Aurora borealis türkçesi Aurora borealis nedir

  • Kuzey ışığı.
  • Güneş fırtınaları sonucu ortaya çıkan görsel olgu.
  • Coğrafya alanında kullanılır.
  • Kuzey fecri (renkli doğal ışıkların kuzey bölgelerde gökyüzünde belirmesi, kuzey bölgelerde bazen gece görülebilirler).
  • Kuzey kızıllığı.
  • Havayuvarının üst katmanlarında oluşarak eksenucu bölgesi dolaylarında görülen kızıllık.
  • Kuzey ışıkları.
  • Kuzey aydınlanması.

Aurora borealis ile ilgili cümleler

English: One of my dreams is to one day see the aurora borealis.
Turkish: Hayallerimden biri bir gün güneş fırtınalarından sonra ortaya çıkan kuzey ışıklarını görmek.

Aurora borealis ingilizcede ne demek, Aurora borealis nerede nasıl kullanılır?

Aurora : Tan vakti. Fecir. Şafak tanrıçası (mitoloji terimi). Tan. Şafak. Arora. Tansızlığı. Seher. Seher vakti. Gün ağarması.

Borealis : Kuzey rüzgarı. Poyraz.

Aurora australis : Güney fecri. Güney ışıkları. Güney fecri (renkli doğal ışıkların güney bölgelerde gökyüzünde belirmesi). Güney aydınlanması. Göğün güney yanında görülen hafif ışıltı. Güney ışığı.

Aurora boerealis : Kuzey ışığı. Yer'in kutupları yöresindeki iyonyuvarı ve üstyuvar katmanlarında, evren ışınlarının etkisiyle doğan ışık.

Aurora polaris : Kutuplar yöresinde görülen yaygın ve donuk havayuvarı ışığı. Geceleyin kuzey bölgeleri gökyüzünde görülen ışık grupları. Kutup ışıkları. Kutup ışığı.

 

Aurorae : Doğuş. Atmosferin aydınlanması olayı (aurora australis {güney ışığı} ve aurora borealis {kuzey ışığı}). Gün ağarması. Tan vakti.

İngilizce Aurora borealis Türkçe anlamı, Aurora borealis eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Aurora borealis ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Adventife cone : Bir yanardağ ana konisi üzerinde ikincil bacalardan çıkan lavların oluşturduğu küçük tepecikler. Yan koni.

Abandoned meander : Akmaz. Taşkın sırasında sapından koparak bütünüyle akış dışında kalan büklüm.

Altimetric profile : Büyük ölçekli haritalarda, eşyükselti eğrilerinden yararlanarak, istenilen iki nokta arasında yeryüzü biçimlerini ve içyapısını gösteren yandan görünüş. Kesit.

Air route : Havayolu. Uçuş rotası. Günümüzde, özellikle yolcu taşımacılığında çok kullanılan ve yeryüzünün her yanını havalimanlarıyla birbirine bağlayan yoğun ulaşım ağı.

Aluvial coast : Lığ yığıntılı kıyı. Genellikle alçak kıyılarda, dalga ve akarsuların ortaklaşa oluşturdukları birikinti düzlüğü.

Alluvial deposit : Akarsuların taşıyıp yığdıkları mil, kil gibi çok ince taneli öğelerle, kum ve çakılların karışımıyla oluşan yığın. Alüvyon. Lığ.

Afforestation : Orman yetiştirme. Türlü nedenlerle yok olmuş eski ormanların eksikliğini gidermek için, elverişli yörelerde, insan eliyle yeni orman alanları yaratma. Ormanlaştırma. Ağaçlandırma. Bir bölgenin ağaçlandırılması.

 

Agricultural production : Sebze. Taze meyve. Ekonomi bakımından, üretimin iki ana kolundan biri; kökeni toprak olan her türlü besin ve işlenmemiş işleyim özdeklerinin elde edilmesi. Zirai üretim. Tarımsal üretim. Tarım üretimi. Tahıl ve temel gıda ürünleri üretimi.

Agricultural specialisation : Herhangi bir bölgede, yetişme koşulları ve tecim olanaklarının çok elverişli olması nedeniyle, tarımsal girişimlerin bir ya da birkaç ürüne dayandırılması yöntemi. Tarımsal özelleştirme.

Agrarian geography : Tarım coğrafyası. İnsan coğrafyasının, tarımsal çalışma koşullarını, çeşitli iklim bölgelerinin ana tarımsal ürünlerini ve bunların o ülke ya da ülkeler ekonomisindeki yerini inceleyen bölümü.

Aurora borealis synonyms : northern lights, age pyramid, ageing of the population, abrasion platform, aluvial terrace, aurora boerealis, agricultural co operative, aboriginal population.