Effort türkçesi Effort nedir
- Uğraşma.
- Efor.
- Girişim.
- Bir ereğe varmak, herhangi bir engeli aşmak için harcanan zihinsel ya da bedensel güç.
- Eser.
- Eğitim alanında kullanılır.
- Deneme.
- Teşebbüs.
- Çaba.
- Gayret.
- Çabalama.
- Güç.
- Çaba harcama.
- Emek.
- Başarı.
- Ceht.
Effort ile ilgili cümleler
English: All our effort ended in failure.
Turkish: Bütün çabamız başarısızlıkla sona erdi.
English: Even good friends should make an effort to keep up their friendship.
Turkish: Yakın arkadaşların bile arkaşlıklarını devam ettirebilmek için gayret göstermeleri gerekir.
English: Clyde Tombaugh's job was to photograph one small piece of the night sky at a time. He then had to carefully examine and compare the photos in an effort to detect an unidentified moving point of light that might be a planet.
Turkish: Clyde Tombaugh'ın işi bir seferde gece gökyüzünün küçük bir parçasını fotoğraflamaktı . Daha sonra bir gezegen olabilecek bir ışığın tanımlanamayan hareket eden noktasını tespit etmek amacıyla fotoğrafları dikkatlice incelemek ve karşılaştırmak zorunda kaldı.
English: Amy made an effort to stand up.
Turkish: Amy ayağa kalkmak için bir çaba sarfetti.
English: After years of frustrations, finally all my effort had been repaid.
Turkish: Yıllar süren hüsranlardan sonra, nihayet çabalarım meyve verdi.
Effort ingilizcede ne demek, Effort nerede nasıl kullanılır?
Effort distance : Kuvvet yolu. (kaldıraçta) kuvvet kolu.
Best effort basis : Eniyi çaba ilkesi. Bir yatırım bankası ya da grubunun, bir şirket tarafından yeni çıkarılan hisse senedini olabilecek eniyi fiyattan ve en yüksek miktarda satmayı üstlenmesi. krş. aracılık yüklenimi, eniyi çaba yüklenimi.
All out effort : Üstün gayret.
Concerted effort : Uyumlu çaba. Düzenli çaba.
Creative effort : Yaratıcı güç. Yeni bir sonuca varmak amacıyla gösterilen çaba.
Intellectual effort : Bir yapıtın yaratılması için harcanan çaba. Düşünü emeği.
Exert effort : Çaba sarfetmek.
Least effort : Minimum efor. En az çaba kuralı. En az çaba yasası. Konuşma sırasında zamandan ve emekten tasarruf ederek kolaylık sağlamak amacıyla ses düşmesi, ses benzeşmesi, ses ve hece kaynaşması (contraktion) gibi olaylara yol açan kural: inilemek>inlemek, elli altı>ellaltı, beybaba>beyba, hanım nine>haminne, ağabey>abi, ne asıl>nasıl, ne için>niçin, yigirmi>yirmi vb. bu kural, yazı dilinin baskısından uzak olan anadolu ve rumeli ağızlarında çok işlektir: alıyor>alıyo, gördüm>gbödüm, geldi > gbedi, tarla>talla, onlar>onnar, dinlemek>dinnemek, yanlış>yannış, baber- «getirmek» < alıp beri gel- gibi.
Enormous effort : Üstün gayret.
Exert every effort : Çırpınıp durmak.
İngilizce Effort Türkçe anlamı, Effort eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Effort ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Toil : Çalışmak. Güçlükle hareket etmek. Uğraşmak. Zahmet çekmek. Irgat gibi çalışmak. Didinmek. Zahmet. Çok çalışmak. Sıkı çalışarak yorulmak. Yorulmadan çalışmak.
Assiduity : Çalışkanlık. Özen.
Struggled : Çabalamak. Cebelleşmek. Boğuşmak. Uğraşmak. Savaşmak. Dövüşmek. Çalışmak. Mücadele etmek. Savaşım vermek.
Achievement age : Bir başarı testinde gerçek ya da yaklaşık olarak ortalamayı gösteren ham puanı elde etmek için gereken yaş. Başarı yaşı.
Conation : Arzu. Konasyon.
Energies : Kuvvet. Enerji. Erke.
Exserting : Güç kullanma. Gayret sarfetme.
Pains : İtina. Zahmet. İhtimam. Doğum sancıları. Özen.
Bash : Yumruk. Eğlence. Sertçe vurmak. Geçirmek. Çarpmak. Kuvvetle vurmak. Sert vuruş. Hızla vurmak. Şiddetle vurmak.
Try : Yoklamak. Sıkmak. -e soyunmak. Deneyimlemek. Atış hakkı (ragbi). Kalkışma. (bir işe) soyunmak. Çalışmak.
Effort synonyms : physical exercise, power play, squeeze play, mug's game, physical exertion, academy, academic preparation, achromatopsia, abulia, coping with, run, whirl, squeeze, beats, struggle, scaffolding, consequences, overexertion, active school, efforts, worst, seeking, deeding, consequence, least resistance, academy of economic and commercial sciences, go, exertions, pass, feat, takeover attempt, clout, attempting.
Effort zıt anlamlı kelimeler, Effort kelime anlamı
Inactivity : Tembellik. Tesirsizlik. Avarelik. Üşengeçlik. Hareketsizlik. Etkisizlik. Durgunluk.
Worst : Yün iplik. En fena. En kötü. En kötü şekilde. En kötü biçimde. Alt etmek. Yenmek. En kötü şey. En kötüsü.
Best : Hakkından gelmek. Geçmek. Alt etmek. En. En iyisi. Yenmek. Birinci sınıf. En iyi şekilde. En çok. Baskın çıkmak.
Effort ingilizce tanımı, definition of Effort
Effort kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : More or less strenuous endeavor. As, an effort to scale a wall. An exertion of strength or power, whether physical or mental, in performing an act or aiming at an object. Struggle directed to the accomplishment of an object. To stimulate.

Bu kısımda Effort kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Effort ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Effort anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Effort ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.