Limonata nedir, Limonata ne demek

Limonata; kökeni italyanca dilinden gelmektedir.

  • Su, şeker ve limon suyundan yapılmış olan şerbet

"Limonata" ile ilgili cümleler

  • "Fahri'nin canı soğuk bir limonata istiyor." - S. F. Abasıyanık

Veterinerlik alanındaki anlamları:

Organik veya inorganik asitlerle hazırlanan, şurup içeren, adi ve gazlı olmak üzere iki çeşidi bulunan, ekşi tadında sıvı ilaç biçimi.

İngilizce'de Limonata ne demek? Limonata ingilizcesi nedir?:

limonade

Limonata hakkında bilgiler

Limonata, limon suyu, şeker ve sudan yapılmış olan bir içecektir. Limonata dünyanın hemen hemen her ülkesinde yapılır ve içilir. Limonun her tarafıyla yapıldığı da olur, özellikle dışarda büfe ve lokantalarda böyledir. Bu tarife göre, limonlar dilimlenip üzerine şeker atılır ve bekletilir, bir gün gibi bir zaman içerisinde süzülüp posası atılır. 1 porsiyonu 41 kaloridir.

Limonata ile ilgili Cümleler

  • Biraz limonata almak ister misin?
  • Ali limonatasından bir yudum aldı.
  • Biraz limonata ister misiniz?
  • Hayat sana limonlar veriyorsa, limonata yap.
  • Limonata soğuk.
  • Ali limonata içti.
  • Hayat sana limonatalar veriyorsa, limonata yap.

Limonata anlamı, tanımı:

Şeker : Bu madde katılarak yapılmış lokum, akide, çikolata vb. tatlı yiyeceklerin genel adı. Sevimli, cana yakın ve güzel. Şeker hastalığı. Şeker kamışı, şeker pancarı, patates, havuç, mısır, buğday vb. bitkilerin sap ve köklerinin öz suyundan veya nişastasından çıkarılan, birleşiminde karbon, oksijen ve hidrojen bulunan, beyaz, suda eriyen, mayalanabilen ve çoğu tatlı olan maddelerin genel adı.

 

Limon : Bu ağacın sarı renkli, kabuğu kokulu, suyu ekşi meyvesi, sulu zırtlak. Turunçgillerden, 3-5 metre yüksekliğinde, kışın yapraklarını dökmeyen, beyaz çiçekli bir ağaç (Citrus limonum).

Limonata gibi : Sıcak günlerde serin serin esen (hafif rüzgâr).

Limonata bardağı : Limonata ikram etmek için kullanılan ince, uzun cam bardak.

Limonatacı : Limonata yapan veya satan kimse.

Şerbet : Meyve suyu ile şekerli su karıştırılarak yapılmış olan içecek. Bazı maddelerin suda eritilmişi. Belli törenlerde konuklara sunulan şekerli içecek. Sözlenmek veya nişanlanmak üzere tarafların anlaşması durumunda tören yapılarak içilen içecek.

Sudan : Baştan savma, inandırıcı olmaktan uzak olan.

İçecek : İçilen her şey, meşrubat.

Dünya : Dış, çevre, ortam. Üzerinde yaşadığımız toprak ve denizler, yeryüzü. Güneş'e yakınlık bakımından üçüncü gezegen, acun. Meslek veya iş birliği içinde bulunan kimseler, camia. Herkes. Duygu, düşünce ve hayal âlemi. İnançları bir olan ülke veya insanlar topluluğu.

Ülke : Devlet. Bir devletin egemenliği altında bulunan toprakların tümü, diyar, memleket. Bir özelliği ön plana çıkarılarak düşünülen bölge.

Yapılı : Yapısı herhangi bir nitelikte olan. Vücudu gelişmiş, iri.

Taraf : Bir kişinin soyundan gelenlerin hepsi. Bir şeyin belli bölümü, kısmı. Yön, yan, doğrultu. Ön, arka, sağ, sol, üst, alt vb. yanların her biri. Yöre, yer. İstekleri, düşünceleri karşıt olan iki kişiden veya iki topluluktan her biri.

 

Limonatacılık : Limonata yapma veya satma işi.

Diğer dillerde Limonata anlamı nedir?

İngilizce'de Limonata ne demek? : [limonare] v. pet, stroke, cuddle, fondle (Regional, Familiar)

n. lemonade, beverage made from lemon juice and sugar mixed with water

n. lemonade, lemon squash

Fransızca'da Limonata : limonade [la], citronnade [la]

Almanca'da Limonata : n. Limonade

Rusça'da Limonata : n. лимонад (M)