Entangles türkçesi Entangles nedir

Entangles ingilizcede ne demek, Entangles nerede nasıl kullanılır?

Disentangles : Ayırt etmek. Dolaşıklığını gidermek. Çözmek. Düğümü çözmek. Serbest kalmak. Açmak. Salıvermek. Açılmak. Düğüm çözmek. Çözülmek.

Entangled : Karışık. Karmakarışık. Bulaşmış. Çapraşık. Karışmış. Dolaşık. Darmaduman.

Entanglement : Güçlük. Karman çormanlık. Dolaşıklık. Zorluk.

Entanglements : Engel. Gönül iğleri. Birbirine dolanma. Birbirine girme. Karışıkılık. Zorluk. Mania. Dikenli tel engeli. Gönül işleri. Karmaşıklık.

Entangler : Kapana kıstıran kimse yada şey. Karmakarışık eden. Bir kimsenin başını derde sokan. Karıştırıp dolaştıran kimse yada şey. Tuzağa düşüren kimse yada şey. Şaşırtan. Dolaştıran. Başını derde sokan kimse yada şey.

Disentangled : Dolaşıklığını gidermek. Çözülmüş (serbest kalmış). Açılmak. Çözmek. Serbest kalmak. Serbest bırakmak. Çözülen. Açmak.

Entangling : Dolaştırmak. Karıştırmak. Bulaştırmak. Dolaştırarak. Başını derde sokmak. Dolaştırma.

Wire entanglements : Tel engeli.

Disentangle : Dolaşıklığını gidermek. Kurtulmak. Açmak. Salıvermek. Serbest bırakmak. Çözülmek. Düğümü çözmek. Açılmak. Ayırt etmek. Serbest kalmak.

 

Disentanglements : Dolaşığı açılma. Ayırma. Serbest kalma.

İngilizce Entangles Türkçe anlamı, Entangles eş anlamlısı

Sözcükler, direkt olarak Entangles ile ilgili eş anlamlı kelimeler olmayabilir. Kelime anlamı benzer olan sözcükler olabilirler.

Enmeshment : Ağ gibi sarma. Yakalama. Kapma. Ağa düşürme. Karmaşıklık. Tuzağa düşürme. Cezbetme.

Disorganise : Düzenini bozmak. (britanya ingilizcesi) düzensizleştirmek. Dağınık hale getirmek. Altüst etmek. Tertipsizleştirmek (disorganize olarak da yazılır).

Cock up : İçine sıçmak. Kaldırmak. Dağınıklık. Berbat etmek. Eline yüzüne bulaştırmak. Kulaklarını dikmek. Çorba etmek. İçinden çıkılmaz hale getirmek. Karmakarışıklık.

Roadblock : Yolu kapatan engel. Bariyer. Yolu kapayan engel. Barikat.

Contretemps : Aksilik. Şanssızlık. Kontrtams. Pot. Talihsizlik. Gaf. Bir hazırlık hareketidir. beşinci duruş; yarım parmak ucunda yükseldikten sonra gerideki bacağı kırk beş derecelik bir açıyla kaldırma ve dördüncü duruşla öne getirme. her iki diz de büküktür. Mani. Beklenmeyen terslik.

Amalgamate : Firma. Birleştirmek. Karışım. Birleşmek. Karışmak. Cıva ile karıştırmak. Kaynaşmak. Karıştırıp birleştirmek. Bileştirmek.

Bedaubs : Kirletmek. Karalamak. Sıvamak. Bulamak. Sürmek. Lekelemek.

Dashes : Atmak. Karalamak. Cesaretini kırmak. Kesik çizgiler. Parçalamak. Sıçratmak. Fırlamak. Çarpmak. Kesik çizgi. Fışkırtmak.

Enclosure : Duvar. Etrafını çevirme. Hayvanları hapseden çitli alan. Kuşatma. Kapsam. Çevreleme. Çitli yer. Çevrilmiş yer. Enkloser. Eklenmiş belge.

 

Dash : Parçalamak. Vurma. Atılmak. Savurmak. Hayal kırıklığına uğratmak. Darbe. Düş kırıklığina uğratmak. Fışkırtmak. Yıkmak.

Entangles synonyms : ravel, circulate, be in the cart, barraged, bedaub, involution, tangled, blent, ravellers, raveled, disorganize, involutions, hurdled, embroiled, hurdle, disorganising, entwist, enmeshments, snags, roadblocks, clutters, get into trouble, bedaubed, disorganizing, add, besmeared, carry, churn, bespread, barrage, embroglios, admix, raveller.

Entangles zıt anlamlı kelimeler, Entangles kelime anlamı

Untangled : Düğümü çözmek. Karışık bir durumdan kurtarmak. Halletmek. Açmak (karışık bir şeyi). Açmak. Çözmek. Karışık bir şeyi açmak.

Uninvolved : Dahil olmamış. Bir parçası olmayan. Taraf olmamış. Dahil olmayan.