Exertion türkçesi Exertion nedir

Exertion ingilizcede ne demek, Exertion nerede nasıl kullanılır?

Muscular exertion : Kas yorgunluğu. Kaslara aşırı yüklenmeyle oluşan güç azalması.

Exertional angina : Efor anginası.

Exertional dyspnea : Efor dispnesi.

Exertions : Emek. Zahmet. Uğraş. Gayret. Sarfetme. Çaba.

Inexertion : Eylemsizlik. Atalet. Hareketsizlik. Devinimsizlik. Durgunluk.

Exert effort : Çaba sarfetmek.

Overexerting : Aşırı çaba sarfetmek. Aşırı çabalamak. Aşırı efor sarfetmek. Aşırı efor sarf etmek. Aşırı sarf etmek (kuvvet, enerji, güç, etki, vs.). Aşırı çaba göstermek.

Exerting : Harcamak. Kullanmak. Uğraşma. Çabalama. Gayret sarfetme. Uygulamak. Güç kullanma.

Exert influence : Nüfuz kullanmak.

Exert oneself : Uğraşmak. Fazla uğraşmak. Güç harcamak. Çok çabalamak. Çabalamak. Çaba sarfetmek. Kendini zorlamak. Gayret sarfetmek. Gayret sarf etmek. Yardırmak.

İngilizce Exertion Türkçe anlamı, Exertion eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Exertion ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Rubbing : Ovma. Ovalama. Sürtünme. Taşla silme. Frotman. Merdane ile bastırma. Sürtme. Silme. Delk.

Least effort : Konuşma sırasında zamandan ve emekten tasarruf ederek kolaylık sağlamak amacıyla ses düşmesi, ses benzeşmesi, ses ve hece kaynaşması (contraktion) gibi olaylara yol açan kural: inilemek>inlemek, elli altı>ellaltı, beybaba>beyba, hanım nine>haminne, ağabey>abi, ne asıl>nasıl, ne için>niçin, yigirmi>yirmi vb. bu kural, yazı dilinin baskısından uzak olan anadolu ve rumeli ağızlarında çok işlektir: alıyor>alıyo, gördüm>gbödüm, geldi > gbedi, tarla>talla, onlar>onnar, dinlemek>dinnemek, yanlış>yannış, baber- «getirmek» < alıp beri gel- gibi. Minimum efor. En az çaba yasası. En az çaba kuralı.

 

Ardency : Tutku. Heves. Şevk. Ateşlilik.

Difficulty : İtiraz. Külfet. Engel. Sıkıntı. Pürüz. Zorluk. Sorun. Meşakkat. Gedik. Güçlük.

Inconvenienced : Sıkıntı vermek. Zahmet olmak. Rahatsız etmek. Rahatsız edilmiş. Güçlük vermek. Rahatsızlık verilmiş. Sorunlu hale getirilmiş. Sıkıntı veren şey. İşini zorlaştırmak.

Assiduity : Özen. Çalışkanlık.

Onerousness : Külfet. Sıkıntı. Ağırlık. Sıkıntılı olma. Külfetlilik.

Supererogation : İstenenden fazlasını yapma. İşgüzarlık. Görevinden fazlasını yapma.

Grueling : Zorluk. Ağır ceza. İşkence. Yorucu şey. Meşakkat. Eziyetli. Ağır iş. Zorlu. Yorucu.

Punishment : Ukubet. Sert davranma. Terbiye. Ağır çalıştırma. Hırpalama. Ceza. Zarar verme. Cezalandırma. Mücazat.

Exertion synonyms : physical exercise, physical exertion, overexertion, least resistance, employments, employment, inconveniency, inconvenience, energies, ardors, occupation, application, gruelings, main power, manpowers, trouble, work, friction, agents of production, energy, exercising, travail, nerve, toil, pastime, labours, push, career, detrition, pastimes, exertions, scaffolding, ardentness.

 

Exertion ingilizce tanımı, definition of Exertion

Exertion kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : As, an exertion of strength or power. An exertion of the limbs or of the mind. It is an exertion for him to move, to-day. An effort, esp. a laborious or perceptible effort. The act of exerting, or putting into motion or action. The active exercise of any power or faculty.