Wild türkçesi Wild nedir

  • Yabani.
  • Yaban.
  • Zıpır.
  • Biyoloji alanında kullanılır.
  • Hiddetli.
  • Arsız.
  • Vahşi.
  • Tenha.
  • Acayip.
  • Dağınık.
  • Fırtınalı.
  • İnsan ya da insanın yaşadığı yerlere yakın olmayan, doğada bulunan. vahşi.
  • Issız.
  • Kızgın.
  • Çöl.

Wild ile ilgili cümleler

English: Ali took a wild guess.
Turkish: Ali kafadan attı.

English: A fox is a wild animal.
Turkish: Tilki vahşi bir hayvandır.

English: Ali is very good friend, but he looks like a wild boar so I don't consider him a potential love interest.
Turkish: Ali çok iyi bir arkadaş fakat o bir yaban domuzuna benziyor bu yüzden onu potansiyel bir ilgi duyulan kişi olarak düşünmüyorum.

English: According to Tom, Mary is wild in bed.
Turkish: Tom'a göre, Mary yatağında çılgın.

English: Ali was killed by wild animals.
Turkish: Ali vahşi hayvanlar tarafından öldürüldü.

Wild ingilizcede ne demek, Wild nerede nasıl kullanılır?

Wild about : Meraklısı. Delisi. Çok beğenmek.

Wild and woolly : Medenileşmemiş. Çığrından çıkmış. Kural tanımaz.

Wild animal : Evcil olmayan hayvan. Yaban hayvanı. Özgün ve doğal alanında yaşayan hayvan. Vahşi hayvan. Yabani hayvan. Evcil olmayan, yabansı hayvanlar. Ehlileştirilmemiş hayvan. Yırtıcı hayvanlar.

Wild animal training : Yırtıcı hayvanları sirkin amacına uygun biçimde eğitme eylemi. Yırtıcı hayvan eğitimi.

 

Wild animals : Vahçi hayvanlar. Yabani hayvanlar. Evcil olmayan hayvanlar. Özgün ve doğal alanında yaşayan hayvanlar. Vahşi hayvanlar. Vahşi hayvanlar geçebilir. Ehlileştirilmemiş hayvanlar.

Wild beast : Doğal halinde yaşayan ve ehlileştirilmemiş hayvan. Canavar. Tehlikeli hayvan. Vahşi hayvan. Yabani hayvan. Vahşi yaratık.

Wild behavior : Uygunsuzca uygulama. Yabani davranış. Çılgınca davranma biçimi. Vahşi davranış.

Wild beet : Pazı. Çiçeklerde periantları 5 parçalı, geniş ve tüysüz olan yaprakları sebze olarak kullanılan, bir ya da çok yıllık otsu bitki.

Wild artichoke : Yabani devedikeni.

Wild ass : Somali yaban eşeği. Afrika eşeği. Tek parmaklılar (perissodactyla) takımının, atgiller (equidae) familyasından, 115 cm kadar yüksekliği olan ve afrika'da yaşayan bir tür. Tek parmaklılar (perissodactyla) takımının, atgiller (equidae) familyasından, 140 cm kadar yükseklikte, somali'de yaşayan bir tür.

İngilizce Wild Türkçe anlamı, Wild eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Wild ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Diffusely : Dağınık bir şekilde. Darmadağın bir şekilde. Fazla uzun (konuşma) ve saçma sapan bir şekilde.

Diffuse : Diffuz. Neşretmek. Dökmek. Karıştırmak. Gereksiz laflarla dolu. Yaygın. Gereksiz ayrıntılı. Yayılmak. Dağılmak.

A protein : Tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. A proteini. Triptofan sentetaz enziminin bir protein alt birimi. laktoz sentetaz enziminin bir parçası. tek iplikli rna fajlarındaki bir protein. olgunlaşma proteini. tütün mozaik virüsünün deneysel olarak meydana getirilen protein kılıfının bir oligomeri.

 

Crotchet : Deli. Garip tutku. Çeyrek nota. Tuhaf düşünce. Merak. Tuhaf. Garip. Delilik. Saçma düşünce.

Barbarious : Kültürsüz. İlkel. Kibar olmayan. Barbar. Kaba. Zalim. Medeniyetsiz.

Intractable : Zorlu. Kolay kontrol edilemeyen. Dik kafalı. Yola getirilemeyen. Kontrol edilmesi zor. İnatcı. Serkeş. Densiz. İnatçı. Ele avuca sığmaz.

Hotheaded : Aşırı fevri. Aceleci. Öfkeli. Fevri. Çok heyecanlı.

Decentralized : Merkezden çekilmiş (ayrıca 'decentralised'). Ademi merkeziyetçi. Merkezi olmayan. Merkezde olmayan. Yerel yönetimler arasında devredilmiş idari yetkiler (merkezi otoriteye ait olan). Dağıtılmış. Paylaştırılmış. Yerinden yönetimli. Özeksiz.

Brashest : Küstah. Atılgan. Kırık kaya parçaları. Kırpıntı. Kırık taş. Saygısız. Aceleci. Yüzsüz. Sağanak. Kırık buz.

Haggard : Çelimsiz. Bitkin görünüşlü. Bezgin. Sıska. Argın. Yorgunluk ve açlıktan bitkin. Bitkin. Evcilleşmemiş şahin.

Wild synonyms : semi wild, unsubdued, lone, heavier, burnings, irate, savages, a site, brassy, frenzied, daggy, inclement, forlorn, solitary, a cells, angry, unrestrained, immane, abandoned, ferocious, baking, brassiest, brutes, fiercest, gustier, ferine, bloody, crotchety, bizar, delirious, angriest, untamed, noncivilised.

Wild zıt anlamlı kelimeler, Wild kelime anlamı

Quiet : Durgun. Uslu. Bir çevirime başlanacağı sırada düzlükte bulunanları uyarma komutu. Yatıştırmak. Sakin. Susmak. Sessizlik. Bilgisayar, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Dinlendirici. Sakinleşmek.

Tame : Uslu. Dize getirmek. Yavan. Sıkıcı. Uysal. Yumuşak başlı. Ehlileştirmek. Uysallaştırmak. İşlemek. Ehli.

Tameness : Söz dinlerlik. Evcillik. Monotonluk. İtaat. Uysallık.

Wild antonyms : tractable.

Wild ingilizce tanımı, definition of Wild

Wild kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : As, a wild boar. The wilds of Africa. A wilderness. Inhabiting natural haunts, as the forest or open field. Living in a state of nature. As, the wilds of America. An uninhabited and uncultivated tract or region. Not tamed or domesticated. Not familiar with, or not easily approached by, man. Wildly. A forest or desert. A wild ox. A waste. As, to talk wild. A wild cat.