Salata nedir, Salata ne demek
Salata; kökeni italyanca dilinden gelmektedir.
- Genellikle bazı çiğ ot ve sebzelerle yapılan, yağ, limon vb. maddeler konulan, yemeklerle birlikte yenen yiyecek

"Salata" ile ilgili cümle
- "İçi çiçekli şimşir kaşıkla salatayı âdeta pilav yer gibi tıkınıyordu." - O. C. Kaygılı
Salata hakkında bilgiler
Salata, genellikle sebze veya meyvelerden oluşan sade karışım ya da üzerine yoğurt ya da sos dökülmesiyle hazırlanan ve yemeklere eşlik eden yiyecek karışımı. Kimi zaman içine et ya da peynir gibi yiyecekler de konulur. Mevsimine ve yapıldığı yöreye özgü sayısız çeşidi yapılır.
Türkçedeki salata kelimesi İtalyanca salata ( insalata) kelimesinden geçmiştir ve köken olarak Latince sal («tuz») kelimesine dayanır.
Salatalık, salata yapmaya uygun malzemedir ve hıyar anlamında yaygınlaşsa da başka salatalık malzeme de böyle adlandırılır: salatalık peynir, salatalık domates (salçalık domasten farklı olarak)...
Salata ile ilgili Cümleler
- O, ekşi krema içeren salatalardan hoşlanır.
- Salata sevmem.
- Salata ister misin?
- Salata nasıl?
- Salata yağında balık kızarttı.
- Salata sevmiyorum.
- Ali bile bir salata yapamaz.
- Salata yer misin?
- Bu patates salatasını yemeyeceğim.
- Akşam yemeği niyetine salata yedim.
- Salata yağı kalmadı.
- Öğle yemeği için bir salata yedim.
- Bizim kabak, domates, salatalık, havuç, bamya ve patatesimiz var.
- Ne uzun bir salatalık!
Salata anlamı, tanımı:
Genel : Bir genelleme sonucunda elde edilen. Yetkisi ve sorumluluğu çok olan. Herkesin yararlanabileceği (yer, nesne). Ayrıntıları göz önüne alınmayarak bütünü bakımından ele alınan. Bir şeye veya bir kimseye özgü olmayıp onun bütün benzerlerini içine alan, umumi.
Sebze : Genellikle pişirilerek yenen bitkiler veya bunların taneleri, göveri, göverti, sebzevat, zerzevat.
Yemek : Aşındırmak, kemirmek, oymak, delmek. Yasal yoldan cezalandırılmak. Gücünü kırmak, perişan etmek, mahvetmek. Harcanmak, kullanılmak, sarf edilmek. Yemek yeme, karın doyurma işi. Günün belli saatlerinde yenilen besin. Sürekli üzmek, tedirgin etmek. Isırmak. Konuklara yiyecek verilerek yapılmış olan ağırlama. Hoşa gitmeyen kötü bir duruma uğramak, tutulmak. Başkasının parasını harcamak. Harcamak, tüketmek, bitirmek. Yenmek için pişirilip hazırlanmış yiyecek, aş, taam, ekmek. Hakkı olmayan ve kendisine yasak edilmiş bulunan bir şeyi kabul etmek. Batmak, çizmek, kaşındırmak, dalamak. Birine alacağını vermemek, ödememek. Kandırmak. Ağızda çiğneyerek yutmak.
Yiyecek : Yenmeye elverişli olan her şey. Yenebilen.
Yeşil salata : Küçük küçük doğranan marul, kıvırcık, aysberg, taze soğan, nane, tere ve salatalığa yağ ve limon karışımı eklenerek yapılmış olan salata, yayla salatası.
Amerikan salatası : Rus salatası.
Bastana salatası : Domates, taze soğan, yeşilbiber, maydanoz, nane ve limon suyu kullanılarak yapılmış olan bir salata türü.
Çoban salatası : Domates, salatalık ve biberlerin küçük küçük doğranmasıyla yapılmış olan soğanlı salata.
