Karıştırmak nedir, Karıştırmak ne demek
- Karışma işini yaptırmak.
- İçinde ne olduğunu anlamak veya aradığını bulmak amacıyla elle yoklamak.
- Ayırt edememek, tam olarak seçememek.
- Üstünkörü okumak.
- Göz atmak, araştırmak, incelemek.
- Kurcalamak, oynamak

- Yemeği dibinin tutmaması için kaşıkla altüst etmek.
"Karıştırmak" ile ilgili cümle
- "Saatlerce, istediğim kitapları, divanları, Servetifünun koleksiyonlarını karıştırdım." - Y. Z. Ortaç
- "Ceplerimi karıştırdım, bozuk para bulamadım." - F. R. Atay
- "Siz düşle gerçeği birbirine karıştırıyorsunuz."
- "Ocak başında oturmuş bir ihtiyarca kadın, bir tencereyi karıştırıyor hem de için için ağlıyordu." - A. Kabaklı
- "Verdiğim cevapları dinlemiyor gibi dalgın, parmaklarıyla bir risaleyi karıştırıyordu." - H. Z. Uşaklıgil
Sinema ve Televizyon dünyasındaki anlamı:
Bir yayında isteyerek yapılmış olan karışma. (Yayını bozmak amacıyla yapılır).
İngilizce'de Karıştırmak ne demek? Karıştırmak ingilizcesi nedir?:
scramble
Karıştırmak tanımı, anlamı:
Karıştırma : Karıştırmak işi.
Karış : Parmaklar birbirinden uzak duracak biçimde gergin duran elde, başparmak ile serçe parmağın uçları arasındaki açıklık.
Aklını karıştırmak : Birini ne yapacağını bilemez duruma getirmek, şaşırtmak, bocalatmak.
Bok karıştırmak : Bir işi bozacak bir biçimde davranmak.
Fesat karıştırmak : Hile yapmak.
Geçmişlerini karıştırmak : Geçmişini araştırmak. birinin ölmüşlerini yermek veya onlara sövmek.
Halt karıştırmak : Halt etmek.
İş karıştırmak : Zararlı bir iş yapmak. fesat sokmak.
Kafa karıştırmak : Önceki düşüncelerini altüst etmek.
Sapla samanı karıştırmak : İyi ile kötüyü ayıramamak.
Karışma : Düzeni bozulma. Karışmak işi. Engelleme, araya girme, müdahale.
Yaptırmak : Satın almak. Yapmasını sağlamak, yapmasına imkân vermek.
Anlamak : Doğru ve yerinde bulmak. Bir şey hakkında bilgisi bulunmak. Yarar sağlamak. Birinin duygularını, istek ve düşüncelerini sezebilmek. Yeni bilgileri eskileriyle bir araya getirerek sonuç niteliğinde başka bir bilgi edinmek. Sorup öğrenmek. Bir şeyin ne demek olduğunu, neye işaret ettiğini kavramak.
Bulmak : Herhangi bir görüşe, bir yargıya varmak. Sağlamak, temin etmek. Bir şeyi elde etmek. Arayarak veya aramadan bir şeyle, bir kimse ile karşılaşmak. İlk kez yeni bir şey yaratmak, icat etmek. Seçmek. Varlığı bilinmeyen bir şeyi ortaya çıkarmak, keşfetmek. Cezaya uğramak. İstenilen şeye kavuşmak, nail olmak. Bir yere, bir noktaya erişmek, ulaşmak. Kaybedilen bir şeyi yeniden ele geçirmek. Hatırlamak.
Yoklamak : Aramak, araştırmak. Durum, bilgi, niyet vb.ni belirlemeye veya anlamaya çalışmak. Ara sıra etkisini göstermek. Bakmak, gözden geçirmek, kontrol etmek. Ziyaret veya sağlığını sormak amacıyla birine gitmek. Dokunarak incelemek.
Tutma : Tutmak işi. Destekleme. Bazı takım oyunlarında ayakla veya vücutla karşı takım oyuncusunun hareketine engel olma, markaj. Yanaşma.
Altüst : Çok karışık ve dağınık.
Kurcalamak : Sivri bir şey sokup karıştırarak zorlamak. Bir konuyu araştırmak, üstünde durmak, eşelemek. Ellemek, karıştırarak bakmak. Meşgul ve rahatsız etmek. Karıştırıp azdırmak, tahriş etmek.
Oynamak : Değiştirmek, bozmak, tahrif etmek. Tehlikeye düşürmek. Müziğin gerektirdiği uyumlu hareketleri yapmak. Kımıldamak, hareket etmek. Vakit geçirme, eğlenme, oyalanma vb. amaçlarla bir şeyle uğraşmak. Değişiklik göstermek. Sarsılmak, yeri değişmek. Bir film, oyun vb.nde rol almak. Bir şeyi sürekli evirip çevirmek veya sürekli olarak ona dokunmak. Oyalanmak, gereği gibi yapmamak, boşuna vakit geçirmek. Sporla ilgili çalışmalara katılmak. Tiyatro eseri sahneye konmak. Tedirgin etmek, rahatsız edici davranışta bulunmak. Herhangi birine karşı önemsemeyici davranışlarda bulunmak. Eşyanın herhangi bir parçası kımıldamak, hareket etmek. Rastgele yön vermek, aldatmak. Büyük bir ustalık, beceri ve kolaylıkla bir işi yapmak. Film gösterilmek.
