Turbulence türkçesi Turbulence nedir

  • Çalkantı.
  • Kargaşalık.
  • Uzay alanında kullanılır.
  • Tenek akımı.
  • Türbülans (suda veya havada).
  • Çalkantılı hava.
  • Gürültü.
  • Hava boşluğu.
  • Haşinlik.
  • Düzensizlik.
  • Sertlik.
  • Kargaşa.
  • Türbülans.
  • Akışkan ya da gazların bir engele çarparak ters akıntı yapması.
  • Ters akıntı.
  • Girdap.
  • Savrulup sarsılma.
  • Karışıklık.

Turbulence ile ilgili cümleler

English: We had a rough flight because of turbulence.
Turkish: Türbulanstan dolayı sert bir uçuş yaptık.

English: We are currently experiencing some turbulence.
Turkish: Şu anda bazı türbülanslar yaşıyoruz.

Turbulence ingilizcede ne demek, Turbulence nerede nasıl kullanılır?

Turbulence chamber : Dönel yanma odası. Girdap yuvası. Türbülans hücresi. Girdap hücresi. Türbülans odası. Patlamasız motorlarda, havaya dönel devinim vererek karışmayı kolaylaştıran yardımcı yanma odası.

Turbulence chamber engine : Dönel yanma odalı motor. Havaya dönel devinim vererek yakıtla karışmasını kolaylaştıran yanma odasına ek odacıklı patlamasız motor.

Turbulency : Karışıklık. Türbülans. Kargaşa. Bir sıvı içerisindeki değişken ve düzensiz akış.

Turbulent : Gürültülü patırtılı. Gürültücü. Karışıklık çıkaran. Sert. Türbülanslı. Fırtınalı. Haşin. Sorunlu. Kargaşalı. Karışık.

 

Turbulent flow : Türbülanslı akım. Dolaşık akış. Belirli bir reynold sayısını aştığı için, içinde rasgele devinimleri artmış, çizgisel akıştan çıkmış akış türü. Burma akıntı. Kan akış hızındaki ani değişimler nedeniyle damar içeriğinin birbirine rastgele ve tamamen karışması, çalkantılı akım, türbülanslı akım. katmanlı akıma göre karışık akımda kanın yapışkanlığı daha fazladır. Akış çizgisi akıntı eksenine koşut kalmayan akıntı. Düzensiz akış. Çalkantılı akış. Burgaçlı akış. Fizik, kimya, madencilik, veterinerlik, jeoloji alanlarında kullanılır.

Turbulently : Türbülanslı bir şekilde. Şiddetle. Vahşice. Kargaşalı bir şekilde. Kavgacı bir şekilde. Karışık veya çalkantılı bir tarzda. Karışık bir şekilde. Çalkantılı bir biçimde. Büyük bir girdap gibi.

Turbulation : Daha düzgün bir açındırma sağlamak, yönsel açındırma etkisini önlemek amacıyla, açındırılmakta olan filmin yüzüne yakın yerdeki açındırmacın sallanması. Çalkama. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır.

İngilizce Turbulence Türkçe anlamı, Turbulence eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Turbulence ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Ado : Tantana. Yaygara. Telaş. Farklı veritabanı türlerine erişim için hızlı ve evrensel bir metot sağlayan arayüzü (bilgisayar). Microsoft'un. Koşuşmalar. İnsanı yoran hazırlıklar. Activex data object (activex veri objesi). Patırtı.

Nauseas : Bulantı ve kusma. Noze. Deniz tutması. Mide bulantısı. İğrenme. Tiksinme. Gaseyan. Bulantı.

Confusion : Alavere. Birbirine karıştırma. Sersemlik. Şaşkınlık. Karmaşa. Keşmekeş. Bozulma. Karıştırma.

 

Acrimonies : Terslik. Huysuzluk. Keskinlik. Akrimoni. Acılık. Hırçınlık.

Clamor : Haykırma. Feryat. Çığlık. Feryat etmek. Gürültü etmek. Yaygara koparmak. Yaygara. Bkz.clamour. Bağırıp çağırmak.

Accuracy : Bir bilginin, gerçekleşebilir çıkarımlarda bulunma yeteneği. Sağıllık. İncelik. Hassasiyet. Titizlik. Ayar. Dikkat. Yanlış yapmamaya özen gösterme. Doğruluk.

Clamorousness : Yaygaracı olma. Gürültülü olma. Gürültücülük. Vayvaycılık. Şamatacılık. Taşkınlık. Patırtılı olma.

Achondrite : Kumsuz göktaşı. Taşımsı göktaşlarının bir türü olup, içinde küresel tanecikler yoktur.

Crosscurrent : Zıt akım.

Clamoring : Gürültü etmek. Bağırıp çağırmak. Çığlık. Feryat etmek. Yaygara. Feryat. Yaygara koparmak. Haykırma. Haykırmak.

Turbulence synonyms : clear air turbulence, physical phenomenon, inclementness, backflow, unresting, countercurrent, eddies, turbulency, altair, gulf, swashes, purls, abrasiveness, chaos, gurge, adhara, aerolite, asperity, bedlam, absolute value, tumult, rudeness, riptide, air current, maelstrom, clutter, seditions, affray, backstream, big fuss, acrimony, tremor, bungle.

Turbulence zıt anlamlı kelimeler, Turbulence kelime anlamı

Order : Hal. Kural. Tarikat. Durum. Tür. Çeşit. Buyruk. Canlıların sınıflandırılmasında kullanılan, familya ve sınıf arasında bulunan, yakın benzerlik gösteren organizmaların meydana getirdiği taksonomik birlik. ordo. Basamak. Düzenlemek.

Turbulence antonyms : good weather.

Turbulence ingilizce tanımı, definition of Turbulence

Turbulence kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Disorder. Agitation. Tumult. A disturbed state. The quality or state of being turbulent.