde Gergin anlamı nedir?

İngilizce'de Gergin ne demek? : adj. stretched, taut, strained, jumpy, tense, nervous, nervy, stressful, tight, uptight, on edge, highly strung, skittish, drawn, high-strung, jittery, spread, stiff

adv. on a knife edge, on pins and needles

Fransızca'da Gergin : contracté/e, raide, tendu/e

Almanca'da Gergin : adj. angespannt, fiebrig, gespannt, prall, straff, stramm

Rusça'da Gergin : adj. натянутый, напряженный, обостренный