Quiet türkçesi Quiet nedir
- Sessizlik.
- Kandırmak.
- Huzur veren.
- Dindirmek.
- Sakinleşmek.
- Bir çevirime başlanacağı sırada düzlükte bulunanları uyarma komutu.
- Dinlendirici.
- Bilgisayar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır.
- Gizli.
- Susmak.
- Sakin.
- Durgun.
- Kuytu.
- Gürültüsüz.
- Susunuz.
- Sessiz.
- Yatışmak.
- Uslu.
- Sakinleştirmek.
- Yatıştırmak.
- Huzurlu.
- Dingin.
Quiet ile ilgili cümleler
English: Ali has always been a quiet person.
Turkish: Ali her zaman sakin bir insan olmuştur.
English: Ali asked Mary to quiet down.
Turkish: Ali Mary'nin sakinleşmesini istedi.
English: Ali bought a small house on a quiet street.
Turkish: Ali sessiz bir sokakta küçük bir ev aldı.
English: After the storm, the sea was quiet again.
Turkish: Fırtınadan sonra deniz tekrar sakinleşti.
English: Ali and Mary are at a table in a quiet corner.
Turkish: Ali ve Mary sakin bir köşede bir masadalar.
Quiet ingilizcede ne demek, Quiet nerede nasıl kullanılır?
Quiet conscience : Vicdan rahatlığı. Vicdan huzuru.
Quiet down : Yatışmak. Sakinleşmek. Susmak. Dinmek. Sessiz olun.
Quiet enjoyment : Zilyetlik. Müdahalesiz kullanım. Zapta karşı tekeffül.
As quiet as : Kadar sessiz.
Keep quiet about it : Onun hakkında ağzını açma. Onun hakkında sus. Onun hakkında konuşma.
Quietening : Susmak. Susturma. Dindirmek. Sakinleşmek. Dinmek. Yatıştırmak. Susturmak.
On the quiet : Çaktırmadan. Gizlice. Gizli gizli. Kimseye çaktırmadan.
Quietened : Susmak. Dindirmek. Susturmak. Dinmek. Yatıştırmak. Sakinleşmek.
Be quiet : Uslu oturmak. Sessiz ol. Uslu durmak. Susmak.
Keep something quiet : Bir şeyi gizli tutmak. Gizli tutmak. Sır olarak saklamak. Örtbas etmek. Saklamak.
İngilizce Quiet Türkçe anlamı, Quiet eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Quiet ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Bait : Kandırma. Yem takmak. Rahatsız etmek. Yem. Cezbetme. Olta yemi. Kasten kızdırmak. Cezbetmek. İstek uyandıran şey. Tuzak.
Canniest : Tutumlu. İdareli. Zarif. Tedbirli. Hoş. Hünerli. Becerikli. Açıkgöz.
Tiptoe : Parmak uçlarında yürümek. Sessizce. Heyecanlı. Ayaklarının ucuna basarak yürümek. Ayakucu. Parmak uçlarına basarak yürüme. Meraklı. Parmak ucu. Ayak parmağı ucu. Ayaklarının ucuna basarak ilerlemek.
Dumber : Aptal. Daha sersem. Daha sessiz. Dilsiz.
Calming down : Sakin olmak. Sakinleştirme. Mayna olmak. Rahatlamak. Durulmak. Öfkesi yatışmak. Durgunlaşmak.
Consonant : Ağız kanalında ve diğer ses organlarında bir engelleme, daralma veya kapanmayla ve bir ünlü yardımıyla çıkarılan ses: p, b, m; t, d; k, g; ç, c; f, v; y; h; s, z; ş, j; ğ, l, r. ünsüzler ses yolundaki boğumlanma noktalarına göre dudak, diş-dişeti, damak ve gırtlak ünsüzleri; boğumlanma sırasında ses yolunun kapanma veya daralma durumuna göre patlayıcı, sızıcı ünsüzler; ses tellerinin ton verip vermemesine göre de tonlu ve tonsuz ünsüzler olarak sınıflandırılır. boğumlanma sırasında geniz yolunun da devreye girdiği ünsüzler geniz ünsüzleridir. diğerlerine oranla daha bol ses veren ünsüzler, akıcı ünsüzler adını alır. bunlara bk. Ahenkli. Uyumlu. Ünsüz harf. Sessiz harf. Ses uyumu olan. Ünsüz. Uyuşan.
Dumpish : Kasvetli. Üzgün. Melankolik. Hüzünlü. Sıkıcı.
Comfortably : Rahatça. Gevşemiş bir şekilde. Rahat bir şekilde. Kral gibi. Genişçe.
Bamboozling : Aldatmak. Kazıklamak. İşletmek. Yamuk yapmak. Şaşırtmak. Kafeslemek. Üçkağıda getirmek.
Concealed : Gizlenen. Nihan. Görünmez. Saklı. Mektum. Gizlenmiş.
Quiet synonyms : pipe down, unhearable, unagitated, alleviate, befooled, stilly, alleviated, baited, squeezable, demure, refreshing, cools, ataraxic, blindest, cameras, clandestine, noiseless, argue, calmest, backdoor, compose, ataractic, easier, peaceful, proofer, let up, bilk, cast oil on troubled waters, calmed, inaudible, die down, calmy, assuage.
Quiet zıt anlamlı kelimeler, Quiet kelime anlamı
Wild : Acayip. Issız. Arsız. Yaban. Dağınık. Zıpır. Kızgın. Tenha. Hiddetli.
Unpeaceful : Huzursuz.
Unquiet : Meraklı. Kargaşalı. Muzdarip. Sessiz olmayan. Gürültülü. Rahatsız. Huzursuz. Sesli. Çalkantılı.
Quiet antonyms : agitated, loud, audible, noisy.
Quiet ingilizce tanımı, definition of Quiet
Quiet kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Still. As, a quiet sea. As an hour or a time of quiet. To become still, silent, or calm. As, be soon quieted down. To stop motion in. In a state of rest or calm. Without stir, motion, or agitation. Quiet air. To reduce to a state of rest, or of silence. Often with down. To still. The quality or state of being quiet, or in repose.

Bu kısımda Quiet kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Quiet ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Quiet anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Quiet ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.