Boreal türkçesi Boreal nedir

Boreal ile ilgili cümleler

English: One of my dreams is to one day see the aurora borealis.
Turkish: Hayallerimden biri bir gün güneş fırtınalarından sonra ortaya çıkan kuzey ışıklarını görmek.

Boreal ingilizcede ne demek, Boreal nerede nasıl kullanılır?

Borealis : Kuzey rüzgarı. Poyraz.

Aurora borealis : Kuzey ışıkları. Kuzey fecri (renkli doğal ışıkların kuzey bölgelerde gökyüzünde belirmesi, kuzey bölgelerde bazen gece görülebilirler). Havayuvarının üst katmanlarında oluşarak eksenucu bölgesi dolaylarında görülen kızıllık. Kuzey kızıllığı. Kuzey ışığı. Kuzey aydınlanması. Güneş fırtınaları sonucu ortaya çıkan görsel olgu.

Corona borealis : Kuzey tacı. Kuzeytacı (takımyıldızı). Kuzey tacı takımyıldızı.

Arboreal : Ağaçlara ait. Ağaç gibi. Ağaç biçimli. Ağaç gibi olan. Ağaçla ilgili. Ağaçsı. Ağaçta yaşayan. Agaç gibi. Ağaçsıl. Ağaçtan.

Boreas : Antik yunan kuzey rüzgarı tanrısı.

Hyperborean : Kuzey dağlarının ötesinde ebedi ışık ve bereket ülkesinde yaşadığı düşünülen (kimse). Hyperboreios. Sonsuz ışık ve bolluk ülkesinden kimse.

Bore a hole in : Delik açmak. Azıcık çürütmek (bir fikri).

Bore a grudge : Düşmanlık besledi. Kan güttü. Kin besledi. Garez besledi.

 

Bore the pants off : Canına tak ettirmek. Canından bezdirmek.

Check bore hole : Kontrol sondajı.

İngilizce Boreal Türkçe anlamı, Boreal eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Boreal ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Norther : Kuzeyli. Kuzeyden gelen fırtına.

Septentrional : Kuzeyin. Kuzeye ait. Kuzeyle alakalı. Kuzeyli. Kuzeyle ilgili.

Northern : Kuzeye ait. Kuzeyli. Kuzeyden gelen. Kuzeyde meydana gelen veya yaşayan.

North : Kuzeydeki. Kuzeye bakan. Kuzey tarafta. Kuzeyinde. Kuzeye. Gözerimi düzleminde doğu- batı doğrultusuna dik, kutupyıldızının bulunduğu yandaki yön, sol eli doğuya, sağ eli batıya uzanmış bir insanın arka yönü. Kuzeyden esen. Şimal. Kuzeye doğru.

The north : Pusulada güneyin zıttı olan istikamet. Doğan güneşe karşı durduğunda bir kimsenin sol tarafı. Bir kıta veya ülkenin kuzey kesimleri.

Tramontana : Kuzeyden esen rüzgar. Poyraz.

Norths : Kuzeyden gelen. Kuzeyde. Kuzeye doğru. Kuzeyden esen. Kuzeye bakan. Yıldız. Kuzeydeki. Kuzey tarafta. Şimal.

North wind : Kuzeyden esen rüzgar. Poyraz. Tramontana.

Americas : Güney ve kuzey amerika. Amerikalar. Amerika. Orta ve güney amerika anakarası.

Boreal synonyms : circumboreal, septentrion, the americas, northers, upstate, borealis, northerns, arctic wind, spanish america.

Boreal zıt anlamlı kelimeler, Boreal kelime anlamı

Southern : Güney. Güneyli. Güneye ait.

Boreal ingilizce tanımı, definition of Boreal

Boreal kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : Northern. As, a boreal bird. Equivalent to the Holarctic region exclusive of the Transition, Sonoran, and corresponding areas. The term is used by American authors and applied by them chiefly to the Nearctic subregion. The Boreal region includes approximately all of North and Central America in which the mean temperature of the hottest season does not exceed 18° C. (= 4° F.). Its subdivisions are the Arctic zone and , the latter including the area between the Arctic and Transition zones. Pertaining to the north, or to the north wind. Designating or pertaining to a terrestrial division consisting of the northern and mountainous parts of both the Old and the New World. A boreal blast.