Yorgun nedir, Yorgun ne demek

Yorgun; Dil bilgisi yönünden Türkçe'de sıfat olarak kullanılır.

"Yorgun" ile ilgili cümleler

  • "Gurbetten gelmişim yorgunum hancı / Şuraya bir yatak ser yavaş yavaş" - B. S. Erdoğan

Fransızca'da Yorgun ne demek?:

brisé

Yorgun kısaca anlamı, tanımı:

Yorgun düşmek : Çok yorulmak, bitkin duruma gelmek.

Yorgunu yokuşa sürmek : Yapılması güç bir işin, büsbütün güç şartlarda gerçekleştirilmesini istemek.

Yorgun argın : Çok yorulmuş, gücü kalmamış bir biçimde.

Yorgun mermi : Havaya sıkıldıktan sonra hızını kaybederek yere düşen mermi.

Yol yorgunu : Yoldan geldiği için yorulmuş kimse.

Yorgunluğunu almak : Birini dinlendirmek. dinlenmesine sebep olmak.

Yorgunluk : Çalışma vb. sebeplerle bireyin ruh ve beden etkinlikleri açısından verimlilik düzeyinin azalması, bitaplık.

Yorgunluk atmak : Dinlenmek. yaptığı işten, yorgunluğu unutturan, sevindirici bir sonuç almak.

Yorgunluk kahvesi : Dinlenmek amacıyla çalışmaya ara verildiğinde içilen kahve.

Jet yorgunluğu : Uçuş sonrasında kıtalar arası zaman farkından oluşan biyolojik ritim bozukluğu.

Yol yorgunluğu : Yol yorgunu olma durumu.

Zihin yorgunluğu : Zihnin aşırı derecede yorulması.

 

Çalışma : Bilimsel ve sanatsal amaçlı ürün. Bünyesindeki suyun azalması veya çoğalması sonucu ağacın biçim ve boyutlarının değişmesi. Bir yapı elemanının yük altında biçim değiştirmesi, az veya çok zorlanması. Çalışmak işi, emek, say.

Sebep : Bir şeyin olmasına veya belli bir hâlde bulunmasına yol açan şey.

Beden : Giysilerde ölçü. Vücudun, baş, kol ve bacak dışında kalan bölümü, gövde. Canlı varlıkların maddi bölümü, vücut. Kale duvarı.

Zihin : Bellek, an. Canlının duygu ve davranışlar dışındaki ruhsal süreç ve etkinliklerinin bütünü. Bilinç, dimağ. Anlayış, kavrayış.

Etkin : Fiilde bulunan, etkinlik gösteren, edilgin karşıtı. Hareketli, işleyen, çalışan, faal, aktif, dinamik. Kimyasal tepkimelere katılma yatkınlığı gösteren (molekül, atom).

Bitap : Yorgun.

Yorgunlıg : Yorgunluk

Yorgunlug : Yorgunluk

Yorgunluk hoşgörüsü : Bir işin yapılması için gereken zaman saptanırken işin yapılmasından dolayı ortaya çıkacak fiziksel ve düşünsel yorgunluklar için kabul edilen hoşgörü.

Yorgunluk atmak : dinlenmek. İlgili cümle: "“Mesela şimdi yorgunluk çıkarmak için yıkanmak istersiniz.”" R. H. Karay. “Hele trenin yorgunluğunu at bir üzerinden.” -T. Dursun K. yaptığı işten, yorgunluğu unutturan, sevindirici bir sonuç almak.

Yorgunsöğüt : Ağrı şehrinde, merkez ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

Yorgun ile ilgili Cümleler

  • Ali daha fazla yapamayacak kadar yorgun olduğunu söyledi.
  • Ali yorgunluktan yıkıldı.
  • O yorgun olmasına rağmen işine devam etti.
  • Her zaman yorgun hissediyorum.
  • Yorgun değil misin?
  • O zaman çok yorgunduk.
  • Biz yorgun ama mutluyduk.
  • Yorgun değilim.
  • Ben sadece çok yorgunum.
  • Yorgun değilsek mi?
  • Yorgun değiliz.
  • Yorgun değildim.
  • "Yorgun değilim." "Ben de."
  • Yorgun değil misiniz?
 

Diğer dillerde Yorgun anlamı nedir?

İngilizce'de Yorgun ne demek? : adj. all in, all out, bushed, done, drawn, effete, forworn, worn to a frazzle, jaded, languorous, off, pooped, pooped out, run down, spent, stale, tired, toilworn, used up, wan, washed out, weary, whacked, worn, worn out

Fransızca'da Yorgun : fatigué/e, las/lasse, flapi/e, mal fichu, rendu/e, tiré/e

Almanca'da Yorgun : adj. abgekämpft, abgespannt, erschöpft, fertig, lasch, matsch, matt, müde

Rusça'da Yorgun : adj. усталый, уставший, утомленный