Limon nedir, Limon ne demek

Limon; bir bitki bilimi terimidir. kökeni rumca dilinden gelmektedir.

Biyoloji'deki anlamı:

Turunçgiller (Rutaceae) familyasından, ülkemizin Akdeniz ve Ege Bölgeleri'nde yetiştirilen, C vitamini bakımından oldukça zengin meyveleri olan her dem yeşil bir bitki.

Diğer sözlük anlamları:

Liman

Limon isminin anlamı, Limon ne demek:

Kız ismi olarak; Turunçgillerden bir ağaç ve bu ağacın meyvesi.

İngilizce'de Limon ne demek? Limon ingilizcesi nedir?:

lemon

Limon hakkında bilgiler

Limon (Citrus × limon); yıl boyunca büyümeyi sürdüren, kışın yapraklarını dökmeyen küçük bir ağaç türü ve bu ağacın meyvesidir.

Limonun anavatanı kesin olarak bilinmemektedir. Ilıman iklime sahip bütün memleketlerde kültür şekilleri yetiştirilen yaprak dökmeyen, uçucu yağ taşıyan bu küçük ağaçların meyveleri Türkiye'de çok sevilir. Ege ve Akdeniz gibi bölgelerde neredeyse her evin bahçesinde bir limon ağacı bulunur. Meyve öncelikle suyu için kullanılır, eti ve kabuğu Aşçılık ve fırında pişirmede kullanılır. Limon suyu yaklaşık % 5 asittir. pH değeri 2 ile 3 arasındadır. Kolaylıkla elde edilebilen asit bilimsel eğitim deneylerinde kullanılır.

 

Özellikle çorbalarda, yemeklerde, salatalarda, lezzeti artırmak, sindirimi kolaylaştırmak ve vücut direncini kazanmak için kullanılan önemli bir C vitamini kaynağıdır. Limon suyu ile haşlanan tavuk daha lezzetli olur. Günde bir tane limon suyu içmek gribal enfeksiyonu önler. Limon ve misket limonu halihazırda limonata olarak sunulur veya içeceklerde garnitür olarak, buzlu çay veya alkolsüz içeceklerde bir dilim şeklinde bardağın içinde veya kenarında kullanılır. Limon suya tat vermesi için de kullanılır. Oda sıcaklığında uzun süre tutulursa kolayca çürümeye yüz tutar. Limon suyu balık yemeği üzerine sembolik olarak sıkılır. İlave olarak limon suyu salamuraya yatırılmış et pişirilmeden önce bir parça kullanılır. Bazı insanlar limonu bir meyve gibi yemeyi sever. Fakat daha sonra sitrik asit ve şekeri dişlerden temizlemek için su kullanmak gereklidir. Limon kendisi veya misket limonu ile birlikte reçel yapımında kullanılır.

Limon bitkisi "ekşi portakal" olarak da bilinen Citrus × aurantium ile ağaç kavunu olarak bilinen citrus medica'nın çaprazlanması ile elde edilen doğal hibrit olarak kabul edilen bir türdür.İlk olarak limonun nerede ortaya çıktığı hususu muallak olsa da ilk yetiştirilmeye başlanan yerlerin Güney Hindistan,Burma ve Çin olduğu tahmin edilmektedir.M.S 1.yüzyılda Roma İmparatorluğu döneminde Güney İtalya'ya ulaşan öncü limon meyvelerinin ardından; sonrasında M.S 7.yy'da Limonun Irak ve Ortadoğu'da tarımı yapılır hale gelmiştir.11. ve 16.yy arasındaki dönemde ise Avrupa'ya kadar sokulan limon; neredeyse bütün Akdeniz havzasında yetiştirilir hale gelmiştir.

 

Limon ile ilgili Cümleler

  • Ne çayı içersiniz? Limon çayı olur mu?
  • Ali limonu sıktı.
  • Limon ekşi bir meyvedir.
  • Limonata soğuk.
  • Hayat sana limonlar veriyorsa, limonata yap.
  • Limon yemek gribe iyi gelir.
  • Bir ananas suyu, bir limonlu çay, bir bira ve bir bardak kırmızı şarap.
  • Bu limonlu bademli kurabiyeler enfes.
  • Çocuklar limon ağacının altında oynuyorlar.
  • Limon ekşi.
  • Pek çok meyve ihraç ederler, mesela portakal, greyfurt ve limon.
  • Limon ve misket limonu asitli meyvedir.
  • Limon ağaçlarının arasında yürürüz.
  • Limonlar acıdır.

Limon kısaca anlamı, tanımı:

Yaprak : Kat kat ayrılabilen şeylerde kat. Birkaç parça eklenerek yapılmış olan şeylerde her parça. Börek, baklava vb. şeylerde yufka. Sarma yapılmış olan asma yaprağı. Bitkilerde solunum, karbon özümlenmesi, terleme vb. olayların oluştuğu, çoğu klorofilli, yeşil ve türlü biçimdeki bölümler. Eni 50, boyu 75 santimetre olan bayrak ölçüsü. Kitap, defter vb. şeylerde ön ve arka yüzü oluşturan kâğıtlardan her biri, varak.

Dökme : Dökme yük. Dökmek işi. Kalıba dökülmek yoluyla yapılmış. Bir yerden bir yere dökülen, aktarılan. Kapların içinde olmayan, yığın biçiminde ortaya dökülmüş olan.

Ağaç : Meyve verebilen, gövdesi odun veya kereste olmaya elverişli bulunan ve uzun yıllar yaşayabilen bitki. Bu gibi bitkilerin gövdesinden ve dallarından yapılan. Tahta, kereste.

