Fatigue türkçesi Fatigue nedir

  • Tükenmişlik.
  • Yorgunluk vermek.
  • Kağşama.
  • Aşırı yorgunluk.
  • Yorgunluk.
  • Dayanıklılığını yitirme.
  • Bir metalin gerilme dayanıklılığı sınırının oldukça altında olan yinelemeli zorlamalarla kendini bırakma eğilimine girmesi.
  • Uzun bir uyartı sonucu bir organın hücrelerinde meydana gelen fizyolojik durgunluk.
  • Ayakta duramama.
  • Yorulma.
  • Kırıklık.
  • Argınlık.
  • Yormak.
  • Angarya.
  • Maden yorgunluğu.
  • Bitkinlik.
  • Uzun bir uyartı sonucu bir organın hücrelerinde meydana gelen fizyolojik bir durum.
  • Yorulmak.
  • Biyoloji, fizik, madencilik alanlarında kullanılır.
  • Yorulum.

Fatigue ile ilgili cümleler

English: As a result of always being hungry and fatigued, that dog finally died.
Turkish: Her zaman aç ve yorgun olmanın sonucu olarak, o köpek sonunda öldü.

English: With hunger and fatigue, the dog died at last.
Turkish: Açlıktan ve yorgunluktan dolayı, köpek sonunda öldü.

English: The beggar was dizzy with hunger and fatigue.
Turkish: Dilencinin açlık ve yorgunluktan başı dönüyordu.

English: Driver fatigue is a major cause of car accidents.
Turkish: Sürücü yorgunluğu araba kazaları önemli bir nedenidir.

English: Fatigue is the natural result of overwork.
Turkish: Yorgunluk fazla çalışmanın doğal sonucudur.

Fatigue ingilizcede ne demek, Fatigue nerede nasıl kullanılır?

 

Fatigue allowances : Yorgunluk hoşgörüsü. Bir işin yapılması için gereken zaman saptanırken işin yapılmasından dolayı ortaya çıkacak fiziksel ve düşünsel yorgunluklar için kabul edilen hoşgörü.

Fatigue clothes : İş elbisesi. Kışla hizmeti elbisesi.

Fatigue detail : Angaryacılar.

Fatigue dress : Angarya elbisesi. Askeri işlerin dışında giyilen asker elbisesi (temizlik, tamir, vb.). İş elbisesi.

Fatigue duty : Kışla hizmeti. Angarya.

Dielectric fatigue : Dielektrik yorulma. Dielektrik yorulması.

Fatigue party : Silah kullanmaksızın bir görevi yerine getirmeleri emredilen bir grup asker. Angaryacılar.

Fatigue of metals : Metal yorgunluğu. Metallerin, belli dönüşül bir zorlama ile yinelenen gerginliklerden ve buzsul yapının bozulmasından kaynaklanan yıpranımları. Metal yorulumu. Metallerin yorulması.

Combat fatigue : Savaş sonrası nevroz. Savaş sonrası yaşanan psikolojik bozuluk. Savaş sonrası ruhsal bozukluk. Savaş bunalımı. Savaş yorgunluğu. Çarpışma yorgunluğu. Muharebe yorgunluğu.

Elastic fatigue : Esneklik yorulumu. Esnek bir katının zorlayıcı etkinin kalkmasından sonra, ilk boyut ve biçimine dönmede gecikmesi. Esnek yorulma. Esneklik yorgunluğu.

İngilizce Fatigue Türkçe anlamı, Fatigue eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Fatigue ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Asthenopia : Görüş zaafiyeti. Görme bozukluğu. Astenopi. Göz yorgunluğu.

Brokenness : Kırılmış olma durumu. Parçalanmış olma durumu.

Debilities : Dermansızlık. Debilite. Güçsüzlük. Zafiyet. Takatsizlik. Halsizlik. Zayıflık.

Do in : Hırpalamak. Gebertmek. Öldürmek. Dövmek. Çok yormak. Pataklamak. İşini bitirmek. Dolandırmak.

 

Malaise : Sıkıntı. Keyifsizlik. Rahatsızlık. Halsizlik. Malez. Kırgınlık.

Getting tired : Yorgun olmak. Yorgun düşmek.

Weariness : Halsizlik. Bitiklik. Usanç. Bezginlik. Bıkkınlık. Taab. Gına.

Tucker : Korse içine giyilen dantel yelek. Şömizet. Boyun atkısı (kadın). Yiyecek. Korse içine giyilen dantel yelek (17.yy.). Bezdirmek. Tıkıştıran. Plise makinesi. Bıktırmak.

Sagging : Laçka. Gevşek bir şekilde asılı duran. Düşen. Sarkan. Eğilen. Belverme. Düşme. Fiyatların devamlı düşmesi. Batan.

Weakness : Hasta oluş. Halsizlik. Güçsüzlük. Sönüklük. Dayanıksızlık. Cansızlık. Kuvvetsizlik. Zayıflık. İnginlik. Zayıf taraf.

Fatigue synonyms : exhaustion, creaming, lassitude, attributing, asthenia, be tired, corvees, attributed, haggardness, wilt, exhaust, fag, yielding, frazzles, donkey work, wornness, ascribes, attribute to, deadness, donkeywork, malaises, knacker, languor, astasia, defatigation, eyestrain, busywork, fags, wilts, fatique, be done, taedium, do up.

Fatigue zıt anlamlı kelimeler, Fatigue kelime anlamı

Recuperate : Rejenere etmek. İyileşmek. Geri kazanmak. Zararını çıkarmak. Telafi etmek. Sağlığı düzelmek. Yeniden sağlığına kavuşmak. Yeniden kazanmak. Hastalıktan sonra iyileşmek. Toparlanmak.

Refresh : Ferahlamak. Açılmak. Hayat vermek. Dinçleşmek. Tazelenmek. Mutlulandırmak. Tazelemek. Mutlandırmak. Dinlendirmek. Canlandırmak.

Fatigue ingilizce tanımı, definition of Fatigue

Fatigue kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To tire. To harass with toil. To exhaust the strength or endurance of. Weariness from bodily labor or mental exertion. To weary with labor or any bodily or mental exertion. Lassitude or exhaustion of strength.