Laf salatası : Çeşitli konularla ilgili anlamsız, boş sözler.
Patates salatası : Haşlanmış ve doğranmış patateslere, soğan, nane, reyhan karışımının eklenmesinden sonra yağ, limon suyu, tuz ve baharatla hazırlanan bir salata türü.
Patlıcan salatası : Közlenip soyulmuş ve ince kıyılmış patlıcanlara soğan, sarımsak, domates, yeşilbiber, maydanoz karışımının eklenmesiyle hazırlanan bir salata türü.
Rus salatası : Patates, bezelye, pancar, havuç, hıyar turşusu, kapari, mayonez ile yapılmış olan salata, Amerikan salatası.
Turp salatası : Turpun rendelenmesi ile yapılmış olan salata.
Yayla salatası : Yeşil salata.
Salat : Hz. Muhammed'in adı anıldığında saygı göstermek için okunan dua. Namaz.
Salatalık : Salata yapmak için kullanılan. Hıyar.
Salatalık dolması : Kabuğu soyulmuş ve içi oyulmuş salatalığın içine bulgur ve et konularak, genellikle üzerine yoğurt ve yağ gezdirilerek hazırlanan bir yemek türü.
Limon : Turunçgillerden, 3-5 metre yüksekliğinde, kışın yapraklarını dökmeyen, beyaz çiçekli bir ağaç (Citrus limonum). Bu ağacın sarı renkli, kabuğu kokulu, suyu ekşi meyvesi, sulu zırtlak.
Madde : Boşlukta yer kaplayan, bir kütlesi olan her türlü varlık, özdek. Bir cismi oluşturan öge, öz. Molekül. Para, mal vb. ile ilgili şey. Kendi içinde bütünlüğü olan anlatım. Duyularla algılanabilen nesne. Sözlük ve ansiklopedilerde tanımlanan, anlatılan kelime, ad veya konulardan her biri. Yasa, sözleşme, antlaşma vb. metinlerde, her biri başlı başına bir yargı getiren ve çoğu kez rakamla belirtilen bölüm.
Birlik : Tek, bir olma durumu, vahdaniyet. Bölünmezliği içeren yalın bütün. Belli bir topluluğun yararlarını korumak için kurulmuş dernek. Bir taneden oluşmuş, bir tane alabilen. Konunun bir ana düşünce çevresinde toplanması. Bölük, tabur, alay vb. bir bütün sayılan topluluk. En büyük değerdeki nota, dört dörtlük. Bağlılık, benzerlik, bağlantı, vahdet. Bir arada olma durumu, vahdet.
Meyve : Bitkilerde çiçeğin döllenmesinden sonra yumurtalığın gelişmesiyle oluşan tohumları taşıyan, genellikle yenebilen organ, yemiş. Ürün, sonuç, kâr.
Karışım : Birden çok şeyin karıştırılmasıyla elde edilen veya ortaya çıkan şey. İki veya daha çok maddenin kimyasal tepkimeye girmeden bir araya gelmesi, mahlut.
Yoğurt : Maya katılarak koyulaştırılmış beyaz, kıvamlı bir süt ürünü.
Dökülme : Dökülmek işi.
Diğer dillerde Salata anlamı nedir?
İngilizce'de Salata ne demek? : [Salata] v. salt, corn, cure
adj. salty, salt, salted; briny, corned, savoury, savory; expensive
n. salad
Fransızca'da Salata : salade [la]
Almanca'da Salata : n. Salat
Rusça'da Salata : n. салат (M)

Bu kısımda Salata nedir? Salata ne demek? gibi ya da benzeri soruları üye olmadan pratik bir biçimde hemen sorabilir, daha sonra kısaca Salata tanımı, açılımı, kelime anlamı hakkında ansiklopedik bilgi verebilir veya dilerseniz Salata hakkında sözler yazılar ile ingilizce veya almanca sözlük anlamı paylaşabilir, diğer web sitelerinden de birçok kaynaklar sunabilirsiniz. Spam veya çok kısa yazılan mesajlar yayınlanmayacaktır.