Semizotu nedir, Semizotu ne demek

Semizotu; bir bitki bilimi terimidir.

  • Semizotugillerden, etli ve mayhoş yaprakları sebze olarak yenilen otsu bir bitki, semizot (Portulaca oleracea)

"Semizotu" ile ilgili cümle örnekleri

  • "Sonra da sofraya alengirli bir semizotu yemeği getirir." - S. Birsel

Fransızca'da Semizotu ne demek?:

pourpier potager

Semizotu hakkında bilgiler

Semizotu (Portulaca oleracea), semizotugiller familyasından bir bitki olup yaprakları salata olarak, ya da ıspanak gibi pişirilerek yemeklerde kullanılan bir sebzedir. Kökeni Ortadoğu ve Hindistan olmakla birlikte dünyanın birçok bölgesinde bulunmaktadır.

Sebzeler arasında en fazla miktarda Omega-3 içerdiği anlaşılmıştır.

Semizotu ABD gibi bazı ülkelerde çabuk yayılan arsız bir bitki olarak tanınır ve yemeklerde kullanılmaz. Buna karşılık Asya ve Avrupa'da ekşimsi ve tuzlumsu tadı nedeniyle sevilerek yenir. Kullanımı ıspanağa çok benzer. Çiğ olarak salatalara konur. Yoğurtlu olarak yenir. Ya da etli yemeklerde veya böreklerde pişirilerek kullanılır.

Mesane ve böbrek hastalıklarında idrar sökücü olarak etki gösterir.

Semizotu anlamı, kısaca tanımı:

Semiz : Şişman. Eti, yağı çok olan, tavlı.

Etli : Yenecek kısmı çok olan (meyve). Eti çok olan. İçinde et bulunan. Dolgun, kalın.

Yaprak : Kitap, defter vb. şeylerde ön ve arka yüzü oluşturan kâğıtlardan her biri, varak. Eni 50, boyu 75 santimetre olan bayrak ölçüsü. Börek, baklava vb. şeylerde yufka. Sarma yapılmış olan asma yaprağı. Kat kat ayrılabilen şeylerde kat. Birkaç parça eklenerek yapılmış olan şeylerde her parça. Bitkilerde solunum, karbon özümlenmesi, terleme vb. olayların oluştuğu, çoğu klorofilli, yeşil ve türlü biçimdeki bölümler.

 

Sebze : Genellikle pişirilerek yenen bitkiler veya bunların taneleri, göveri, göverti, sebzevat, zerzevat.

Bitki : Bulunduğu yere kök vb. organlarıyla tutunan, çoğunlukla fotosentez sonucu yaşam için gerekli bileşenleri oluşturan, birçoğu spor veya tohum aracılığıyla döl vererek çoğalan bir veya çok yıllık, otsu, odunsu canlıların genel adı, nebat.

Mayhoş : Bozulmuş veya bozulmaya yüz tutmuş olan (dostluk ilişkisi). Tadı şekerli ve az ekşi olan.

Otsu : Ot gibi olan, gövdesi odunlaşmayan, kısa ömürlü (bitki), otsul.

Familya : Karı, eş. Aile. Birçok ortak özelliği sebebiyle bir araya getirilen cinslerin topluluğu, fasile.

Salata : Genellikle bazı çiğ ot ve sebzelerle yapılan, yağ, limon vb. maddeler konulan, yemeklerle birlikte yenen yiyecek.

Ispanak : Ispanakgillerden, yapraklarından sebze olarak yararlanılan bir bitki (Spinacia oleracea).

 

Yemek : Harcanmak, kullanılmak, sarf edilmek. Aşındırmak, kemirmek, oymak, delmek. Başkasının parasını harcamak. Isırmak. Günün belli saatlerinde yenilen besin. Gücünü kırmak, perişan etmek, mahvetmek. Yemek yeme, karın doyurma işi. Hoşa gitmeyen kötü bir duruma uğramak, tutulmak. Kandırmak. Yasal yoldan cezalandırılmak. Batmak, çizmek, kaşındırmak, dalamak. Ağızda çiğneyerek yutmak. Konuklara yiyecek verilerek yapılmış olan ağırlama. Sürekli üzmek, tedirgin etmek. Yenmek için pişirilip hazırlanmış yiyecek, aş, taam, ekmek. Hakkı olmayan ve kendisine yasak edilmiş bulunan bir şeyi kabul etmek. Harcamak, tüketmek, bitirmek. Birine alacağını vermemek, ödememek.

Köken : Tulumbacı hortumlarının uç kısmındaki sarı maden sap. Kavun, karpuz, kabak vb. bitkilerin toprak üstünde yayılan dalları. Soy, asıl. Bir malın üretildiği veya yapıldığı, alındığı, getirildiği yer, menşe, orijin. Bir şeyin çıktığı, dayandığı temel, biçim, neden veya yer, menşe.

Semizotugiller : Ayrı taç yapraklı iki çeneklilerden, semizotu, ipek çiçeği vb. bitkileri içine alan familya. (botanik)

Diğer dillerde Semizotu anlamı nedir?

İngilizce'de Semizotu ne demek? : n. purslane

Fransızca'da Semizotu : pourpier [le]

Almanca'da Semizotu : der Portulak