Broken ground türkçesi Broken ground nedir
- Tarıma elverişli hale getirilmiş toprak.
- İlerleme.
- Kırıklı formasyon.
- Yeni gelişim.
Broken ground ingilizcede ne demek, Broken ground nerede nasıl kullanılır?
Broken : Taşlı. Engebeli. Uyulmamış. Tutulmamış. Kırılmış. Ezik. Arızalı. Kırık. Beli bükük. Bozuk.
Ground : Karaya oturtmak. Yer. Uçurtmamak (uçağı). (gemi) karaya oturmak. Temel neden. Kırsal toprak. Kurmak. Kayaçların ufalanıp ayrışmasından oluşan ve içine organik kalıntılar karışmış olan yeryüzünün en üst katmanı. İyileşmek. Dayandırmak.
Broken account : İşlemlerin bir başka sayışıma alınması nedeniyle eski sayışımın arıtılması ya da kapatılması. Kesilen hesap. Kesilen sayışım. Kapatılmış hesap.
Broken bone : Fena benzetmek. Kemiklerini kırmak. Dövmek. Vurmak. Kıçını tekmelemek. Kırılan kemik.
Broken bread : Yemeğini paylaşmak. Biriyle yiyeceğini paylaşmak. Ekmeğin bölmek. Ekmeğini bölüşmek.
Broken down : Bozuk. Çökmüş. İşi bitmiş. Çürük. Bozulmuş. Yıkılmış. Bitkin. Düşkün. Çökük. Yıkık.
İngilizce Broken ground Türkçe anlamı, Broken ground eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Broken ground ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Furthering : İlerletme. Yardım. İleriye götürme. Terfi. Devam ettirme. Geliştirme. Teşvik etme.
Evolvement : Gelişim. Açılma. Genişleme. Yayılma. Dizi. İntişar. Büyüme. Gelişme. Evrim.
Ascent : Harfin üst çıkıntısı. Yukarı doğru giden yol. Tırmanma. Bayır. Yukarı doğru göç. Yokuş. Sporda verilen herhangi bir işaretle yarışa başlama. Yükselme.
Expansions : Genişlik. Büyüme. Genleşme. Genişleme. Gelişme.
Furtherance : İlerlemesini sağlama. İlerletme. Yardım. Muavenet. İlerleyiş.
Advancement : Terakki. Gelişim. Gelişme. Terfi. Yükselme. Tekamül.
Expansion : Açılım. Genişletme. Büyüme. Genleşme. Coğrafya, fizik, iktisat, kimya, veterinerlik alanlarında kullanılır. Fiziksel ya da kimyasal etkiler sonucu özdeğin boyutlarında oluşan büyüme. Genleştirme. Bir kentin nüfusunun ve ekonomik etkinliklerinin bir ya da birkaç özekte yoğunlaşmayıp, kentin her yanına ve çevresine doğru yerleşime eğilimi göstermesi. Büyütme. Gelişme.
Advance : Ödenmesi gerekli bir paranın ödeme gününden evvel verilen bir bölümü. borç olarak ödenen para. karşılıklı ya da karşılıksız borç olarak ödenen para. yapılacak bir hizmet ya da satın alınacak bir mal karşılığı gerçekleşecek borçtan öncelikle ödenen bir bolümü. Geliştirmek. Daha önceki bir tarihe almak. İlerletmek. İleri almak. Artmak. Öne almak (tarih terimi). Gelişmek. Öne almak.
Headway : Ana galeri. Terakki. Aynı rota üzerinde yol alan gemi tren gibi taşıtların seferleri arasındaki zaman. Kemer yüksekliği. Yolculuk. Sefer aralığı. Sefer. Gelişme. Yol alma.
Evolvements : Tekamül. Açılma. Büyüme. Evrim. Hareket. Gelişme. İnkişaf. Genişleme. Yayılma. Manevra.
Broken ground synonyms : breakthroughs, development, advancements, breakthrough, forwardness.

Bu kısımda Broken ground kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Broken ground ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Broken ground anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Broken ground ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.