Trial türkçesi Trial nedir
- Duruşma.
- Mahkeme.
- Sınavı.
- Dert veya tasa.
- Araştırmacının, deneklere yöntemi uyguladığı, verileri elde ettiği ve çıkan sonuçların değerlendirdiği ve bu üç elementi tasarım sırasında denetlediği bir çalışma. bir olayı veya genel bir gerçeği keşfetmek veya göstermek için kullanılan bir işlem.
- Eğitim ve öğretimle ilgili bir kuramın, bir görüşün, bir yöntemin uygulama olanağını araştırmak, bir öğrenci ya da öğretmen topluluğuyle ilişkili sorunların çözümü için önerilen çözüm yollarının geçerliğini anlamak amacıyla bilimsel ölçüler içinde ortam hazırlama ve tasarlanılan şeyi deneme eylemi.
- Girişim.
- Deneme.
- Bakma.
- Deneme yapmak.
- Örnek.
- Atma ya da atlama yapan yarışçının, her dönede birer kez kullandığı sınama hakkı.
- Yargılama.
- Duruşma yöntemi.
- Soruşturma.
- Atletizm, hukuk, eğitim, veterinerlik alanlarında kullanılır.
- Son soruşturma.
- Dert.
- Başbelası.
- Denek.
Trial ile ilgili cümleler
English: Galileo Galilei was an Italian astronomer and an important figure in the initial development of the modern sciences. His discoveries contradicted the teachings of the Catholic Church, and Galileo was put on trial for heresy by the Inquisition.
Turkish: Galileo Galilei İtalyan bir astronom ve modern bilimlerin ilk gelişmesinde önemli bir figürdü. Onun keşifleri Katolik Kilisesinin öğretileri ile çelişti ve Galileo Engizisyon tarafından sapkınlıkla yargılandı.
English: Burak went on trial for the murder of his wife, Tugba.
Turkish: Burak karısı Tuğba'nın cinayeti için mahkemeye gitti.
English: Dan stood trial for the first degree murder of Linda Smith.
Turkish: Dan, Lind Smith hakkında birinci derecede cinayetten yargılandı.
English: Facebook and text messages have emerged as key evidence in the trial of a man for raping a student.
Turkish: Facebook ve cep telefonu mesajları bir öğrenciye tecavüz etmesi nedeniyle bir adamın davasında kilit delil olarak ortaya çıkmıştır.
English: Ali stood trial for armed robbery.
Turkish: Ali silahlı soygun için yargılandı.
Trial ingilizcede ne demek, Trial nerede nasıl kullanılır?
Trial and error : Çeşitli yolları deneme. Deneme yanılma yöntemi. Deneme-yanılma yöntemi. Yeni sorunlar ve durumlar karşısında düşünme, plan yapma ve yöntemli biçimde hareket etme yerine denemelere girişerek çözüm ve uyma yolları arama davranımı. Tecrübe etme ve hata yapma. Deneme-yanılma. Deneme yanılma. Deneme ve yanılma. Sınama ve yanılma.
Trial and error learning : Sınama ve yanılma yoluyla öğrenme. Yeni öğrenme durumları karşısında öğrencinin, başarılı sonuç alıncaya, ya da hoşnut oluncaya değin kimi tepkileri hemen hemen rasgele yinelemesi ve sınaması temeline dayalı öğrenme. Deneme yanılma öğrenmesi.
Trial and error method : Sınama ve yanılma yöntemi. Deneme yanılma metodu. Deneme yanılma yöntemi. Rasyona girecek yem maddelerine rasyonda ne kadar yer verileceğine; hayvanın kuru madde gereksinimini karşılayacak biçimde tesadüfi değerler verilmesi, daha sonra rasyonun besin madde ve enerji düzeyinin hesap edilmesi, sonuçlar gereksinim düzeyleriyle karşılaştırılarak gerekli düzeltmelerin deneme yanılma yoluyla hesaplanması, rasyon hesaplama. Deneme ve yanılma yöntemi. Girişimler yaparak bunların sonuçlarından öğrenme şeklindeki öğrenme metodu.
Trial attorney : Dava vekili. Duruşma avukatı.
Trial balance : Muvakkat mizan. Mizan. Büyük defterdeki borç ve alacakların birbirini tutup tutmadığını denetleme. Büyük mizan. Küçük mizan. Geçici bilanço. Bir işletmenin ticari durumunu, etkinliğinin genel sonuçlarını gösteren ve belirli zamanlarda hazırlanan hesap özeti. Sağlama. Geçici mizan.
Trial fire : Kontrol ateşi. Deneme ateşi.
Trial heat : Tecrübe koşusu.
Trial of the pyx : Madeni paranın muayene edilmesi.
Trial lawyer : Dava avukatı. Duruşma avukatı.
Trial court : Bir davanın ilk duruşması. Deneme alanı. Bidayet mahkemesi. İlk derece mahkemesi.
