Sertlik nedir, Sertlik ne demek

"Sertlik" ile ilgili cümleler

  • "Bir zamanlar, sertliğinden, karşında nefes alamazdık." - N. F. Kısakürek
  • "Derinin altında bir sertlik hissettim."

Kimya'daki anlamı:

Kesilmeye, eğilmeye, ögütülmeye karşı dirençlilik anlamında sert olma hali. Brinell setliği; Mohr sertlik derecesi; Shore sertliği gibi derecelendirmeler vardır. 2.Genellikle karbonatları ve bikarbonatları halinde kalsiyum ve mağnezyum tuzlarının suda çözünmüş olarak bulunması. Sert sular kazanlarda ve çaydanlıklarda sert kazan taşlarına sebep olur, ayrıca çözünmeyen yağ asitleri tuzlarını oluşturarak sabunun köpürmesini engeller.

Sinema ve Televizyon dünyasındaki anlamı:

Bir görünçlüğün doğadaki, filmdeki ya da görüntülükteki aydınlık ve karanlık bölümleri arasındaki başkalık, ilişki.

Jeoloji ve yer bilimleri alanındaki anlamı:

talk,

jips,

feldspat, 7-kuars, 8- topas, 9- korendon, 10- elmas.)

Minerallerin çizilmeye karşı gösterdikleri direnç. (Bunun için, Mohs cetvelli kullanılır:

apatit,

fluorit,

kalsit,

Bilimsel terim anlamı:

Sert olma özelliği.

İngilizce'de Sertlik ne demek? Sertlik ingilizcesi nedir?:

 

hardness, contrast

Fransızca'da Sertlik ne demek?:

apreté, racornissement, dureté

Osmanlıca Sertlik ne demek? Sertlik Osmanlıca'da ne anlama gelir?:

huşûnet

Sertlik hakkında bilgiler

Mohs sertlik skalası (Mohs sertlik cetveli), Minerallerin sertliği Avusturyalı mineralog Friedrich Mohs tarafından 1812 de ortaya konulan ve Mohs sertlik dizisi adı verilen bir ölçek yardımıyla nisbi olarak ölçülür. Mohs sertlik skalasına göre bir mineralin sertliğini bulmak için, sertliği bilinen mineral veya minerallerle, sertliği saptanacak olan mineral birbirine sürtülür ve sertliği bilinmeyen mineralin hangi minerali çizdiği ve hangisiyle çizildiği belirlenir. Sonuçta bu işleme göre mineralin sertliği bulunmuş olur. Örneğin, Apatit'i çizip kuvars ile çizilen bir mineralin Mohs skalasına göre sertliği 6 dır. Diğer bir yöntem Mohs skalasında bilinen değerleri olan bir seri madde ile çizme deneyi şekilindedir. Örneğin bir madde flüoriti ile çizilmez apatit'le çizilirse ama , Mohs sertlik derecesi 4 ile 5 arasındadır.

Kırılgan olan mineraller diğer minerallere sürtülünce kırılıp, ufalandıkları için oldukları sertlik derecesinden daha düşük değerlerde gibi görünebilirler.

Çok yumuşak (sertliği az olan) mineraller sürtülme esnasında tozlarını sert mineral üzerinde bırakabileceğinden, sanki sert minerali çizmiş gibi bir görüntü verebilmektedir.

Sertliğe ilk kez bilimsel yaklaşımda bulunan Mohs'un ardından 19. yüzyılın sonlarına doğru Rockwell kullanımı çok daha kolay ve ucuz bir sistem geliştirmiştir. Günümüzde halen daha geniş alanlarda kullanılan bu sisteme ek olarak Brinell ve Vickers sertlik ölçme testleri de vardır.

 

Sertlik anlamı, kısaca tanımı:

Sert : Hırçın, öfkeli, hiddetli. Ciğerlerden gelen havanın ağız boşluğundaki tam kapalı veya yarı kapalı engellere çarpmasıyla oluşan (ünsüz), titreşimsiz, süreksiz, ötümsüz, tonsuz, sedasız. Gönül kırıcı, katı, ters bir biçimde. Gönül kırıcı, katı, ters. Esnekliği az olan, kolayca eğilip bükülmeyen. Güçlü kuvvetli. Sarsıcı niteliği olan, çarpıcı, keskin, hafif karşıtı. Titizlikle uygulanan, sıkı. Çizilmesi, kırılması, buruşması, kesilmesi veya çiğnenmesi güç olan, pek, katı, yumuşak karşıtı. Kolay dayanılmayan, zor katlanılan, etkili, yumuşak karşıtı. Bağışlaması, hoşgörüsü olmayan.

Mineral : İçinde inorganik maddeler bulunan. Normal sıcaklıkta doğada katı durumda birtakım maddelerle karışık veya birleşik olarak bulunan veya kimyasal yollarla elde edilen inorganik madde.

Çizilme : Çizilmek işi.

