Clutter türkçesi Clutter nedir

Clutter ile ilgili cümleler

English: Ali's been meaning to clean out his badly cluttered garage for years.
Turkish: Ali yıllardır kötü bir şekilde darmadağın edilmiş garajını temizlemeye niyetleniyor.

English: Tom's apartment is cluttered.
Turkish: Tom'un dairesi dağınık.

English: I want to declutter my apartment.
Turkish: Dairemi düzenlemek istiyorum.

English: I need to declutter my apartment.
Turkish: Dairemi düzenlemeliyim.

Clutter ingilizcede ne demek, Clutter nerede nasıl kullanılır?

Clutter rejection : Parazit yansımaları bastırma.

Clutter signal : Parazit yansıma sinyali.

Clutter up : Altüst etmek. Darmadağın etmek. Tıka basa doldurmak. Karıştırmak. Yığmak.

Cloud clutter : Buluttan parazit yansıma.

Ground clutter : Toprağın bozucu etkisi. Yerden parazit yankılar. Yer yansısı.

Cluttered : Darmadağın. Karıştırılmış. Karışık.

Clutch adjustment : Debriyaj ayarı. Kavrama ayarı. Debriyaj yükseklik ayarı.

Clutters : Dağıtmak. Darmadağınık etmek. Karman çormanlık. Darmadağınıklık. Karışıklık. Darmadağın etmek. Dağınıklık. Tıka basa doldurmak. Koşuşmak. Karıştırmak.

 

Clutch : Boşa alma. Kavramayı boşaltarak güç iletimini kesme işlemi. Motorla itici tekerlekleri birbirine bağlayıp ayırabilen dingil bağlantı aygıtı. Güç. Pençe. Tutmak. Yakalamak. Kapmak. Kavrama.

Uncluttered : Toparlamak. Düzenlemek. Dağınıklığı toplamak. Ayarlamak. Sıraya koymak. Düzenli. Karışık olmayan. Kargaşayı ve dağınıklığı ortadan kaldırmakr. Çeki düzen vermek. Az eşyalı (oda).

İngilizce Clutter Türkçe anlamı, Clutter eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Clutter ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Disarranges : Düzenini bozmak. Bozmak. Düzeni bozmak.

Admix : Beton katkı. Katıp karıştırmak. Harç katkı. Katmak. Karışmak.

Disarranging : Bozmak. Düzeni bozmak. Düzenini bozmak.

Befuddlement : Kafa karışıklığı. Şaşırma. Şaşkınlık.

Entangles : Başını derde sokmak. Dolaşıklık. Bulaştırmak. Engel. Dolaştırmak. Mania.

Bedlams : Tımarhane gibi bir yer. Velvele. Çok gürültülü ve kargaşalı bir yer. Tımarhane. Gürültülü patırtılı yer. Kızılca kıyamet. Kargaşa. Akıl hastanesi. Çıfıt çarşısı.

Amasses : Bir araya getirmek. Biriktirmek. Toplamak. Top olmak. Bir araya gelmek.

Churn : Yayık. Süt güğümü. Çalkantılı olmak. Köpürtmek. Çalkalanmak. Köpürmek. Çalkalamak. Sağılan sütün toplandığı büyük kap.

Commotion : Ayaklanma. Heyecan. Velvele. Koşuşturma. Hareket. Şamata. Kargaşa. Patırtı.

Gorge : Gırtlak. Tıkınmak. Geçit. Yemek atıştırmak. Atıştırmak. Tıka basa yemek. Tıkanmak. Tiksinti. Boğaz.

 

Clutter synonyms : mare's nest, bank, dealing out, amassing, bestrewed, deal, dishevels, frisking, cram, jumble, disorganize, diffuseness, muddle, dishevelling, agglomerates, fill, clumping, disorderliness, disarrays, crack up, adulterating, deal out, bestrewing, bestrews, glutting, amalgamating, brouhahas, crams, disarraying, be on the loose, rummage, encumbering, disorder.

Clutter zıt anlamlı kelimeler, Clutter kelime anlamı

Orderliness : İntizam. Dakiklik. Düzen. Düzenlilik. Çekidüzen.

Order : Sıraya koymak. Öğelerin, belirlenmiş kurallara göre yerleşim durumu. sıra kavramının tersine, her düzen doğrusal olmak zorunda değildir. Borsada taşınır değer alıp satmak amacıyla aracılara yazılı ya da sözlü biçimde yapılan bildirim. Ismarlama. Bir özdeği ya da dizgeyi oluşturan atomlar, moleküller gibi altkümelerin belli koşullar altında, doğa yasalarına uygun olarak birbirlerine göre dizilişlerine verilen genel ad. Ada yazılı. Satın alma işleminden önce bu yönde yapılmış olan sözlü ya da yazılı istem. İntizam. Düzen. Havale.

Unclutter : Kargaşayı ve dağınıklığı ortadan kaldırmakr. Sıraya koymak. Düzeltmek. Düzenlemek. Ayarlamak. Karışıklığı gidermek. Çeki düzen vermek. Dağınıklığı toplamak. Toparlamak. Düzene sokmak.

Clutter antonyms : empty.

Clutter ingilizce tanımı, definition of Clutter

Clutter kelimesinin İngilizce - İngilizce çevirisi (English to English) : As, the room is in a clutter. As, to clutter a room. To clot or coagulate, as blood. Hence, confusion. To bustle. To make a confused noise. To crowd together in disorder. To disarrange. To fill or cover with things in disorder. Disorder. A confused collection. To throw into disorder.