İngilizce Trial Türkçe anlamı, Trial eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Trial ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Subject : Yüklemin gösterdiği kılış ile doğrudan ilgili olan kişi ya da şeye verilen ad; bir oluş ve kılışın gerçekleşmesini sağlayan kimse veya şey: eskiler, baharı ya tabiatta yahud tecrid halinde, tek manzarasında severlerdi (a. h. tanpınar, yaşadığım gibi, s. 114). oda karşıma düşen duvardaki hücreye konmuş büyükçe bir gaz lambasıyla aydınlanıyordu a. h. tanpınar, abdullah efendinin rüyaları, s. 90). bu tahammül edilemez bir ömürdü (r. h. karay, memleket hikayeleri, s. 34). agah bey, içti; biraz buruk, lakin baygın kokulu, tuhaf lezzetli, hoş bir içkiydi (r. h. karay, göst. e., s. 35). ben anadolu'ya gitmezden önce manevi kuvvet denilen şeyin millet mücadelelerinde büyük bir rol oynadığına ve bunun ruhtan gelen bir yüreklilikle oluştuğuna inandım (y. k. karaosmanoğlu, ergenekon, s. 114). odada, galiba, teyzesi yatıyor. (p. safa, şimşek, s. 210). hakikatte bütün istanbul garip bir sinirlilik içinde idi (a. h. tanpınar, sahnenin dışındakiler, s. 276). o, zamanın sahibi idi (a. h. tanpınar, saatleri ayarlama enstitüsü, s. 37). siz doğru dürüst konuşmasını bilmez misiniz hiç? (t. buğra, yalnızlar, s. 216). melek, hastanın başucuna götürüldüğü zaman, bu burnu uzamış, gözleri çukura kaçmış adamla alakasını anlayamamıştı (s. f. abasıyanık, bütün eserleri 3: medarı maişet motoru, s. 170). yol ayrımına, yolu olan gelir! (k. tahir, yol ayrımı, s. 310). insan alemde hayal ettiği müddetçe yaşar (y.kemal bayatlı, kendi gök kubbemiz, s. 91) vb. Bir deneylemede deneysel değişkenin etkileri altında bırakılarak değişmeleri gözlenen ya da deneye vurulan edilgen birey ya da canlı. bk. katılmacı denek. Mecbur etmek. Ders. Çektirmek. Boyun eğdirmek. Ele alınan, üzerinde konuşulan ya da yazı yazılan düşünce, sorun, durum ya da olay. herhangi bir ders kapsamının, belli bir sürede öğretilecek bölümlerinden her biri. Bir oyunun en kestirme biçimde anlatılabilecek baş olgusu. Tabi kılmak.
Judgment seat : Hakim makamı.
Business enterprise : Tüzel kişilik şirketi. Ticari girişim. Ticari şirket. Ticari teşebbüs. Ticari kurum.
Assay : Ayarını belirlemek. Ayar etmek. Analiz. Tecrübe etmek. Tahlil etmek. Tecrübe. Kalkışmak. Ayarlamak. Çözümleme. Denemek.
Bash : İndirmek. Çarpmak. Kuvvetle vurmak. Hızla vurmak. Eğlence. Geçirmek. Yumruk. Şiddetle vurmak. Sert vuruş.
Attempted : Denenen. Gayret edilen. Çaba gösterilen. Teşebbüs edilen.
Badass : Agresif tip. Güçlü etkisi olan. Çok çarpıcı. Kaba. Belalı. (argo) agresif kimse. Sert çocuk. Çok etkileyici. Kabadayı.
Millstone : Yük. Engel. Değirmentaşı. Değirmen taşı. New jersey eyaletinde yerleşim yeri.
Effort : Ceht. Güç. Uğraşma. Emek. Çabalama. Çaba harcama. Teşebbüs. Çaba.
Ensamples : Örneklemek. Örnek yoluyla göstermek. Örneklerle açıklamak. Nümune. Örnek göstermek.
Trial synonyms : snellen test, road test, ministry of transportation test, clinical trial, clinical test, preclinical test, mot test, trying on, double blind, preclinical trial, pilot program, preclinical phase, examining, endeavour, guinea pig, endeavor, tryout, reagent, run, discomfort, example, testee, trial balloon, examination, inquests, eying, court of law, tried out, try, assize, court of justice, hearing, demarche.
Trial zıt anlamlı kelimeler, Trial kelime anlamı
Defense : Savunma silahları. Korunma. Vikaye. Savunu. Defans oyuncusu. Himaye. Savunma. Doğrulama. Görevi karşı takımın akıncılarına karşı kaleyi korumak olan oyuncuların kurdukları kat.
Prosecution : Davacı. Devam. İlerletme. Sürdürülme. Dava. Sürdürme. Kovuşturma. Yeniden kovuşturma. Takip.
Theoretical : Nazari. Nazariyat. Teorik. Kuramsal.
Trial ingilizce tanımı, definition of Trial
Trial kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The act of trying or testing in any manner.

Bu kısımda Trial kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Trial ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Trial anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Trial ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.