Brokenness türkçesi Brokenness nedir

  • Parçalanmış olma durumu.
  • Kırıklık.
  • Kırılmış olma durumu.

Brokenness ingilizcede ne demek, Brokenness nerede nasıl kullanılır?

Broken account : İşlemlerin bir başka sayışıma alınması nedeniyle eski sayışımın arıtılması ya da kapatılması. Kesilen hesap. Kapatılmış hesap. Kesilen sayışım.

Broken bone : Fena benzetmek. Kemiklerini kırmak. Kıçını tekmelemek. Kırılan kemik. Dövmek. Vurmak.

Broken bread : Ekmeğini bölüşmek. Ekmeğin bölmek. Yemeğini paylaşmak. Biriyle yiyeceğini paylaşmak.

Broken down : İşi bitmiş. Çökmüş. Yıkılmış. Bozulmuş. Çürük. Çökük. Yıkık. Bitkin. Bozuk. Düşkün.

Broken english : Bozuk ingilizce.

Broken glass : Kırıntı cam. Kırık cam. Cam kırıntısı.

Broken ground : İlerleme. Kırıklı formasyon. Tarıma elverişli hale getirilmiş toprak. Yeni gelişim.

Broken line : Kesik kesik çizgi. Devamlılık arzetmeyen kesikleri olan çizgi veya hat. Kesik yol çizgisi. Kırık çizgi.

Broken number : Kesirli sayı. Kesir.

Broken hearted : Kederli.

İngilizce Brokenness Türkçe anlamı, Brokenness eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Brokenness ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Chocolate : Çikolata. Çikolatalı. Fondan. Çikolata renkli. Çikolatalı şekerleme. Çikolatadan yapılmış.

 

Fatigue : Yorulmak. Bir metalin gerilme dayanıklılığı sınırının oldukça altında olan yinelemeli zorlamalarla kendini bırakma eğilimine girmesi. Kağşama. Dayanıklılığını yitirme. Yorgunluk vermek. Bitkinlik. Yorulum. Tükenmişlik. Angarya. Uzun bir uyartı sonucu bir organın hücrelerinde meydana gelen fizyolojik bir durum.

Olive brown : Yeşilimsi kahverengi.

Chestnut : Kestane. Kayıngiller (fagaceae) familyasından 30 m kadar boylanabilen, kışın yapraklarını döken, fındık tipi meyvesi olan bir tür.

Indisposition : İsteksizlik. İndispozisyon. Gönülsüzlük. Keyifsizlik. Rahatsızlık.

Buff : Perdah vurmak. Devetüyü. Yumuşak birşeyle parlatmak. Devetüyü rengi. Açkılamak. Perdah etmek. Soluk sarı. (araba veya radyo vb) meraklısı. Kösele rengi. Öküz derisi.

Puce : Patlıcan rengi. Mor. Koyu mor.

Hardiness : Sertlik. Tahammül. Cesurluk. Arsızlık. Küstahlık. Cüret. Cesaret. Atılganlık. Dayanıklılık.

Malaises : Halsizlik. Rahatsızlık. Keyifsizlik. Kırgınlık. Malez.

Coffee : Kahvehane. Kahverengi. Kahve. Kıraathane.

Brokenness synonyms : burnt umber, yellowish brown, chromatic colour, caramel brown, raw sienna, chromatic color, spectral color, reddish brown, daring, hazel, spectral colour, vandyke brown, burnt sienna, mahogany, boldness, deep brown, sepia, indispositions, malaise, taupe, light brown, umber, brown, venetian red, caramel, hardihood, mocha, shamelessness.

Brokenness zıt anlamlı kelimeler, Brokenness kelime anlamı

Timidity : Korkaklık. Yüreksizlik. Utangaçlık. Çekingelik. Çekingenlik. Tutukluk. Ürkeklik.

Achromatic color : Şeffaf.

Brokenness ingilizce tanımı, definition of Brokenness

Brokenness kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Unevenness. The state or quality of being broken.