Gürültü nedir, Gürültü ne demek

Gürültü; Fizik, Gitar, Kimya, Sinema alanlarında kullanılan bir terimdir. Dil bilgisi yönünden Türkçe'de isimmecaz olarak kullanılır.

  • Aralarında uyum bulunmayan düzensiz seslerin bütünü, patırtı, şamata
  • Birçok kişinin karıştığı kavga, karışıklık veya tartışma.

Fiziksel anlamı:

Yükselteç çıktısında gözlenen ve imlem girdisinde çeşitli nedenlerden kaynaklanan, asalak birleşenlerin yükseltilmesinden ileri gelen uyumsuz sesler.

Gitar terimi olarak anlamı:

Ses sinyalinin kalitesinde belirleyici olan tıslama, cızırtı ve uğultu gibi istenmeyen seslerin tümü.

Kimya'da terim anlamı:

Analit sinyalinin gözlenmesine bozucu etki yapan herhangi bir sinyal.

Sinema ve Televizyon dünyasındaki anlamı:

[Bakınız: ses etkileri].

Sinema ya da televizyonda sesin saptanması, çalınması ya da yayınlanmasında ortaya çıkan istenmeyen sesler.

Teknik terim anlamı:

Titreşimli düzenli olmayan sesler. Boğumlanmaları sırasında tonlu ve tonsuz hışırtı niteliği taşıyan z, s ünsüzleri ile tonlu ve tonsuz patlama niteliği taşıyan b, p ünsüzleri titreşim açısından birer gürültü sesidir.

Gürültü ile ilgili Cümleler

  • İşçiler arasındaki gürültü.
  • Gürültü rahatsız edicidir.
  • “Köse Mümeyyiz öyle denemeden kuru gürültüye pabuç bırakır takımından değildi.”
  • Gürültü nereden geliyor?
  • Gürültüden şikayetçi olacağım.
  • “Karanlıkta bana çarpıp da gürültü yapmamaya dikkat ederek kapıyı açtım.”
  • Tuhaf bir gürültü duydum.
  • Gürültü Tom'u rahatsız etmedi.
  • Evimde bir yerde çalışamam. Çok gürültülü.
  • O kadar çok gürültülüydü ki konuşamadık.
  • Gürültüden dolayı uyuyamıyorum.
  • Gürültüye nasıl katlanıyorsun?
  • Gürültü sağır ediyor.
  • O, bu gürültü ile bizi rahatsız ediyor.
  • “Barın bütün gürültüsünü bastıran kahkahaları bundan sonra başladı.”
  • Gürültülü olduğu için kent beni rahatsız ediyor.
  • O tuhaf bir gürültü duydu, bu yüzden yataktan dışarı fırladı.
  • “Bir gürültü çıkarmadan buradan gidiniz...”
  • “Gemi baş döndüren bir gürültüyle indi sulara.”
 

Gürültü ile ilgili Atasözü veya Deyim

gürültü bastırmak : gürültüden daha güçlü ses çıkarıp onu etkisizleştirmek.

gürültü çıkarmak (veya etmek veya koparmak veya yapmak) : düzensiz ve rahatsız edici sesler çıkarmak kavga, karışıklık, tartışma çıkarmak.

gürültü çıkmak : kavga, tartışma, karışıklık olmak.

gürültü istemeyen kazancı dükkanına girmez : “kafasını dinlemek isteyen kimse, gürültülü patırtılı işlerde görev almaz” anlamında kullanılan bir söz.

gürültüye gelmek : bir iş, bir düşünce ve benzerleri telaş ve karışıklığa rastlayarak ilgi çekmemek, üzerinde durulmamak.

gürültüye getirmek (veya boğmak) : bir işi, bir düşünceyi telaş ve karışıklık yüzünden ilgi çekmez duruma getirmek söz kalabalığından, karışıklıktan yararlanarak istediğini elde etmek.

gürültüye gitmek : telaş ve karışıklığa rastlayarak değeri anlaşılmayıp unutulmak.

 

kuru gürültüye pabuç bırakmamak : bir durum karşısında telaşsız, korkusuz, dilediğince davranmak.

ortalığı gürültüye (veya patırtıya) vermek : gereksiz bir telaşa düşürmek.

