Overcrowds türkçesi Overcrowds nedir

  • Tıka basa doldurmak.
  • Çok fazla insanla doldurmak.
  • Aşırı kalabalık yapmak.
  • Fazla kalabalık etmek.
  • Fazla insanla doldurmak.

Overcrowds ingilizcede ne demek, Overcrowds nerede nasıl kullanılır?

Overcrowd : Fazla insanla doldurmak. Aşırı kalabalık yapmak. Tıka basa doldurmak. Çok fazla insanla doldurmak. Fazla kalabalık etmek.

Overcrowded : Fazla kalabalık. Çok kalabalık. Tıklım tıklım. Aşırı kalabalık. Tıka basa dolu.

Overcrowding : Aşırı kalabalıklaşma. Bir konutta yaşayan insan sayısının, genellikle benimsenmiş uluslararası barınma ölçünlerinin üzerinde bir düzeye varması. Aşırı yoğunluk. Aşırı nüfus yoğunluğu. Aşırı kalabalıklık. Bir odada ya da bir yerleşim yerinde, gereğinden çak sayıda insanın yaşaması. genellikle bir odada yaşayan insan sayısının 1'i geçmesi, kalabalıklık sayılmaktadır. bk. konut darlığı. Bir ülkede ya da kentte konut sunumunun, konut istemine nitel yönden yanıt verememesi yüzünden, olağan koşullar içinde ayrı bir konuta yerleşmesi gereken insanların, ailelerinin öteki üyeleriyle, arkadaş ve yakınlarıyla aynı konutu paylaşmaları sonucunda ortaya çıkan konut bunalımı bk. aşırı kalabalıklık. Konut darlığı. Kalabalıklık. Gizli konut darlığı.

Overcritical : Abartılı biçimde eleştirel. Fazlasıyla kusur bulan. Kendine veya diğerlerine karşı aşırı eleştirel. Aşırı veya fazla eleştirel.

 

Overcritical damping : Aşırı sönüm.

Hovercraft : Hava yastıklı taşıt. Hava kayaklı gemi. Hoverkraft. Hem havada hem de karada gidebilen tekne. Hava yastıklı tekne. Karada ve havada gidebilen taşıt.

Hovercrafts : Hava yastıklı taşıt. Hoverkraft. Hava yastıklı tekne. Hovercraft. Hava kayaklı gemi. Karada ve havada gidebilen taşıt. Hem havada hem de karada gidebilen tekne.

İngilizce Overcrowds Türkçe anlamı, Overcrowds eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Overcrowds ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Choke up : Doldurmak. (pislik) tıkamak. Nutku tutulmak. Heyecandan konuşamamak. Tıkanmak. Tıkamak. Tıkanıp kalmak.

Encumbering : Sorumluluk yüklemek. Engellemek. Yüklemek. Engel olma. Engel olmak.

Crowd together : Yığışmak. Birlikte içeriye dolmak. Üşüşmek. Bir araya toplanmak. Yığılmak.

Herd : Sürü halinde gitmek. Gütmek. Eşlik etmek. Ayaktakımı. Toplamak. Sürüyü gütmek. Sürümek. Topluluk. Sürmek.

Clutters : Darmadağınık etmek. Dağınıklık. Karman çormanlık. Koşuşmak. Karıştırmak. Dağıtmak. Darmadağınıklık. Yığmak. Darmadağın etmek. Karışıklık.

Encumber : Sorumluluk altında bırakmak. Doldurmak. Engellemek. Güçlük çıkartmak. Ayakbağı olmak. Sorumluluk yüklemek. Borç. Yüklemek. Ayak bağı olmak.

Encumbered : Yüklü. Yüklemek. Mani olunmuş. Sorumluluk yüklemek. İpotekli. Engel olunmuş. Zorunluluk veya sorumluluk altında bırakılmış. Engellenmiş. Engellemek.

Cluttering : Hızlı konuşma. Altüst etmek. Karmakarışık konuşma. Darmadağın etmek. Yığmak.

 

Clutter : Karışıklık. Koşuşmak. Zürzavar. Dağınıklık. Darmadağın etmek. Yığmak. Darmadağınık etmek. Karmakarışık etmek. Saçıştırılmış şeyler.

Surcharge : Fazla yüklemek. Fazla vergi yüklemek. Sürşarj. Fazla yük. Yeni fiyatlı posta pulu. Katma vergi. Fazla doldurmak. Fazla fiyat istemek. Yeni fiyat basmak (pula).

Overcrowds synonyms : clutter up, encumbers, glut, gluts, overcrowd, crams, gorge, glutted, glutting, cram, crowd.