Damar sertliği : Atardamar iç yüzeyinde yaşlanma, yıpranma, kireçlenme sebebiyle ortaya çıkan kan dolaşımı güçlüğü ve kan basıncının artması hastalığı.

Durum : Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon. Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl. Duruş biçimi, konum, tavır. Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri.

Kırıcı : Kırma işini yapan. Kırınım oluşturan. Senet, tahvil, bono ve süresi gelmemiş alacaklarla ilgili alışveriş veya işlem yapan kimse veya kuruluş. Kaba, sert, çevresindekileri inciten (davranış, söz vb.). Bir şeyin gerektiği gibi gelişmesini, oluşmasını önleyen, engelleyen.

Davranış : Dıştan gözlemlenebilecek tepkilerin toplamı. Organizmanın uyaranlar karşısındaki tepkilerinin bütünü. Davranma işi, tutum, davranım, muamele, hareket.

Şiddet : Hız. Bir hareketten doğan güç. Bir hareketin, bir gücün derecesi, yeğinlik, sertlik. Kaba güç. Duygu veya davranışta aşırılık. Karşıt görüşte olanlara kaba kuvvet kullanma.

Husumet : Hasım olma durumu. Düşmanlık.

Direnç : Dayanma, karşı koyma gücü, mukavemet. Bir çevrime istenilen değerde ek direnç katmak için kullanılan düzen, mukavemet, rezistans. Bir nesnenin elektrik akımına karşı dayanma özelliği, mukavemet, rezistans.

Cetvel : Liste, çizelge. Doğru çizgileri çizmeye yarayan, dereceli veya derecesiz, tahtadan, plastikten, madenden yapılmış araç, çizgilik.

Katı : Sıvıların ve gazların tersine, içinde bulunduğu kabın veya üstünde bulunduğu yerin biçimini almayan, sulp. Sert, yumuşak karşıtı. Çok, aşırı derecede. Düşünce ve davranışlarında belli ilkelere sıkı sıkıya bağlı olan. Taşlık. Hoşgörüsüz, acımasız, merhametsiz, zalim.

Olma : Olmak işi.

Karşı : Yüzünü bir şeye doğru çevirerek. Bulunan yere göre önde, ileride olan. Karşılık olarak, mukabil. İçin, hakkında. Yol, deniz, ırmak vb.nin öbür kıyısı veya yanı. Bir şeyin, bir yerin, bir kimsenin, esas tutulan yüzünün ilerisi. -e doğru. Karşıt, zıt, muhalif. Ön, kat, huzur.

Sertlik aralığı : Sertlik oranının en yüksek olduğu durum; en karanlık noktalar ile en aydınlık noktalar arasındaki oran.

Sertlik ayarı : Genellikle parlaklık ayarıyla birlikte yapılan, almaca gelen resim iminin gücünü değiştirmek yoluyla görüntülükteki resmin sertliğini düzenleme işi.

Sertlik çarpanı : Makaslama zorlamasının zorlanmaya oranı.

Sertlik dağılım eğrileri : Sertleştirilmiş parçaların, yüzeylerinden özeklerine doğru sertlik değerlerinin dağılım durumu.

Sertlik değişimi : Çeliklerin sertleştirilmelerinden sonra, sertliğin dış yüzeyden özeğe doğru gösterdiği değişim.

Sertlik deneyi : Sertliği saptamak üzere yapılan deney.

Sertlik derecesi : Su içinde çözünmüş toprak alkali metalleri derişimlerinin çeşitli ölçeklerde gösterilmesi. Minerallerin ve başka katıların sertliklerinin çeşitli, uygun ölçeklerde gösterilmesi.

Sertlik düğmesi : Almaçlarda sertlik ayarını sağlayan düğme.

Sertlik düşmesi : Televizyon iminin zayıflamasından ötürü sertlik oranındaki düşme.

Sertlik eğimi : Sertlik değişiminin eğimi.

Diğer dillerde Sertlik anlamı nedir?

İngilizce'de Sertlik ne demek? : n. hardness, harshness, stiffness, toughness, firmness, strength, asperity, austerity, bitterness, curtness, fierceness, headiness, inclemency, intemperance, kick, pungency, rigidity, rigor, rigour [Brit.], severity, sharpness, solidity, starch

Fransızca'da Sertlik : dureté [la], raideur [la], rigidité [la], rudesse [la], sévérité [la], acidité [la], austérité [la], fermeté [la], force [la], impétuosité [la], poigne [la], rigueur [la]

Almanca'da Sertlik : n. Härte, Heftigkeit, Rauheit, Schroffheit, Steife, Steifheit, Strenge, Unerbittlichkeit, Unwirtlichkeit, Zähheit

Rusça'da Sertlik : n. твердость (F), жесткость (F), крепость (F), острот`а (F), резкость (F), строгость (F), суровость (F), жестокость (F), терпкость (F)