Onerousness türkçesi Onerousness nedir

Onerousness ingilizcede ne demek, Onerousness nerede nasıl kullanılır?

Onerous contract : Bir hakkı kısıtlayıcı sözleşme. İvazlı sözleşme. Ekonomik açıdan dezavantajlı sözleşme. İvazlı akit.

Onerous peace : Bedeli ağır barış.

Onerous : Çok zahmetli. Külfetli. Zahmetli. Güç. Zahmet gerektiren. Ağır. Meşakkatli. Eziyetli. Sıkıntılı.

Onerously : Emek vererek. Zahmetli bir şekilde. Külfetli bir şekilde. Ağır bir şekilde.

İngilizce Onerousness Türkçe anlamı, Onerousness eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Onerousness ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Burthen : Bir yük koyarak ağırlaştırmak. Mesuliyet. Ana fikir. Yüklemek. Ağırlaştırmak. Nakarat. Yüklenmek. Yük. Sıkmak.

Difficulty : Güçlük. Engel. Zorluk. İtiraz. Meşakkat. Sorun. Gedik. Pürüz.

Bulkiness : İrilik. Hacimlilik. Hantallık. Beceriksizlik.

Impositions : Kullanma. Aldatma. Ceza (okul). Koyma. Zorla kabul ettirme. Ceza. Taciz. Vergi. Haksız talep.

Anxiety : Şiddetli istek. Heves. Kaygı. Merak. Düşünce. Sosyoloji, veterinerlik alanlarında kullanılır. Canlının içinde bulunduğu sıkıntılı duruma bağlı olarak gelişen psikonöretik bozukluk. Kaygılılık. Anksiyete.

 

Adversities : Güçlük. Zorluk. Terslikler. Şanssızlık.

Exertion : Gayret. Çaba. Güç harcama. Emek. Efor. Uğraş. Sarfetme. Ceht.

Burdensomeness : Problem veya külfet olma durumu. Kasvet. Acıklı olma durumu. Terslik.

Painstaking : Dikkatle yapan. İtinalı. İtina isteyen (iş). Özenen. Özenli. Emek veren. İtina. Dikkatli. Titiz.

Discommodity : Rahatsızlık. Uygunsuzluk.

Onerousness synonyms : grueling, heaviness, bores, avoirdupois, affliction, inconvenienced, brunt, angsts, punishments, inconveniency, annoyance, chain, arduousness, onuses, pains, angst, adversity, bother, difficultness, dead weight, dullness, bore, lugubriousness, tax, saturninity, gruelling, imposition, agitation, counterweight, agitations, tasks, gruelings, boredoms.

Onerousness zıt anlamlı kelimeler, Onerousness kelime anlamı

Ease : Hafifletmek. Gevşetmek. Rahatlatmak. Kolaylık. Ağrıdan kurtarmak. Kolaylaşmak. Rahatlık. Rahat. Huzur. Refah.