Yorgunluk nedir, Yorgunluk ne demek

"Yorgunluk" ile ilgili cümle

  • "Yorgunluktan ikimiz de pelteye döndük." - S. M. Alus

Biyoloji'deki anlamı:

Uzun bir uyartı sonucu bir organın hücrelerinde meydana gelen fizyolojik bir durum.

Su ürünleri alanındaki kelime anlamı:

Uzun bir uyartı sonucu bir organın hücrelerinde meydana gelen fizyolojik durgunluk.

Zooloji alanındaki anlamı:

Uzun bir uyartı sonucu, bir organın gözelerinde meydana gelen bir fizyolojik durum.

İngilizce'de Yorgunluk ne demek? Yorgunluk ingilizcesi nedir?:

fatigue

Fransızca'da Yorgunluk ne demek?:

fatigue, lassitude, surmenage

Yorgunluk hakkında bilgiler

[Bakınız: bitkinlik]

Yorgunluk ile ilgili Cümleler

  • Yorgunluk belirtileri için yüzünü inceledi.
  • Ali yorgunluktan yıkıldı.
  • Mayuko yorgunluktan ölüyordu.
  • Yorgunluktan öldük.
  • Dilencinin açlık ve yorgunluktan başı dönüyordu.
  • Yorgunluktan canın çıkacak.
  • Ben yorgunluktan ölüyorum, bir adım daha atamam!
  • Sürekli üzerimde bir yorgunluk hissediyorum.
  • Yorgunluktan artık yürümeye hâli kalmamıştı.
  • Yorgunluk fazla çalışmanın doğal sonucudur.
  • Yorgunluktan ölüyorum.
  • Açlıktan ve yorgunluktan dolayı, köpek sonunda öldü.
  • Konuşmaya ne lüzum vardı? Bütün güzel laflardan ve hoş insanlardan sıkılan bu mahlukları, birbirlerinin sessiz mevcudiyeti, yorgunluk verecek kadar doyuruyordu.
 

Yorgunluk kısaca anlamı, tanımı:

Yorgunluk atmak : Yaptığı işten, yorgunluğu unutturan, sevindirici bir sonuç almak. dinlenmek.

Yorgunluğunu almak : Dinlenmesine sebep olmak. birini dinlendirmek.

Yorgunluk kahvesi : Dinlenmek amacıyla çalışmaya ara verildiğinde içilen kahve.

Jet yorgunluğu : Uçuş sonrasında kıtalar arası zaman farkından oluşan biyolojik ritim bozukluğu.

Yol yorgunluğu : Yol yorgunu olma durumu.

Zihin yorgunluğu : Zihnin aşırı derecede yorulması.

Yorgun : Çalışma vb. sebeplerle beden veya zihin etkinliği yavaşlayan, yorulmuş olan, bitap.

Çalışma : Bilimsel ve sanatsal amaçlı ürün. Çalışmak işi, emek, say. Bünyesindeki suyun azalması veya çoğalması sonucu ağacın biçim ve boyutlarının değişmesi. Bir yapı elemanının yük altında biçim değiştirmesi, az veya çok zorlanması.

Sebep : Bir şeyin olmasına veya belli bir hâlde bulunmasına yol açan şey.

Birey : Kendine özgü nitelikleri yitirmeden bölünemeyen tek varlık, fert. Bir türün kapsamı içine giren somut varlık. İnsan topluluklarını oluşturan, insanların benzer yanlarını kendinde taşımakla birlikte, kendine özgü ayırıcı özellikleri de bulunan tek can, fert. Doğa bilgisinde türü oluşturan tek varlıklardan her biri. Toplumları oluşturan ve düşünsel, duygusal, iradeyle ilgili nitelikleri toplum içinde belirlenen insanların her biri, fert.

Beden : Giysilerde ölçü. Canlı varlıkların maddi bölümü, vücut. Kale duvarı. Vücudun, baş, kol ve bacak dışında kalan bölümü, gövde.

Etkinlik : İnsanın çevresiyle arasındaki ilişkileri düzenleyen her türlü eylemi. Etkin olma durumu, müessiriyet. Fiilde bulunanın, etkin olanın niteliği. Bir canlının iç veya dış uyaranların etkisiyle giriştiği çalışma durumu. Bir işletmenin, bir kurumun belli bir alandaki eylemi, faaliyet, aktivite.

 

Verimlilik : Yatırılmış sermayenin, bir kuruluşun veya bir yatırımın gelir sağlayabilme olanağı, rantabilite. Verimli olma durumu, verimkârlık, mümbitlik.

Düzey : Bir yüzeyin veya bir noktanın yüksekliğindeki yatay sınır, seviye. Bir kursun basamaklarından her biri, kur. Bir nesnenin, bir kimsenin başka nesnelere veya kimselere göre olan değer ve yücelik derecesi, seviye.

Bitkinlik : Bitkin olma durumu, dermansızlık, zafiyet.

Yorgunluk hoşgörüsü : Bir işin yapılması için gereken zaman saptanırken işin yapılmasından dolayı ortaya çıkacak fiziksel ve düşünsel yorgunluklar için kabul edilen hoşgörü.

Yorgunluk atmak : dinlenmek. İlgili cümle: "“Mesela şimdi yorgunluk çıkarmak için yıkanmak istersiniz.”" R. H. Karay. “Hele trenin yorgunluğunu at bir üzerinden.” -T. Dursun K. yaptığı işten, yorgunluğu unutturan, sevindirici bir sonuç almak.

Diğer dillerde Yorgunluk anlamı nedir?

İngilizce'de Yorgunluk ne demek? : n. exhaustion, phew, fag, fatigue, lassitude, staleness, tiredness, weariness

Fransızca'da Yorgunluk : fatigue [la], lassitude [la], collier de misère

Almanca'da Yorgunluk : n. Mattigkeit, Müdigkeit, Übermüdung

Rusça'da Yorgunluk : n. усталость (F), утомление (N)