Overcrowded türkçesi Overcrowded nedir
- Çok kalabalık.
- Fazla kalabalık.
- Tıklım tıklım.
- Aşırı kalabalık.
- Tıka basa dolu.
Overcrowded ile ilgili cümleler
English: In the U.S., there are more prisoners than there is jail space for them. So the prisons are overcrowded.
Turkish: Amerika'da hapishanede mahkumlar için ayrılan yer mahkumlara yeterli değildir.Bu yüzden hapishaneler çok kalabalıktır.
English: The jail is overcrowded.
Turkish: Hapishane aşırı kalabalıktı.
English: Gaza is one of the most overcrowded and poorest colonies in the world.
Turkish: Gazze dünyanın en aşırı kalabalık ve fakir sömürgelerinden biridir.
Overcrowded ingilizcede ne demek, Overcrowded nerede nasıl kullanılır?
Overcrowd : Aşırı kalabalık yapmak. Tıka basa doldurmak. Fazla insanla doldurmak. Çok fazla insanla doldurmak. Fazla kalabalık etmek.
Overcrowding : Aşırı kalabalıklaşma. Aşırı nüfus yoğunluğu. Aşırı kalabalık. Gizli konut darlığı. Aşırı yoğunluk. Konut darlığı. Kalabalıklık. Bir ülkede ya da kentte konut sunumunun, konut istemine nitel yönden yanıt verememesi yüzünden, olağan koşullar içinde ayrı bir konuta yerleşmesi gereken insanların, ailelerinin öteki üyeleriyle, arkadaş ve yakınlarıyla aynı konutu paylaşmaları sonucunda ortaya çıkan konut bunalımı bk. aşırı kalabalıklık. Bir konutta yaşayan insan sayısının, genellikle benimsenmiş uluslararası barınma ölçünlerinin üzerinde bir düzeye varması. Bir odada ya da bir yerleşim yerinde, gereğinden çak sayıda insanın yaşaması. genellikle bir odada yaşayan insan sayısının 1'i geçmesi, kalabalıklık sayılmaktadır. bk. konut darlığı.
Overcrowds : Fazla kalabalık etmek. Tıka basa doldurmak. Fazla insanla doldurmak. Çok fazla insanla doldurmak. Aşırı kalabalık yapmak.
İngilizce Overcrowded Türkçe anlamı, Overcrowded eş anlamlısı
Sözcükler, direkt olarak Overcrowded ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.
Jammed : Hıncahınç. Tıkıştırılmış. Karışmış. Sıkışmış. Sıkıştırılmış. Tıkanmış. Ezilmiş. Sıkışık.
Full to the brim : Ağzına kadar dolu. Silme. Tamamen dolmuş. Dopdolu.
Jam packed : Balık istifi. Hıncahınç. Kalabalık.
Packed : Kalabalık. Hıncahınç. Ambalajlanmış. Hıncahınç dolu. Paketlenmiş. Sıkıştırılmış. Ağzına kadar dolu.
Chockful : Dopdolu. Tıka basa.
Crammed full : Dopdolu.
Chockablock : Bir araya toplanmış (ör. deniz hatlarının). Dopdolu. Mümkün olduğu kadar sıkı çekilmiş. Tıka basa doldurulmuş. Tıka basa.
Filled to the brim : Ağzına kadar dolu. En tepesine kadar dolu olan. Ağzına kadar dolu olan. Dopdolu.
Surcharge : Fazla fiyat istemek. Yeni fiyat basmak (pula). Fazla yük. Fazla doldurmak. Sürşarj. Yeni fiyatlı posta pulu. Fazlasıyla yüklemek. Ek bir ücret istemek (birinden). Sürşarj basmak. Fazla vergi yüklemek.
Chock full : Dopdolu. Ağzına kadar dolu.
Overcrowded synonyms : congested, full to capacity, full to replete, chock a block, full to repletion, impacted, brimful, overstuffed, choke full, overpopulated, chock a block full with, crowd together, cram full, herd, crowd, jampacked, overcrowding.

Bu kısımda Overcrowded kelimesinin türkçesi nedir? ingilizcede Overcrowded ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik olarak hemen sorabilir, daha sonra kısaca ingilizce Overcrowded anlamı, açılımı ya da türkçe kelime anlamı hakkında bilgiler verebilir veya dilerseniz Overcrowded ile ilgili cümleler sözler yazılar ile ingilizce türkçe çeviri sözlük anlamları paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.