Meyve : Ürün, sonuç, kâr. Bitkilerde çiçeğin döllenmesinden sonra yumurtalığın gelişmesiyle oluşan tohumları taşıyan, genellikle yenebilen organ, yemiş.

Limon gibi : Sarı, çok sarı.

Limon asidi : Sitrik asit.

Limon bahçesi : Limonluk.

Limon esansı : Taze limon kabuğunun sıkılmasıyla elde edilen uçucu yağ.

Limon kabuğu : Çeşitli maddelerin yapımında kullanılan ve limonu çevreleyen kabuk.

Limonküfü : Bu renkte olan. Yeşile çalan mavi renk.

Limon otu : Kışın yapraklarını döken, salkım çiçekli bir ağaççık (Lippia citriodora).

Limon rengi : Yeşile çalan açık sarı, limoni.

Limon sarısı : Bu renkte olan. Limon kabuğunun rengi.

Limon suyu : Limondan elde edilen meyve suyu.

Limon tozu : Sitrik asit.

Limon tuzu : Sitrik asit.

Tatlı limon : Suyu tatlı olan bir limon türü.

Yatak limonu : Toplandıktan sonra saman vb.ne sarılarak uzun süre korunan limon.

Limon kabuğu gibi : Küçük ve biçimsiz (şapka).

Limonata : Su, şeker ve limon suyundan yapılmış olan şerbet.

Limonata bardağı : Limonata ikram etmek için kullanılan ince, uzun cam bardak.

Limonata gibi : Sıcak günlerde serin serin esen (hafif rüzgâr).

Limonatacı : Limonata yapan veya satan kimse.

Limoncu : Limon yetiştiren veya satan kimse.

Limonculuk : Limoncunun yaptığı iş.

Limoni : Alıngan, beklenmeyen bir zamanda öfkelenen. Biraz bozuk, iyi olmayan (insan ilişkileri). Limon rengi. Bu renkte olan.

Limoni hava : Yağmur yağıp yağmayacağı belli olmayan kapalı hava.

Limonit : Sarı veya kahverengi doğal hidratlı demir oksit.

Limonlama : Limonlamak işi.

Limonlu : İçine limon sıkılmış veya limon doğranmış.

Limonluk : Sera. Üzerine kesilmiş limon bastırılıp sıkılan, ortası tümsek ve oluklu küçük araç. Limon ağaçlarının bulunduğu yer, limon bahçesi. Merdiven, balkon vb. yerlerin kıyılarına çekilen, 20-30 santimetre yüksekliğindeki set, tavhane.

Limonumsu : Limonsu.

Araları limoni olmak : Aralarında hafif bir kırgınlık olmak.

Turunçgiller : Sedef otugillerin, turunç, portakal, limon, mandalina vb.ni içine alan bir alt familyası, narenciye.

Metre : Yer meridyen çemberinin kırk milyonda biri olarak kabul edilen, 100 cm'lik temel uzunluk ölçüsü birimi. Genellikle desimetre, santimetre, milimetrelere bölünmüş ölçü aracı.

Beyaz : Ak, kara, siyah karşıtı. Beyaz ırktan olan kimse. Bu renkte olan. Beyaz zehir. Baskıda normal karalıkta görünen harf türü.

Çiçekli : Çiçeği veya çiçek resimleri olan.

Renkli : Kendine özgü, ilginç, çarpıcı nitelikleri olan (kimse). Beyaz dışında başka rengi veya renkleri olan. Neşeli, canlı, ilgi çekici. Doğadaki renkleri olduğu gibi görüntüye aktarmayı gözeten film.

Kokulu : Kokusu olan.

Zırtlak : Yavan, tatsız.

Boyun : Dağ sırtlarında geçmeye elverişli alçak yer. Gövdenin başla omuz arasında kalan bölgesi. Testi, şişe, güğüm gibi kaplarda dar olan üst kısım.

Limon güvesi : Tırtıl evresinde, turunçgil türlerinin yaprak ve meyvelerini kemiren koyu külrengi kelebek.

Limon neon : Doğal olarak Güney Amerika’da yaşayan, boyları 5 cm olabilen, cam gibi şeffaf vücudun üzeri çok açık sarımsı tonlu olan akvaryum balığı, güzel yüzgeç, güzel yüzgeçli neon.

Limonağacı : (botanik)

Limonatacılık : Limonata yapma veya satma işi.

Limonçiçeği : Akasma.

Limonelması : Bir çeşit elma.

Limoni sülün : Sarı altuni sülün.

Limonlamak : İçine, üstüne limonun suyunu sıkmak veya katmak.

Limonlar piyasası : Alıcının malı kullanmadan önce kalitesi hakkında bilgiye sahip olamadığı, kalite farkının gözlenemediği malların alınıp satıldığı ve alıcılar arasındaki aşırı rekabetin düşük kaliteli malların fiyatını yükselttiği piyasa olup, bu tür ikinci el araba piyasasını adlandırmak için G. Akerlof tarafından kullanılan kavram. krş. bakışımsız bilgi, ters seçim

Limonluk sineği : Ak sinekler familyasından olup tarım ve süs bitkilerine de üşüşerek, ağır yitikler doğuran, küçük, yumuşak, eşkanatlı böcek.

Diğer dillerde Limon anlamı nedir?

İngilizce'de Limon ne demek? : [Limon] n. family name; Jose Limon (1908-72), Mexican-American choreographer and dancer who founded a modern dance company in 1946

n. Limon, Greek mythological figure

n. Limon, family name; Jose Limon (1908-72), Mexican-American choreographer and dancer who founded a modern dance company in 1946

Fransızca'da Limon : [le] balçık, çamur

Almanca'da Limon : Zitrone

Rusça'da Limon : n. лимон (M)

adj. лимонный