Drill türkçesi Drill nedir
- Frez.
- Alıştırma yaptırmak.
- Özellikle dolgu yapmak için diş üzerinde gerekli kanal açma veya bazı diş kırıklarında arzu edilen düzeltmeleri yapma gibi işlemlere yardımcı olan ve değişik uçları bulunan yüksek devirli elektrikle çalışan aygıt.
- Herhangi bir işte kendiliğinden ve hızla doğru sonuca ulaşmayı öğrencilere kazandırmayı amaçlayan öğretim etkinliği. beden çalışmalarında temel becelerilerin elde edilmesi ve bu becerilerin pekiştirilmesi için yapılan yineleme işi.
- Dril.
- Talim.
- Talim yapmak.
- Delgi.
- Alıştırı.
- Sonda ile yoklamak.
- Açmak.
- Matkapla delmek.
- Delik açmak.
- Kuyu açmak.
- Makine ile tohum ekmek.
- Sondaj yapmak.
- Talim yaptırmak.
- Cerrahi matkap.
- Alıştırma yapmak.
- Eğitim, veterinerlik alanlarında kullanılır.
- Delmek.
- Çalıştırmak.
- Matkap.
- Tohum ekmek.
- Tatbikat.
Drill ile ilgili cümleler
English: When the concrete is hard, we use an electric drill instead of a pin chisel.
Turkish: Beton sert olduğu zaman pim keski yerine elektrikli matkap kullanırız.
English: We had a fire drill yesterday.
Turkish: Dün bir yangın tatbikatı yaptık.
English: I hear we're having a fire drill today.
Turkish: Bugün bir yangın tatbikatı yaptığımızı duydum.
English: They intended to drill for oil.
Turkish: Onlar petrol için sondaj yapmaya niyetlendiler.
English: Ali knows the drill.
Turkish: Ali ne yapılması gerektiğini bilir.
Drill ingilizcede ne demek, Drill nerede nasıl kullanılır?
Drill bit : Kaya burgusu. Matkap ağzı. Matkap ucu. Sondaj matkabı. Matkap. Burgu ucu.
Drill brace : Matkap kolu.
Drill bushing : Matkap kılavuz kovanı.
Drill cartridge : Manevra fişeği.
Drill chuck : Matkap başı. Matkap aynası. Mandren. Matkap kovanı.
Drill socket : Matkap kovanı. Matkap kovam.
Drill plough : Mibzerli pulluk.
Drill down : Veritabanlarında hiyerarşik yapının aşağı seviyedelerinde yer alan veriye ulaşma. (bilgisayar) veri tabanlarında hiyerarşik yapının aşağı seviyelerinde bulunan veya ikinci nitelikteki veriye ulaşma becerisi.
Drill sergeant : Talim çavuşu. Eğitim çavuşu.
Drill hole : Sondaj deliği.
İngilizce Drill Türkçe anlamı, Drill eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Drill ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Flout : Alay etmek. Eğlenmek. Zıddına gitmek. Takmamak. Küçümsemek. Saygısızca karşı gelmek. Hor görmek. Uymamak. Reddetmek.
Inseminates : Tohumlamak. Kafasına sokmak. Aşılamak. Döllemek. Telkin etmek. (tohum) ekmek. Ekmek.
Drilling : Delik açma. Diril. Delme. Sondaj. Delici. Delen. Sondajlama. Sondaj yapma.
Inseminating : Kafasına sokmak. (tohum) ekmek. Aşılamak. Döllemek. Ekmek. Telkin etmek. Tohumlamak.
Educate : Eğitimden geçirmek. Yetiştirmek. Okutmak. Öğretmek. Terbiye etmek. Eğitmek. Mürekkep yalamak. Öğrenim gördürmek.
Sounds : Ses çıkarmak. Muayene etmek. Çalmak. Derıne dalmak (balina). Ses vermek. Ses efekti. Sondayla bakmak. Ses. İskandil etmek.
Burrowed : Saklanmak. Oyuk açmak. Çukur kazmak. Bir oyukta gizlenmek. Bir mağarada gizlenmek. Kazmak. (çukur) kazmak. Tünel kazmak. Yuva yapmak.
Gimlets : El matkabı. Küçük burgu. Delik açma aleti. Burgu. Toprak burgusu. Sondaj matkabı. Cin ile yapılan bir kokteyl.
Practiced : Yapmak. Yetenekli. Pratik yapmak. Alışkanlık haline getirmek. Uygulmak. Çalışmak. Pratik yapmış. Tecrübeli. Hünerli. Entrika çevirmek.
Drill synonyms : counter drill, seminate, training, flouted, disseminating, borer, bring up in conversation, hole, flouts, gimleting, practise, dig into, lancinate, simulated military operation, employs, employ, flouting, cave in, trepan, holed, broaches, cleaves, praxis, break, coach, bared, sow, seeded, activate, disseminate, boring tool, drills, drilling machine.
Drill ingilizce tanımı, definition of Drill
Drill kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : To train one`s self. A rill. Same as Drilling. A large African baboon (Cynocephalus leucophæus). To drain by trickling. An instrument with an edged or pointed end used for making holes in hard substances. To pierce or bore with a drill, or a with a drill. Also, a drill press. A small trickling stream. As, to drill a hole into a rock. To cause to flow in drills or rills or by trickling. To trickle. To drill a piece of metal. To perforate. To practice an exercise or exercises. Strictly, a tool that cuts with its end, by revolving, as in drilling metals, or by a succession of blows, as in drilling stone. As, waters drilled through a sandy stratum.

Bu kısımda Drill kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Drill ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Drill anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Drill ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.