Karışma nedir, Karışma ne demek

  • Karışmak işi.
  • Düzeni bozulma.
  • Engelleme, araya girme, müdahale

"Karışma" ile ilgili cümle

  • "Kendi dillerine başka bir dilden en küçük bir şeyin karışmasına göz yumamazlar." - N. Uygur

Bilgisayar Terimi olarak kelime anlamı:

[Bakınız: araya girme]

Kimya'daki anlamı:

İki veya daha çok maddenin bir araya gelip bir biri içinde dağılması.

Sinema ve Televizyon dünyasındaki anlamı:

Yakın ya da aynı yinelenimdeki iki yayının birbirini etkilemesi durumu.

Bilimsel terim anlamı:

İki ya da daha çok özdeğin bir araya gelip birbirinin içine dağılması.

Bir canlının çevresini ya da ona olan ilişkilerini değiştirmek için yaptığı davranışlar. 2-Ruhsal sağaltımda hastanın davranış ya da düşünce yönünü etkilemek amacı ile sağaltımcının araya girmesi.

Bir gözlem ya da bir ölçme sürecine bozucu ya da saptırıcı etkenlerin girmesi durumu.

İngilizce'de Karışma ne demek? Karışma ingilizcesi nedir?:

mixing, intervention, interference

Osmanlıca Karışma ne demek? Karışma Osmanlıca'da ne anlama gelir?:

istikbâl

Karışma tanımı, anlamı:

Karış : Parmaklar birbirinden uzak duracak biçimde gergin duran elde, başparmak ile serçe parmağın uçları arasındaki açıklık.

Karışmak : Düzensiz, dağınık olmak. Engellemek, araya girmek. Bulanmak, duruluğunu yitirmek. Yetkisinde bulunmak, bakmak, iş edinmek, işi olmak. İki veya ikiden çok şey bir araya gelip birbirinin içinde dağılmak, birbirinin içine girmek. Müdahale etmek, araya girmek. İlgilenmek, müdahale etmek, el atmak. Bir araya gelmek, katılmak. Açıklığını yitirmek, anlaşılması güçleşmek.

 

Adam içine karışmak : Bir topluluğa girmek, kendisine değer verilir olmak.

Adı karışmak : Kötü bir işle birinin ilgisi bulunduğu söylenilmek.

Ağız burun birbirine karışmak : Dayak sonucunda yüz yara bere içinde kalmak. yüzde aşırı öfke, üzüntü, yorgunluk vb. durumların izleri görünmek.

Aklı bokuna karışmak : Korkudan şaşırıp ne yapacağını bilememek.

Aklı karışmak : Ne yapacağını bilememek, şaşırmak, bocalamak.

Arasına karışmak : Büyüyüp yetişmek.

At izi it izine karışmak : İyiyi kötüden ayıramayacak kadar bir karışıklık ortaya çıkmak.

Çoluk çocuğa karışmak : Evlenip çocukları dünyaya gelmek.

Elinin hamuruyla erkek işine karışmak : Kadınlar, beceremeyeceği işleri yapmaya kalkışmak.

Etliye sütlüye karışmamak : Toplum içindeki çeşitli hareketlerden uzak durmak, hiçbir şeyle ilgilenmemek, tartışmalı konulardan kaçınmak.

İşe karışmak : Herhangi bir konuda katkıda bulunmak, görev almak. herhangi bir konuda olumsuz yönde müdahale etmek.

 

İt izi at izine karışmak : At izi it izine karışmak.

Kafası karışmak : Önceki bilgi ve düşünceleri altüst olmak.

Kayıplara karışmak : Bulunduğu yerden ayrılıp gitmek, gittiği yeri bildirmemek, görünmez olmak.

Kırkı karışmak : Çocuklar için aynı kırk günlük süre içinde doğmuş olmak.

Kırklara karışmak : Bir kimse artık ortalarda görünmez olmak.

Lafa karışmak : Biri veya birileri konuşurken bir başkası konuşmak, konuşmaya katılmak.

Ortalık karışmak : Toplumda veya devletler arasında düzensizlik baş göstermek.

