Toil türkçesi Toil nedir

  • Yorulmadan çalışmak.
  • Çalışmak.
  • Çok çalışmak.
  • Güçlükle hareket etmek.
  • Yorulmak.
  • Sıkı çalışarak yorulmak.
  • Emek sarfetmek.
  • Didinmek.
  • Zahmet.
  • Zar zor ilerlemek.
  • Irgat gibi çalışmak.
  • Uğraşmak.
  • Zahmet çekmek.
  • Ikına sıkına yürümek.

Toil ile ilgili cümleler

English: "I have to pee." "Jonny, that's not the right thing to say. Say, 'Excuse me. I need to go to the toilet.'"
Turkish: "İşemek zorundayım." "Jonny, söylemek için bu doğru bir yol değil. Şöyle söyle, 'Affedersiniz. Tuvalete gitmem gerekiyor.'"

English: Ali didn't flush the toilet.
Turkish: Ali sifonu çekmedi.

English: Ali asked Mary to pick up some toothpaste and some toilet paper at the supermarket.
Turkish: Ali Mary'in markette biraz diş macunu ve biraz tuvalet kağıdı almasını istedi.

English: Ali cleaned the toilet.
Turkish: Ali tuvaleti temizledi.

English: Ali asked Mary to scrub the toilet.
Turkish: Ali Mary'den tuvaleti fırçalamasını rica etti.

Toil ingilizcede ne demek, Toil nerede nasıl kullanılır?

Toil and moil : Zorla yapmak. Zahmet çekmek. İmanı gevremek. Didinmek.

Toile : Tuval.

Toiled : Sıkı çalışarak yorulmak. Çok çalışmak. Emek sarfetmek. Yorulmak. Uğraşmak. Zahmet çekmek. Zahmet. Irgat gibi çalışmak. Ikına sıkına yürümek. Çalışmak.

 

Toiler : Çok çalışan kimse.

Toilers : Çok çalışan kimse.

Toilet brush : Banyo fırçası. Tuvalet fırçası.

Toilet bag : Makyaj çantası.

Toilet paper : Tuvalet kağıdı. Taharet kağıdı.

Toilet articles : Tuvalet maddeleri. Temizlik için kullanılan maddeler. Helalarda kullanılan özel maddeler.

Toilet bowl : Tuvalet leğeni. Alafranga hela taşı. Klozet.

İngilizce Toil Türkçe anlamı, Toil eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Toil ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Fatigue : Kırıklık. Bitkinlik. Bir metalin gerilme dayanıklılığı sınırının oldukça altında olan yinelemeli zorlamalarla kendini bırakma eğilimine girmesi. Yormak. Ayakta duramama. Yorgunluk vermek. Biyoloji, fizik, madencilik alanlarında kullanılır. Yorulum. Uzun bir uyartı sonucu bir organın hücrelerinde meydana gelen fizyolojik bir durum.

Exertion : Ceht. Sarfetme. Emek. Güç harcama. Uğraş. Gayret. Efor. Çaba.

Onerousness : Sıkıntılı olma. Sıkıntı. Ağırlık. Külfet. Külfetlilik.

Grub : Kök sökmek. Çapalamak. Yiyecek. Larva. Yemek yemek. Ağır iş yapmak. Toprağı eşelemek. Yemek. Ot ve kökleri temizlemek. Toprağı kazmak.

Roping : Halatla bağlamak. Kement atarak at ya da sığır yakalama. İp ip olmak (sıvı). Kementle yakalamak. Bağlamak.

Cram : Sınava çalışmak. Tıka basa yedirmek. Tıkmak. Sınav için çok çalışmak. Tıkıştırmak. İnekletmek. Tıkınmak. Sınava hazırlamak. Tıka basa doldurmak. İneklemek.

Grueling : Zorlu. Zorluk. Meşakkat. Ağır ceza. Yorucu. Ağır iş. İşkence. Yorucu şey. Eziyetli.

Be occupied with doing : Yapmakla meşgul olmak. Meşgul olmak.

 

Endeavoured : Yapmaya çalışmış. Çaba harcamak. Çalışmış. Gayret etmek. Çaba göstermiş. Emek harcamış. Gayret etmiş. Çabalamak.

Gruellings : Zahmetli. Yorucu şey. Çok yorucu. Meşakkat. Ağır ceza. Zorlu. Zorluk. Ağır iş. İşkence.

Toil synonyms : do work, inconvenience, bend over backwards, drudge, functioned, painstaking, grind, bone up on, knock oneself out, bust a gut, being tired, get tired of, feel tired, toil and moil, attempt, taking pains, gruelling, be hard at it, endeavored, be occupied in doing, moiled, slaving, travailing, work, grubs, drudgery, frazzle, labour, slave, take pains, grubbed, hunt, exhaust.

Toil ingilizce tanımı, definition of Toil

Toil kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To exert strength with pain and fatigue of body or mind, especially of the body, with efforts of some continuance or duration. To work. Labor with pain and fatigue. To overlabor. Labor that oppresses the body or mind, esp. the body. Any thread, web, or string spread for taking prey. Usually in the plural. To labor. To weary. A net or snare.