Furtherance türkçesi Furtherance nedir

Furtherance ingilizcede ne demek, Furtherance nerede nasıl kullanılır?

Further down the river : Nehirden daha aşağıda.

Further education : İleri eğitim.

Further on : İleride. Ötede.

Further particulars : Ayrıntılar. Fazla tafsilat.

Further to that : Bunun ötesinde.

No further : Daha öteye gidilmez. Bu noktaya kadar. Bu kadar yeter. Bu kadarı da fazla. Kes şunu.

Calls for further investigation : Ek inceleme yapılmasını sağlamak. İlave araştırma istemek.

Sees no further than his nose : Burnunun ötesini görmeyen. Kendini beğenmiş ahmak. Kıt akıllı. Dar görüşlü.

Until further notice : İkinci bir habere kadar. İkinci bir emre kadar. Yeni bildiriye kadar. Yeni bir bildiriye kadar. Yeni bir ihbara kadar. Bir sonraki ihbara kadar. Bir sonraki bildirime kadar.

Without further ado : Hemen. Daha fazla konuşmadan. Ses çıkarmadan. Üzerinde daha fazla tartışmadan. Tanıtıcı daha fazla bilgi dillendirmeden. Daha fazla söze eklemeden.

İngilizce Furtherance Türkçe anlamı, Furtherance eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Furtherance ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Forwardness : Erken gelişme. Erken olma. İleriye gitme. Hazır olma. İleriye doğru olma. Cesurluk. Cüret. Hırs. Küstahlık.

 

Prosecution : Takip. Yerine getirme. Uygulama. Devam. Sürdürme. Kovuşturma. Adli takibat. Yeniden kovuşturma. Sürdürülme.

Benevolence : Hayırseverlik. Hayır. Sadaka. Kayra. Bağış. Yardımseverlik. İhsan. Cömertlik. İyilik.

Advance : İleri almak. Alacağına sayılmak üzere önceden yapılan ödeme. Öndeleme. Motorda ateşleme, püskürtme ve kapaç açılmalarının erken olması. Atamak. Terfi. İlerlemek. Gelişme. Yükseltmek. Ödenmesi gerekli bir paranın ödeme gününden evvel verilen bir bölümü. borç olarak ödenen para. karşılıklı ya da karşılıksız borç olarak ödenen para. yapılacak bir hizmet ya da satın alınacak bir mal karşılığı gerçekleşecek borçtan öncelikle ödenen bir bolümü.

Assists : Sayı yaptırma. Asiste etmek. İmdat. Hazır bulunmak. Asistanlık yapmak. Yardımcı olmak. Desteklemek. Yardım etmek.

Headway : Yol alma. Aynı rota üzerinde yol alan gemi tren gibi taşıtların seferleri arasındaki zaman. Yolculuk. Gelişmek. Gelişme. Sefer. Kemer yüksekliği. Ana galeri. Tavan yüksekliği. Terakki.

Advents : Varış. Giriş. Olma. Gelip çatma. Yaklaşma. Noel öncesi dört hafta. Gelme. Geliş. Görünme.

Development : Açındırma. Canlının vücut yapısının ve şeklinin çeşitli görevleri yapabilecek biçimde değişikliğe uğraması, farklılaşması. Yalından karmaşığa, aşağı olandan üstün olana doğru ilerleyen, olayların iç eğilimlerinin ve özünün aydınlanmasını sağlayan, yeninin ortaya çıkmasına götüren kendi kendine devinim süreci. Bireyin beden yapısı, fizyolojik güç ve ruhsal özellikler bakımından düzenli bir biçimde büyümesi, değişmesi ve olgunluk kazanması, bk. büyüme, olgunlaşma. Gelişme. Gelişim. Zuhur. Çok hücreli organizmaların bir hücreli zigottan itibaren geçirdiği değişiklikler, ontogeni. Geliştirilmiş ürün. Geliştirim.

 

Furthering : Geliştirme. Teşvik etme. Devam ettirme. Terfi. İleriye götürme.

Boost : Yükselme. Artış. Yükseltmek. Kuvvetini artırmak. İtmek. Destek. Teşvik. Artırmak (fiyat). Yardım için itmek.

Furtherance synonyms : backup, advancements, assisstance, auspices, evolvements, benefactions, assistance, benefaction, evolvement, a good turn, forwarding, answer wizard, encouragement, backing, breakthroughs, broken ground, alms, progress, breakthrough, prosecutions, expansion, backups, aid, backings, expansions, advent, ascent, promotion, accessoriness, advancement, assist, contribution.

Furtherance zıt anlamlı kelimeler, Furtherance kelime anlamı

Discouragement : Cesaretin kırılması. Hevesin kırılması. Engel. Cesaretsizlik. Vazgeçme. Hevesini kırma.

Furtherance ingilizce tanımı, definition of Furtherance

Furtherance kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : The act of furthering or helping forward. Advancement. Promotion. Progress.