Crowded türkçesi Crowded nedir

Crowded ile ilgili cümleler

English: A stranger spoke to me on the crowded bus.
Turkish: Kalabalık otobüste bir yabancı benimle konuştu.

English: Ali got on the crowded elevator.
Turkish: Ali kalabalık asansöre bindi.

English: Ali and Mary like crowded beaches.
Turkish: Ali ve Mary kalabalık plajlardan hoşlanırlar.

English: Can I use a netbook while standing in a crowded train?
Turkish: Kalabalık bir trende dayanırken netbook kullanabilir miyim?

English: Country roads aren't as crowded as city roads.
Turkish: Kırsal yolları şehir yolları kadar kalabalık değil.

Crowded ingilizcede ne demek, Crowded nerede nasıl kullanılır?

Crowded profession : Rağbet gören meslek. Çok rağbet gören meslek.

Crowded to overflowing : Tıklım tıklım dolu.

Be crowded : Kalabalık olmak.

Crowdedness : Kalabalıklık. Kalabalık olma durumu. Dopdoluluk. Tıkış tıkışlık. Tıka basa dolu olma niteliği.

Overcrowded : Tıklım tıklım. Tıka basa dolu. Aşırı kalabalık. Çok kalabalık. Fazla kalabalık.

Crowd out : Dışarıya itelemek. Sıkıştırarak çıkarmak. Yer bırakmamak.

Crowd into : İtiş kakış ilerlemek. -e doluşmak. Kalabalığı yararak ilerlemek. Kalabalıkta zorlukla hareket etmek.

 

Crowd pleaser : Çok popüler çekiciliği olan kimse. Kalabalığın ilgisini çeken kimse. Kalabalığı çok menün eden bir şey.

Crowd puller : Kalabalığı kendisine çeken kimse. Büyük seyirci kitlesinin ilgisini çeken bir şey. Çok ilgi çeken veya büyük kalabalığın ilgisini çeken kimse.

Crowders : Oklahoma eyaletinde yerleşim yeri. Kalabalıkta bulunan kişi. Mississippi eyaletinde yerleşim yeri.

İngilizce Crowded Türkçe anlamı, Crowded eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Crowded ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Cramped : Kramp girmiş. Engellenmiş. Sınırlı tutulmuş. Kasılmış. Okunaksız. Dar.

Crops : Hasat. Ekin. Kısa kesilmiş saç. Mahsul. Kırpıntılar. Kesikler. Mahsulat. Ürün. İşleme.

Serried : Sıralı. Sıkı. Omuz omuza. Sık.

Heaping : Yüklemek. Silme. Taşmak üzere. Ağzına kabar doldurmak. Tepeleme. Tepeleme doldurmak.

Covered with : İle dolu. İle bezeli. Sıvama. ..ile bezeli.

Concourses : Bir araya gelme. Açık alan. Park gezinti yolu. Meydan. Toplantı. Terminal salonu. Gelme. Konuşma. İzdiham.

Densest : En koyu olanı. Sık. Koyu. Negatifi şeffaf olmayan (fotoğrafçılık terim). Kalın kafalı. Yoğun. En yoğun olanı. En kalın olanı. Kalın.

 

Chockablock : Tıka basa. Bir araya toplanmış (ör. deniz hatlarının). Tıka basa doldurulmuş. Tıklım tıklım. Mümkün olduğu kadar sıkı çekilmiş.

Crowded synonyms : thronged, crammed, crammed full, cohorts, choke full, concourse, eventful, stirring, brimful of, congestion, filled, abounding, fraught with, army, denser, engaged, crop, full bodied, chock full, armies, congestions, chockfull, filled to the brim, tight, cohort, coarct, confluences, fraughts, chock a block, jam packed, huddled, charged, assemblage.

Crowded zıt anlamlı kelimeler, Crowded kelime anlamı

Uncrowded : Tenha. İnsanlarla dolu olmayan. Kalabalık olmayan.