Confusion türkçesi Confusion nedir
- Birbirine karıştırma.
- Karıştırma.
- İki markanın, birbirine ayırt edilemeyecek derecede benzemesi.
- Keşmekeş.
- Sersemlik.
- Karışıklık.
- Utanma.
- Düzensizlik.
- Şaşkınlık.
- Bir soru, bir sınar ya da bir anlatımda terimlerin bulanıklığından ya da öğelerinin düzensizliğinden doğan anlam ya da kavram kargaşası.
- Alavere.
- Bozulma.
- Konfüzyon.
- Kafa karışıklığı.
- Karmaşa.
- Kargaşa.
Confusion ile ilgili cümleler
English: Example sentence no. 354618 created a lot of confusion on the Tatoeba website.
Turkish: 354618 nolu örnek cümle, Tatoeba web sayfasında çok fazla kargaşaya neden oldu.
English: Only after a century and a half of confusion was the royal authority restored.
Turkish: Bir buçuk asırlık bir karmaşadan sonra kraliyet otoritesi yeniden kuruldu.
English: Their confusion is understandable.
Turkish: Onların şaşkınlığı anlaşılabilirdir.
English: There is danger of confusion between them.
Turkish: Aralarında karıştırma tehlikesi var.
English: She took advantage of his confusion to escape.
Turkish: O, kaçmak için kargaşadan yararlandı.
Confusion ingilizcede ne demek, Confusion nerede nasıl kullanılır?
Confusion matrix : Hata matrisi.
Confusion of marks : Markaları karıştırma. Birbirine çok benzer olan markaların, biri yerine öbürünün kullanılması ve halkın da böyle sanması.
Confusion reflector : Şaşırtma reflektörü. Kamaştırıcı yansıtıcı.
Confusion worse confounded : Karmakarışıklık. Karışıklığın daniskası.
Circle of confusion : Bulanıklık tekeri. Hayalet çemberler. Sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Seçikliği tam olmayan bir görüntüdeki bulanıklık derecesini gösteren teker. (tam seçik bir görüntü, konudaki noktayı nokta olarak verir; fakat bu seçiklikten uzaklaşıldıkça, konudaki noktalar, çapı ufak ya da büyük tekerler olarak aktarılır. bu tekerlerin çapı, görüntünün seçiklik ölçüsünü verir). Bulanıklık dairesi.
Confusional : Şaşırtan. Şaşırtıcı. Kafa karıştıran. Aldatıcı. Anlaşılmaz.
Throw into confusion : Karışıklığa atmak. Düzensizlik ve başıbozukluğa sebep olmak. Karışıklığa düşürmek. Kaosa sebep olmak.
In confusion : Karmakarışık. Karışık bir halde. Tarumar. Düzensiz bir şekilde. Karmaşık bir şekilde. Birbirine geçmiş halde. Karman çorman.
Likelihood of confusion : Karışmanın gerçek olmaması. Karışma var gibi göründüğü halde, gerçekte böyle bir durumun bulunmaması. Karıştırılma ihtimali.
Confusable : Kafa karıştırıcı olabilir. Karıştırılabilir. Şaşırtabilir. Anlaşılmaz olabilir. Kafa karıştırabilir.
İngilizce Confusion Türkçe anlamı, Confusion eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Confusion ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Williwaws : Şiddetli kargaşa. Sert rüzgar. Dağlardan macellan boğazı'ndaki denize doğru esen güçlü rüzgar. Ani rüzgar. Ani yel.
Breach : Karşı gelmek. Gedik açmak. Bozmak. Gedik. Uymama. Çiğneme. Kırmak. İhlal. Yarık.
Fog : Buğulanmak. Sisle kaplamak. Donuklaşmak. Sislemek. Buğu. Donuklaştırmak. Su uçuğunun soğuk bir yüzey üzerinde ya da havadaki toz ve üşerler üzerinde ince damlalar halinde yoğuşmasıyla oluşan bulut. bk. uçuk. Coğrafya, fizik, sinema, televizyon alanlarında kullanılır. Yeryüzüne oturan ve görüş uzaklığını az ya da çok daraltan bir tür bulut. bk. bulut, pus. Sis basmak.
Cobwebs : Örümcek ağı. (argo) kargaşa.
Williwaw : Sert rüzgar. Şiddetli kargaşa. Dağlardan macellan boğazı'ndaki denize doğru esen güçlü rüzgar. Ani yel. Ani rüzgar.
Bustle : Aceleyle hareket etmek. Telaş etmek. Koşuşma. Telaşlanmak. Koşuşturma. Acele. Acele hareket etmek. Koşuşmak. Acele etmek. Koşuşturmak.
Half cock : Yarım kurma. Horoz emniyeti. Yarıtetik.
State of mind : Haleti ruhiye. Haletiruhiye. Ruhsal durum. Akli haleti. Ruh hali. Halet-i ruhiye.
Debauchedness : Ayartma. Sefahat. Göz yumma. Aşırıya kaçma. Aşırı düşkünlük.
Disorder : Nizamsızlık. Karıştırmak. Bozmak. Rahatsızlık. Sağlığını bozmak. Patırtı. Hastalık.
Confusion synonyms : mental confusion, jamais vu, topsy turvyness, cognitive state, downhaul, bedevilment, interspersions, bedlams, adulterations, dazing, complexity, pandemonium, cataclysms, amazedness, fuddle, blight, commixture, complicities, breakup, complex, disorders, ragbag, fuddles, breaches, bedlam, schemozzle, snarl up, being surprised, intermixing, shame, immixture, bewilderedness, blankness.
Confusion zıt anlamlı kelimeler, Confusion kelime anlamı
Order : Pay ve borç belgiti alıp satmaları için borsa temsilcileri ya da aracılarına sözlü ya da yazılı olarak verilen yönerge (borsa buyruğunda yapılacak işlemin türü, kuralları, geçerdeğeri, öneli ve prim niceliği açık olarak gösterilir). Bir sayının 10'un tümsayılı üstleri olarak büyüklük düzeyi. bir işlevin kaç kez türevinin alındığını gösteren sayı; bir türevli denklemin en yüksek türevli terimi. Asayiş. Hal. Tarikat. Bir şeyin yapılmasını, bir malın üretilmesini, gönderilmesini, getirilmesini isteme, ısmarlama. Havale. Bir din içinde tasavvufa, gizemciliğe dayanan, inançta ve kimi ilkelerde birbirinden ayrılan, tanrıya ulaşma, yollarından herbiri: mevlevi tarikatı, sen jan tarikatı gibi. Sıralamak. Rütbe.
Confusion ingilizce tanımı, definition of Confusion
Confusion kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Indistinct combination. Disorder. The state of being mixed or blended so as to produce indistinctness or error. Tumult.

Bu kısımda Confusion kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Confusion ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Confusion anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Confusion ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.