Rufailere karışmak : Psikolojik bunalıma düşüp günlük yaşamın gerçeklerinden uzaklaşmak, yaşamdan kopmak.

Söze karışmak : Lafa karışmak.

Tarihe karışmak : Unutulmak, yalnız adı kalmak.

Yüzü karışmak : Can sıkıcı bir durum, yüzünden belli olmak.

Engelleme : İstek, gereksinim veya bir davranışın belli bir sonuca ulaşmasının önlenmesi. Engellemek işi. Siyasi kuruluşlar vb.nde tartışma yöntemlerinin bütün imkânlarından yararlanılarak kanunların tartışılmasını ve oylanmasını düzenli bir biçimde önlemek, geciktirmek amacıyla yapılmış olan girişimler, obstrüksiyon.

Girme : Girmek işi.

Müdahale : Karışma, araya girme. Bir dava sonucu verilecek olan kararın, dolaylı olarak etkileyeceği üçüncü kişilerin davaya katılmaları.

Düzen : Bez dokuma tezgâhı. Topluca ve gizlice yürütülen herhangi bir plan, dolap, komplo. Müzik aletlerinde ses ayarı, akort. Bir kimseye, bir kuruluşa karşı toplu olarak alınan gizli karar, dolap, komplo. Alet edevat takımı. Bir devletin belli başlı ilkeleri bakımından yönetimde tuttuğu yol, yönetim biçimi, rejim. Yerleştirme, tertip. Belli yöntem, ilke veya yasalara göre kurulmuş olan durum, uyum, nizam, sistem. Dolap, hile. Toplumsal bir yapı içinde ögelerin bütüne, bütünün ögelere ve ögelerin birbirlerine göre ilişkileri. Soyut ve somut nesnelerin bir sıraya, bir hedefe, bir amaca göre sıralanması, konsept.

Bozulma : Bozulmak işi.

Karışma durumu : (astronomi)

Karışma entropisi : Bir gaz karışımının entropisiyle, karışan gazların entropileri arasındaki ayrım.

Karışma yığası : Birkaç bileşik karıştırıldıktan sonra elde edilen dizge yığasının, karıştırılmadan önceki yığadan farkı.

Karışmalı cücüklenme : (botanik)

Karışmama : Bir anlaşmazlığı ya da bir işi etkileyici bir davranışta bulunmama.

Karışmanın gerçek olmaması : Karışma var gibi göründüğü halde, gerçekte böyle bir durumun bulunmaması.

Karışmasız cücüklenme : (zooloji)

Karışmayan : Birbirleri ile karışmayan sıvılar için kullanılan terim.

Karışmaz : Ölçüm sınırları içinde birbirleriyle karıştıkları gözlenemeyen sıvıların özelliği. Karışmazlık özelliği taşıyan.

Karışmaz sıvı : Karışmazlık özelliği taşıyan

Karışma ile ilgili Cümleler

  • Ben karışmak istemiyorum.
  • Karışmayacağım.
  • İnsanların arasına karışmaktan hoşlanmıyorum.
  • Bir kavgaya karışmaktan kaçınmalısın.
  • Size o konuda karışmam sadece söylerim, o sizin kişisel hayatınız, ister ibadet yaparsınız ister yapmazsınız.
  • Karışma hakkın yoktu.
  • Karışmasaydın plan işe yarardı.
  • Bir kavgaya karışmadan Tom'la aynı odada olamam.
  • Herkesin kişisel bir yolu var, buna ben de dahilim, karışmayın.
  • Karışmayı bırak.
  • Politika insanları onları ilgilendiren şeylere karışmalarını önleme sanatıdır.
  • Karışmayı ciddi olarak düşünüyor musun?
  • Karışmasaydım da plan işlemeyecekti.

Diğer dillerde Karışma anlamı nedir?

İngilizce'de Karışma ne demek? : n. interference, involvement, meddling, mixing, mix, embroilment, interposition, intervention, mixture

interj. mind your own business

Fransızca'da Karışma : intervention [la], intrusion [la]

Almanca'da Karışma : n. Eingriff, Einmischung, Intervention

Rusça'da Karışma : n. смешение (N), слияние (N), вмешательство (N), в`едение (N)