Gürültü tanımı, anlamı

Gürü : Sıpa, eşek yavrusu. [Bakınız: gündük]. Bir yaşındaki kısrak

Ek gürültüsü : Yapıştırmada ses yolu üzerinde ortaya çıkan değişiklikten, ek yerinden ileri gelen gürültü.

Gök gürültüsü arabası : Gök gürültüsü sesi çıkartmaya yarayan arabaya benzeyen aygıt.

Gök gürültüsü aygıtı : Gök gürültüsü sesi veren aygıt.

Gök gürültüsü davulu : Gök gürültüsü sesi için kullanılan özel davul.

Gök gürültüsü etmeni : Sahnede gök gürültüsü sesi.

Gök gürültüsü levhası : Gök gürültüsü sesi vermede kullanılan 1.20 m. uzunlukta ve 60 cm. genişlikte galvanizlenmiş saç levha.

Gök gürültüsü sandığı : Sahnede gök gürültüsü sesini vermede kullanılan özel yapısı olan sandık.

Gürültü aygıtı : Çeşitli sesleri ve gürültüleri sağlayan aygıt. Çeşitli ses etkilerini gerçekleştirmekte kullanılan aygıt.

Gürültü azaltma : Optik ses kuşaklarındaki dip gürültüsünü belirsizleştirme işi.

Gürültü efekti : Çeşitli sesleri ve gürültüleri sağlayan etmen.

Gürültü eleği : Belirli bir eşik seviyesi altındaki ses sinyallerini keserek sesteki gürültüleri eleyen devre.

Gürültü makinesi : Rüzgâr, fırtına, yağmur, gökgürültüsü yapan aygıt.

Gürültü sendromu : Kaz ötüşü sendromu.

Gürültüye pabuç bırakmamak : Patırtıya pabuç bırakmamak.

İçten gürültü : Gürültünün, çerçeve içindeki bir kaynaktan çıkması durumu. Dıştan (gürültü)nün karşıtı.

İm gürültü oranı : İstenilen bir im ile buna bağlı bir gürültünün düzeylerinin birbirine oranı; başka bir deyişle, istenilen imin düzeyinin, istenmeyen parazitin genliğine oranı. (Genellikle desibelle ölçülür). Bir elektriksel yayın dizgesinde, istenilen imin genliğinin, istenmeyen parazite oranı.

Kulis gürültüsü : Sahne dekorunun arkasından gelen gereksiz, gösteri için dikkat bozucu ve tehlikeli, seyirci için rahatsız edici seslerin tümü. Sahne dekorunun arkasından gelen sesler, gürültüler.

Schottky gürültüsü : Bir eksicik borusunda, alt-üşeğin yüzey koşullarındaki düzensiz değişikliklerin üst-üşek geriliminde oluşturdukları sendelemeler.

Yerel gürültü : Belirli bir yerin havasını yansıtan gürültü.

Gök gürültüsü : Gök gürlemesi.

Gürültü kirliliği : İnsanlar üzerinde fiziksel ve ruhsal bakımdan olumsuz etkiler oluşturan karışık ve yüksek ses.

Gürültü patırtı : Kavga, gürültü.

Gürültücü : Gürültü yapan veya gürültü çıkaran (kimse), velveleci, kavaracı.

Gürültücülük : Gürültücü olma durumu, velvelecilik, kavaracılık.

Gürültülü : Gürültüsü olan. Karışık olaylarla dolu.

Gürültülü patırtılı : Çok gürültülü ve karışık. Çok gürültülü ve karışık bir biçimde.

Gürültüsüz : Gürültüsü olmayan. Kimseyi tedirgin etmeyen veya kimsenin dikkatini çekmeyen.

Gürültüsüz patırtısız : Rahat, sakin. Rahat, sakin bir biçimde.

Gürültüsüzce : Gürültüsüz bir biçimde.

Gürültüsüzlük : Gürültüsüz olma durumu.

Kuru gürültü : Gereksiz, önemsiz, sonu alınamayacak söz veya davranış.

Diğer dillerde Gürültü anlamı nedir?

İngilizce'de Gürültü ne demek ? : noise