Breaks türkçesi Breaks nedir

  • Fırlamak.
  • Ara vermek.
  • Kesmek.
  • Koparmak.
  • Kopmak.
  • Uymamak.
  • Dalmak.
  • Kırılmak.
  • Ara.
  • Çözmek.
  • İhlal etmek.
  • Parçalanmak.
  • Batmak.
  • Kaçmak.
  • İflas etmek.
  • Yakın dövüşü bırakmak.
  • Bozmak.
  • Bozdurmak.
  • Çiğnemek.
  • Akma kırışıkları.
  • Kırmak.
  • Yenmek.
  • Batırmak.
  • Söylemek.
  • Molalar.
  • Ağarmak.
  • Patlamak.

Breaks ile ilgili cümleler

English: Art breaks the monotony of our life.
Turkish: Sanat hayatın monotonluğu kırar.

English: Ali often breaks his promises.
Turkish: Ali sık sık sözünde durmaz.

English: Ali hardly ever breaks a promise.
Turkish: Ali neredeyse hiç sözünü tutmaz.

English: Ali seldom breaks his promise.
Turkish: Ali nadiren sözünü tutmaz.

English: Ali often breaks promises.
Turkish: Ali sık sık sözünden döner.

Breaks ingilizcede ne demek, Breaks nerede nasıl kullanılır?

Breaks in slop : Buzul ve akarsu yatakları boyunca görülen, alışılagelene uygun olmayan keskin diklik. Eğim kesikliği.

Line breaks and : Satır sonları ve yazıtipleri.

No breaks between pages : Sayfa aralarında boşluk yok.

Automatic page breaks : Otomatik sayfa sonları. Otomatik sayfa kesmeleri.

Continuous section breaks : Sayfa içi bölüm sonları.

Tax breaks : Vergiye esas meblağda indirimi. Vergi kaçırma. Vergiden düşülen. Vergi istisnası. Vergi muafiyeti.

Retain line breaks : Satır sonlarını koruma.

 

Daybreaks : Şafak. Tan vakti. Seher. Tan. Kabul etmek. Ağarma. Tanyeri.

Hide page breaks : Sayfa sonlarını gizle.

Spurious breaks : Sahte kırılma.

İngilizce Breaks Türkçe anlamı, Breaks eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Breaks ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Annihilated : Feshetmek. İptal etmek. Ortadan kaldırmak. Yok edilmiş. Yok olmuş. İmha etmek. Elemek. Yoketmek.

Discontinuation : Kesme. Devamsızlık. Son verme. Fasıla. Aralık. Sona erme. Vazgeçme. Kesilme. Duraklama.

Abscission : Ani son. Kesilme. Fasıla. Absisyon. Yaprak ve meyve dökülmesi. Kesme.

Be offended : Üzerine alınmak. Darılmak. Ağrınmak. Kırgın olmak. Gücenmek. Rencide olmak. İncinmek. Küsmek. Alınmak.

Grey : Ağartmak. Kırlaştırmak. Külrengi. Kırlaşmak. Beyazlamak. Aklar düşmek. Gri. Kurşuni renk. Silikleştirmek.

Apprising : Haber vermek. Bilgi vermek. Haberdar etmek. Bildirmek.

Beat up : Külüstür. Tekme tokat girişmek. Dövmek. Pataklamak. Çırpmak. Hırpalamak. Döverek yaralamak. Hücum etmek. Çalkalamak.

Derogates : Küçümsemek. Almak. Küçültmek. Küçülmek. Karşı. Alçalmak. Eksiltmek. Azaltmak.

Aggrieves : Rencide etmek. Mağdur etmek. Gücendirmek. Mağdur duruma düşürmek. Kederlendirmek. Üzmek. İncitmek.

Breaks synonyms : bodily process, breathing out, bodily function, body process, brast, cull, blows, abashing, chewed, decried, turn into cash, annihilate, decries, deflower, deranging, interrupts, break off, chip, bollix, decode, become worn, conked, bleachs, articulates, be wraped up in, break down, articulate, cessations, block, apprizes, abscissions, best, cipher out.

 

Breaks zıt anlamlı kelimeler, Breaks kelime anlamı

Begin : Koyulmak. Çığır açmak. Başlamak. Adım atmak. Meydana gelmek. Vücut bulmak. Girişmek. Doğmak. Başlatmak. Start almak.

Repair : Tamir. Kalafatlamak. Tamir etmek. Gidermek. Tamirat. Çekilmek. Bakım. Sinema ve televizyon araçlarının, donatımının bozulmamasını, düzgün işlemesini sağlamak amacıyla gerekli işleri yerine getirme. Düzeltmek. Gitmek.