Göz : Terazi kefesi. Bazı yaraların uç bölümü. Sevgi, ilgi, gönül bağlantısı. Delik, boşluk. Bazı deyimlerde, görme ve bakma. Nazar. Oda. Bölüm, hane. Ağacın tomurcuk veren yerlerinden her biri. Suyun topraktan kaynadığı yer, kaynak. Çekmece. Görme organı, basar. Bakış, görüş.
Atmak : Kullanılması gelenek hâline gelmiş bir şeyi kullanmaktan vazgeçmek. Bilmeden, kestirerek söylemek. Kurşun, gülle, ok vb. şeyleri hedefe fırlatmak. Koymak. Çatlamak. Değerini eksiltmek. Yapışık olduğu yerden ayrılmak. Bir şeyi yere doğru bırakmak. İçki içmek. Kovmak, dışarıya çıkarmak, ilgisini kesip uzaklaştırmak. Patlayıcı maddelerle havaya uçurup yıkmak. Örtmek. Çıkarmak, dışarıya vermek. Bir cismi bir yöne doğru fırlatmak. Terk etmek. Yapılmış kötü bir işi birine yüklemek. İstenilmeyen bir şeyi kendi malı olmaktan çıkarmak. Kalp, nabız vurmak, çarpmak. Rastgele bir kenara koymak. Göndermek, yollamak. Söylemek. Bir yerden başka bir yere taşımak. Top, tüfek vb. silahları patlatmak. Sıkıntı dolayısıyla giyilen bir şeyi çıkarmak. Sille, tokat vurmak. Yazılı veya banda alınmış bir metinden bazı bölümleri çıkarmak. Yay ve tokmakla ditmek, kabartmak. Götürmek. Bir kimsenin ilişiğini kesmek. Geri bırakmak, ertelemek. Yırtılmak. Yalan veya abartmalı söz söylemek. Uzatmak.
Araştırmak : Bilimde ve sanatta yöntemli çalışmalar yapmak. Bir gerçeği ortaya çıkarmak için aramalarda bulunmak, sormak, soruşturmak. Birini veya bir şeyi bulmak için bir yeri gözden geçirmek.
İncelemek : Bir işi veya bir şeyi ele alıp özelliklerini, ayrıntılarını inceden inceye, özenli bir biçimde anlamaya, öğrenmeye çalışmak, tetkik etmek.
Üstünkörü : (üstü'nkörü) İnceliklerine inmeden, özen göstermeden, gelişigüzel, şöyle bir, baştan savma, eğreti, üstten. İnceliklerine inmeden, özen göstermeden, gelişigüzel, baştan savma yapılan.
Okumak : Yazılmış bir metnin iletmek istediği şeyleri öğrenmek. Bir yazıyı meydana getiren harf ve işaretlere bakıp bunları çözümlemek veya seslendirmek. Bir konuyu öğrenmek için okulda, bir öğretmenin yanında veya yazılı şeyler üzerinde çalışmak, öğrenim görmek. Bazı belirtilerle bir anlamı, gizli bir duyguyu anlamak, kavramak. Sesli olarak söylemek. Sövmek, küfretmek. Bir yere çağırmak, davet etmek, okuntu göndermek. Hastalığı iyi edeceğini ileri sürerek okuyup üflemek, üfürükçülük etmek. Bir şeyin anlamını çözmek. Değerlendirmek.
Edememek : Yapamamak, yapmadan duramamak. yeterli olmamak.
Tam : Eksiksiz, kesintisiz. Tıpkı. Bütün, tüm. O sırada, o anda. Amerikan doları. En elverişli, en uygun. Gerçek, kusursuz. Ehliyetli, yetkin.
Karıştırmak ile ilgili Cümleler
- Seni karıştırmak istemedim.
- Seni işe karıştırmak istemedim.
- Seni bu işe karıştırmak istemezdim.
- Cümle karıştırmak eğlencelidir.
- Sanırım Mustafa ortalığı karıştırmak için geldi.
- Bana yalan söylediğin için kafanı karıştırmak istedim.
- Planın sadece ortalığı karıştırmaktan başka bir işe yaramayacak.
Diğer dillerde Karıştırmak anlamı nedir?
İngilizce'de Karıştırmak ne demek? : v. mix, mix up, blend, stir up, disarrange, disorder, complicate, confuse, mistake, shuffle, add, admix, amalgamate, churn, commingle, commix, concoct, confound, darken, diffuse, disarray, discompose, disconcert, disorganize, disturb, embroil
Fransızca'da Karıştırmak : mélanger, mêler, allier, amalgamer, brasser, compliquer, désordonner, embrouiller, perturber, sophistiquer
Almanca'da Karıştırmak : v. abrühren, aufwühlen, beimengen, beimischen, benebeln, durchsetzen, einmengen, einmischen, hineinziehen, komplizieren, manschen, mengen, mischen, mixen, stöbern, stochern, umrühren, untermengen, untermischen, verflechten, verheddern, vermengen, vermischen, verquirlen, verstricken, ver
Rusça'da Karıştırmak : v. мешать, смешивать, перемешивать, помешивать, намешивать, ворошить, ковыряться, ковырять, тасовать, переворачивать, ерошить, взъерошивать, перелистывать, листать, просматривать, путать, запутывать, перепутывать, усложнять, вмешивать, впутывать, ввязывать, теребить, лазить, спутывать

Bu kısımda Karıştırmak nedir? Karıştırmak ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Karıştırmak tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Karıştırmak hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.