Toile türkçesi Toile nedir
Toile ile ilgili cümleler
English: Ali asked Mary to pick up some toothpaste and some toilet paper at the supermarket.
Turkish: Ali Mary'in markette biraz diş macunu ve biraz tuvalet kağıdı almasını istedi.
English: Ali cleaned the toilet.
Turkish: Ali tuvaleti temizledi.
English: Ali asked Mary to scrub the toilet.
Turkish: Ali Mary'den tuvaleti fırçalamasını rica etti.
English: Ali didn't flush the toilet.
Turkish: Ali sifonu çekmedi.
English: "I have to pee." "Jonny, that's not the right thing to say. Say, 'Excuse me. I need to go to the toilet.'"
Turkish: "İşemek zorundayım." "Jonny, söylemek için bu doğru bir yol değil. Şöyle söyle, 'Affedersiniz. Tuvalete gitmem gerekiyor.'"
Toile ingilizcede ne demek, Toile nerede nasıl kullanılır?
Toiled : Didinmek. Emek sarfetmek. Yorulmak. Irgat gibi çalışmak. Uğraşmak. Zahmet. Ikına sıkına yürümek. Zahmet çekmek. Çalışmak. Sıkı çalışarak yorulmak.
Toiler : Çok çalışan kimse.
Toilers : Çok çalışan kimse.
Toilet : Alaturka hela. Giyim kuşam. Yıkanıp giyinip taranma işi. Helataşı. Hela. Giyinme. Klozet. Tuvalet. Çekidüzen. Kabine.
Toilet articles : Helalarda kullanılan özel maddeler. Temizlik için kullanılan maddeler. Tuvalet maddeleri.
Toilet brush : Banyo fırçası. Tuvalet fırçası.
Toilet bag : Makyaj çantası.
Toilet case : Makyaj kutusu.
Toilet roll : Bir top tuvalet kağıdı. Tuvalet kağıdı.
Toilet powder : Makyaj pudrası. Yüz pudrası.
İngilizce Toile Türkçe anlamı, Toile eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Toile ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Restroom : Hela. Umumi tuvalet. Halka açık tuvalet. Tuvalet.
Potty : Çocuk dilinde klozet. Lazımlık. Solak. Deli. Çatlak. Basit. Eskiden yatağın yanına konulan portatif tuvalet. Çocuk dilinde lazımlık. Ahmak. Oturak.
Twilling : Fitilli kumaş dokumak. Kabarık çapraz dokulu kumaş. Kabartma çizgili kumaş. Dimi. Kruvaze armür. Kumaş. Fitilli kumaş. Kumaş dokumak.
Toilet bowl : Klozet. Alafranga hela taşı. Tuvalet leğeni.
Room : Boş yer. Apartman. Olanak. Fırsat. Oturmak. Bir yapının, özellikle bir evin, oturmak, çalışmak, yatmak gibi eylemlere yarayan gözelerinden her biri. Oda. Meydan. Mahal. Ç.daire.
John : Tuvalet. Yüz numara. Herif. (fahişe için) müşteri. Erkek ismi.
Public convenience : Halka açık tuvalet. Belediye tuvaleti. Umumi tuvalet.
Closet : Tuvalet. Küçük oda. Gömme dolap.
Twill : Kabarık dokunmuş kumaş. Fitilli kumaş dokumak. Kruvaze armür. Kumaş. Kabarık çapraz dokulu kumaş. Dimi. Kabartma çizgili kumaş. Kumaş dokumak. Fitilli kumaş.
Canvased : Tuvale yapılmış tablo. Tente. Kaputbezi. Brandayla örtmek. Kanava. Branda. Keten bezi. Branda bezi. Yelken bezi.
Toile synonyms : public toilet, w.c., toilet facility, plumbing fixture, potty seat, flushless toilet, convenience, privy, head, can, bathroom, twills, toilet seat, canvasses, stool, commode, throne, canvases, stretcher, flush toilet, wash room, pot, comfort station, crapper, loo, public lavatory, lavatory, water closet, stretchers, lav, potty chair, bath, canvas.
Toile zıt anlamlı kelimeler, Toile kelime anlamı
Uncover : Kapağını açmak. Ortaya çıkarmak. Meydana çıkarmak. Şapka çıkarmak. Örtüsünü kaldırmak. Örtüsünü açmak. Deşifre etmek. Üstünü açmak. Su yüzüne çıkarmak. Ortaya çıkmasını sağlamak.
Nonworker : İşsiz güçsüz. İşsiz olan kimse. Çalışmayan. Çalışmayan kimse.

Bu kısımda Toile kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Toile ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Toile anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Toile ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.