Difficulty türkçesi Difficulty nedir

Difficulty ile ilgili cümleler

English: Ali had difficulty convincing Mary that she should quit her job.
Turkish: Ali işini bırakması gerektiği konusunda Mary'yi ikna etmekte zorluk yaşadı.

English: Ali has been having difficulty breathing.
Turkish: Ali nefes almada zorluk çekiyordu.

English: A new difficulty has arisen.
Turkish: Yeni bir zorluk ortaya çıktı.

English: Ali has difficulty making decisions.
Turkish: Ali kararlar vermede zorluk çekiyor.

English: Ali had difficulty learning French.
Turkish: Ali Fransızca öğrenmede zorlanıyor.

Difficulty ingilizcede ne demek, Difficulty nerede nasıl kullanılır?

Difficulty in breathing : Nefes darlığı.

Difficulty in swallowing : Yutkunma zorluğu. Yemek borusu, yutak veya ağız yaralanmaların veya sinirsel uyarımlarındaki yetersizliklerden kaynaklanan yiyecek ve içecekleri yutma güçlüğü, yutkunma güçlüğü, disfaji, oral disfaji, orofarengiyal disfaji, farengiyal disfaji, yutak disfajisi, orofarengiyal yutma güçlüğü. Yutkunma güçlüğü. Yutma güçlüğü.

Difficulty value : Güçlük değeri. Bir öğrenci topluluğuna örneğin belli bir yaşta ya da sınıftaki öğrencilere uygulanan testin herhangi bir maddesini doğru yanıtlayanların o maddeyi yanıtlayanlara göre yüzdelik değeri.

 

Having difficulty with : Sıkıntı çekme. Bir şeyle mücadele etme. Zor zaman geçirme.

Degree of difficulty : Zorluk derecesi.

Has difficulty : Zor durumda. Sorun yaşıyor. Zorluk çekiyor.

Obviate a difficulty : Bir engeli gidermek. Bir zorluğun üstesinden gelmek.

With difficulty : Çok çaba göstererek. Bata çıka. Zorlanarak. Güçlükle. Gücün gücüne. Büyük çabayla. Güç. Zorlukla. Zor bir şekilde. Kolay olmayan bir şekilde.

Difficult child : Zor çocuk. Uğraşılması zor çocuk.

In difficulty : Zorluklar içinde. Problemler zamanında. Problemler döneminde. Darda. Zor zamanlar geçiren. Zorda.

İngilizce Difficulty Türkçe anlamı, Difficulty eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Difficulty ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Barricading : Barikat. Geçiş engeli. Tabur. Mania. Barikat yapmak. Barikat kurarak savunmak. Set çekmek. Siper. Barikat kurmak.

Grievance : Kincilik. Şikayete sebep olan durum. Dert. Sıkıntı sebebi. Şikayete yol açan durum. Kindarlık. Yakınma. Şikayet.

Cranny : Çatlak. Kuytu. Sığınak. Yarık.

Complicatedness : Karmakarışıklık. Karmaşıklık. Çapraşıklık.

Asperity : Haşinlik. Davranış. Kaba söz. Pürüzlü. Acı söz. Sert hava. Kötü söz.

Barraging : Yaylım ateşi. Nehir barajı. Yoğun yaylım ateşi. Baraj. Bent. Engelleme ateşi. Soru yağmuruna tutmak. Yağmur.

Hangup : Duygu karmaşası. Mesele. Psikolojik engel. Takınak. Takıntı.

Affliction : Ağrı. Acı. Dert. Keder. Felaket. Izdırap. Üzüntü. Üzme. Istırap.

Buts : Karşı çıkma.

 

Countercheck : Reaksiyon. Tepki. Tekrar kontrol etme.

Difficulty synonyms : cognitive factor, pisser, tsuris, aperture, caviled, drawbacks, complications, hangups, diastema, balk, task, boredoms, complication, onuses, crevices, demurred, impositions, killer, salesclerk, baulks, inroad, cavils, but, austerity, complexities, bottleneck, contretemps, barricades, salesclerks, roughness, unevenness, wrinkle, agitation.

Difficulty zıt anlamlı kelimeler, Difficulty kelime anlamı

Ease : Gevşetmek. Dindirmek. İçi rahat olma. Yatıştırmak. Rahatlık. Rahatlatmak. Rahatlamak. Dikkatle yerleştirmek. Kolaylık. Refah.

Easy : Rahatlıkla. Asanlıkla. Yavaş. Serbest. Sakin. Bir oyun çalışması olurken yapılan ihtar. Zahmetsiz. Asan. Kolaylıkla. Dertsiz.

Effortlessness : Çabasızlık. Gayretsizlik. Kolay olma durumu. Kolaylık. Çaba göstermeme durumu. Gayretsiz.

Difficulty ingilizce tanımı, definition of Difficulty

Difficulty kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The state of being difficult, or hard to do. Arduousness. Hardness. A work of difficulty. Opposed to easiness or facility. As, the difficulty of a task or enterprise.