Weariness türkçesi Weariness nedir

Weariness ile ilgili cümleler

English: I studied his face for signs of weariness.
Turkish: Yorgunluk belirtileri için yüzünü inceledi.

Weariness ingilizcede ne demek, Weariness nerede nasıl kullanılır?

World weariness : Bıkmışlık. Melankoliklik. Dünyanın kötü tarafları görüldüğünde beliren üzüntü tarafından yaratılan bıkkınlık durumu. Duygusal nostaljik üzüntü hali. Bıkkınlık. Dünya yorgunluğu.

Wearing : Giyim. Bezdirici. Yorucu. Aşınma. Usandırıcı. Eskime. Bıktırıcı. Giyme. Yıpranma. Yıpratıcı.

Wearing a fur coat : Kürklü.

Wearing a helmet : Koruma amaçlı olarak sert bir şapka takma. Baret takma. Miğfer takma. Başlık giyme.

Wearing a sword : Kılıç takmak. Kılıç kuşanmak. Kılıç taşımak. Kılıçlı olmak.

Wearing shoes : Ayaklara ayakkabı giyme. Ayakkabı giyme.

Wearing a tie : Boyun bağı takma. Kravat takma.

Wearing white : Beyazlı.

Wearing down : Sıyrılma. Aşınma. Erozyon. Yıpranma.

Wearing medals : Alınan askeri ödüllerin takılması. Madalya takma.

İngilizce Weariness Türkçe anlamı, Weariness eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Weariness ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

 

The doldrums : Morali bozuk. Hüzün. Kasvet. Neşesiz. Keder. Okyanusun ekvatora yakın durgun kısımları. Keyifsizlik. Durgunlar. Sıkıntı.

Asthenopia : Görme bozukluğu. Astenopi. Göz yorgunluğu. Görüş zaafiyeti.

Languors : Sükunet. Durgunluk. Gevşeklik. Ağırkanlılık. Rehavet. Dermansızlık. Cansızlık. Tembellik.

Harassments : Rahatsızlık. Taciz etme. Sıkıntı. Usandırma. Sinirlendirme. Taciz. Sıkma. Tacizlik.

Prostrate : Güçsüz düşürmek. Perişan etmek. Ayağına kapanmış. Yere yıkmak. Perişan. Secdeye yatmak. Tükenmiş. Yormak. Yere serilmiş.

Doldrums : Eşlek dolaylarında yer alan, hava devinimleri bakımından durgun alanlara verilen ad. Keyifsizlik. Eşleksel durgunluk alanı. Hüzün. Durgunlar. Sakinler. Neşesiz. Keyifsiz. Keder.

Boredom : Bun. İlinti. Sıkıntı. Sıkılma. Can sıkıntısı. Afakan. Bir soruşturu ya da görüşmenin dönümcül sınırı aşacak düzeyde uzaması durumunda beliren ve yanıtların özgünlüğünü yitirmesine yol açan bıkkınlık.

Debilities : Debilite. Dermansızlık. Zayıflık. Takatsizlik. Zafiyet. Güçsüzlük.

Prostrates : Yere sermek. Secdeye yatmak. Güçsüz düşürmek. Yere kapanmak. Yere yıkmak. Perişan etmek. Yere yatırmak. Halsiz bırakmak. Yormak.

Logginess : Yavaşlık.

Weariness synonyms : surfeiting, effeteness, doneness, tediums, faintness, frazzles, lethargy, tedium, haggardness, staleness, exhaustion, lassitudes, exasperation, loginess, languorousness, prostrations, jadedness, droopiness, prostrated, dulness, incensement, melancholy, tuckering, infirmness, harassment, bellyful, fatigue, tiresomeness, defatigation, bellyfuls, boredoms, wretchedness, tucker.

Weariness ingilizce tanımı, definition of Weariness

Weariness kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The quality or state of being weary or tried. Fatigue. Lassitude. Exhaustion of strength.