Exserting türkçesi Exserting nedir

Exserting ingilizcede ne demek, Exserting nerede nasıl kullanılır?

Exsert : Dışarı çıkarmak. Uzatmak. Fırlak.

Exserted : Güç kullanılmış. Gayret sarfedilmiş. Çaba gösterilmiş.

Exserts : Uzatmak. Dışarı çıkarmak. Fırlak.

İngilizce Exserting Türkçe anlamı, Exserting eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Exserting ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Declarative : Tanıtan. Beyan eden. İfade eden. Haber veren. Bildiren. Bildirim deyimi. Bildirimsel.

Tussles : Dövüşmek. Dövüş. Uğraşmak. Mücadele. Cebelleşmek. Kavga. Kapışmak. Mücadele etmek. Boğuşmak.

Compulsions : Baskı. Zorlama. Mecburiyet. Zorunluluk. Zorlanma. Yükümlülük. Zor. Cebir. İcbar.

Dealing : İlişki. Yaklaşım. İş. Davranış. Alışveriş. Ticaret. Dağıtma. Muamele.

Declaratory : İfade eden. İzah edici. Açıklayan. Beyan edici. Açıklayıcı. Tespit edici. İzhari. Beyan eden.

Mercantilism : Merkantilizm. Merkantilist anlayış. Özellikle 1 yüzyılda deniz aşırı ticaret yapan ülkelerce benimsenen, altın ve gümüş gibi değerli madenleri bir ülkenin siyasi ve iktisadi gücünün başlıca kaynağı olarak gören ve bu nedenle altın ve gümüş miktarını artırmak için dış ticaret fazlası verilmesini zorunlu gören, aşırı devlet müdahalesini öngören öğreti ve buna dayalı iktisadi sistem. Ticaret anlayışı. Merkantilist ticaret zihniyeti.

 

Tussle : Mücadele. Uğraşmak. Kapışmak. Kavga. Cebelleşmek. Dövüşmek. Mücadele etmek. Dövüş. Boğuşmak.

Struggle : Debelenmek. Boğuşmak. Mücadele etmek. Dövüşmek. Savaşmak. Çalışmak. Çaba. Uğraş. Savaşım vermek. Çabalamak.

Striving : Didinmek. Çabalamak. Uğraşmak. Mücadele etmek. Gayret etmek. Mücadele. Zorlu. Çaba gösterme.

Compulsion : Zor. Zorunluluk. Öznel zorlama. Mecburiyet. İcbar. Yükümlülük. Cebir. Zorlama. Zorlanma.

Exserting synonyms : floundered, tussless, struggled, conation, exportation, commercialism, strong arm tactics, tussled, flounders, strivings, coping with, flounder, exerting, efforts, commerce, effort.

Exserting zıt anlamlı kelimeler, Exserting kelime anlamı

Interrogative : Soru. Soru sözcüğü. Sorgu. Soru belirten. Sorulu. Soru biçiminde. Soru edatı. Soru zamiri. Soru ifade eden. Soru soran.

Interrogatory : Soru. Soru türünden. Soru belirten. Soru ifade eden.

Unassertive : İddaalı olmayan. Hakkını savunmayan. Kendine güvenmeyen. Güvensiz. İddiasız.

Exserting antonyms : beseeching, unaggressive.